Lukaloks nedir, Lukaloks ne demek

Lukaloks; Kimya alanında kullanılan bir terimdir.

Kimya'da terim anlamı:

İyice sıkılaştırılmış ince toz aluminanın yüksek sıcaklıkta kızdırılması ile yapılan sağlam, saydam ve ateşe dayanıklı bir malzeme.

Lukaloks anlamı, tanımı

Yüksek sıcaklık : Ak sıcaklık aralığındaki sıcaklık

Ateşe dayanıklı : Aşırı ısıdan zarar görmeyen.

Kızdırılma : Kızdırılmak işi.

Dayanıklı : Dayanabilen, sağlam, güçlü, mukavim, zorlu, stabil. Metanetli, metin, mütehammil.

Sıcaklık : Sıcak olan şeyin durumu, etkisi veya sıcak olan şeyin niteliği, hararet. Bir araçla veya cihazla ölçülebilen ısı derecesi, suhunet. Hamamlarda yıkanılan sıcak yer. Sevgi, içtenlik ve sevimlilik.

Dayanık : Kuvvetini kaybetmiş, yürümeye gücü kalmamış olan (hayvan).

Alumina : AI2O3, aluminyum oksit; doğada, boksit korundum gibi cevherler ya da feldspat, mika gibi minerallerle karışmış olarak bulunan özdek. (Başlıca, alüminyum üretiminde, ayrıca ateşe dayanır gereçlerin, yüze tutucuların, çeşitli kimyasal bileşiklerin yapımında kullanılır.). Formülü Al2O3 olan, doğada boksit, korundum gibi cevherlerde veya feldspat, mika gibi minerallerle karışmış olarak bulunan aluminyum üretiminde ve ateşe dayanıklı gereçlerin yapımında kullanılan bir madde. Aluminyum oksit.

 

Malzeme : Gereç. Bir eserin hazırlanmasında yararlanılan bilgi ve kaynakların tamamı.

Yüksek : Altı ile üstü arasındaki uzaklık çok olan, alçak karşıtı. Yukarıda, üst tarafta olan yer. Toplum içinde para, ün vb. bakımından üstünlüğü olan. Normal değerlerin üstünde olan. Belirli bir yere göre daha yukarıda bulunan. Güçlü, şiddetli. Derece ya da makamı bakımından üstün. Erdemli, faziletli. Etkili.

Sağlam : Dayanıklı, kolay bozulmaz, yıkılmaz, stabil. Sakatlık veya hastalığı bulunmayan, sağlıklı, sıhhatli. Gerçek, inanılır bir temeli olan. (sa'ğlam) Her hâlde, muhakkak. Zarar görmemiş, bozulmamış. Güvenilir.

Saydam : İçinden ışığın geçmesine ve arkasındaki şeylerin görülmesine engel olmayan (cisim), şeffaf, transparan. Açık seçik, belirgin. Üzerindeki resim ve şekilleri beyaz bir zemin üzerine yansıtmak amacıyla tepegöze konan şeffaf, ışığı geçiren kâğıt veya madde, slayt. Asetat. Sayısal ortamda hazırlanmış, yansıtım aygıtında kullanılmaya özgü pozitif görüntü, slayt, diyapozitif.

İyice : İyiye yakın. (iyi'ce) Tamamen. Çok, adamakıllı. (iyi'ce) Gereği gibi, derinlemesine, ayrıntılarıyla.

Sıcak : Yakmayacak derecede ısısı olan, yakmayacak kadar ısı veren, soğuk karşıtı. Sıcak yer. Isısı yüksek olan, çok ısınmış. Havadaki yüksek ısı. Dostça olan, sevgi dolu. Hamam.

Sayd : Said, karşılığı sayıd.

Daya : Çocuğa bakan dadı, sütnine, taya.

Alum : Alma kapasitesi, istiap hakkı. Şap. [Bakınız: alım].

Sıkı : Dar. Güçlü ve çabuk, hızlı. Disiplin. İyice sıkıştırılmış, doldurulmuş, tıkız, gevşek olmayan. Dikkatli, titiz ve göz yummadan uygulanan. Zorlu, güçlü ve etkili. Cimri. Ağızdan dolma ateşli silahlarda, barut ve kurşunun üstünden namluya sokulup bastırılan bez ve kâğıt parçaları vb. şeylerin tümü. Zorlayıcı durum. Yoğun. İlkelerine çok bağlı, hoşgörüsü olmayan, katı. Sıkıca, iyice.

 

İnce : Kendi cinsinden olanlara göre dar ve kalınlığı az olan, kalın karşıtı. Düşünce, duygu veya davranış bakımından insanın sevgi ve saygısını kazanan, zarif, kaba karşıtı. İyiden iyiye, enikonu, ayrıntılı. Taneleri ufak, iri karşıtı. Hafif, gücü az. Aşırı özen gerektiren, kaba karşıtı. Ayrıntılı. Zayıf. Akışkanlığı çok olan, yoğun ve koyu olmayan (sıvılar). Tiz (ses), pes karşıtı.

Yapı : Barınmak veya başka amaçlarla kullanılmak için yapılmış her türlü mimarlık eseri, bina. Yapma, oluşturma, ortaya konulma, meydana getirme. Bütünün bir araya getirilişinde uyulan dizge, strüktür. Ögeleriyle somut bağımlılığı olan bütün. Parçaları ve ögeleri arasında yasaya uygunluk, durağan bağlar ve karşılıklı ilişkiler bulunan dizge veya bütün, strüktür. Yapılmakta olan konut, yol, köprü vb. inşaat, konstrüksiyon. Canlı bir varlığın ruh veya beden özelliklerinin tümü, bünye, strüktür. Bir hücrede, bir dokuda, karmaşık oluşumlu bir organizmada elemanların düzeni.

Ateş : Yanıcı cisimlerin tutuşmasıyla beliren ısı ve ışık, od, nâr. Isıtmak, pişirmek için kullanılan yer veya araç. Tutuşmuş olan cisim. Genellikle hastalık etkisiyle artan vücut sıcaklığı, kızdırma. Öfke, hırs, hınç. Tehlike, felaket. Coşkunluk. Büyük üzüntü, acı. Patlayıcı silahların atılması.

Diğer dillerde Lukaloks anlamı nedir?

İngilizce'de Lukaloks ne demek ? : lucalox