Maide nedir, Maide ne demek

Maide; İsim olarak kullanılan bir kelimedir.

Maide isminin anlamı, Maide ne demek:

Yemek, ziyafet. Üzerinde yemek bulunan sofra. Kur’an-ı Kerim'in bir suresinin adı. Maide ismi; Arapça kökenli olup bir Kız ismidir.

Maide hakkında bilgiler

Maide Suresi (Arapça: سورة المائدة, Surat'ul Maide), Kur'an'ın beşinci suresidir. Medine'de indirildiğine inanılan 120 ayetten oluşur. 114. ayetinde geçen sofra (Arapça okunuşu maide), sureye adını verdi. Rivayete göre sure Hicri 6. yılda Muhammed'in Mekkelilerle yaptığı Hudeybiye Antlaşması'ndan sonra nâzil olmaya başladı. İhtiva ettiği birçok konudan biri olan ve “yemek sofrası” manasına gelen Maide, sureye isim olmuştur. Sureye haram aylar, kurban, ihram gibi hacla ilgili konularla başlanır. Sonra yiyeceklerden ve kadınlardan haram-helal olanlar konusuna geçilir. Surenin 6. ayeti ise abdest ile ilgilidir. Sonra Âdem’in iki oğlunun kurban takdim etmeleri ve isim vermeden Habil ve Kabil konusu ele alınır. Suredeki 33 ve 38. ayetler gibi bazı ayetler ise yol kesme, hırsızlık ve kısas benzeri Şeriat hükümlerine kaynaklık eden ifadelerden oluşur.

Maide kısaca anlamı, tanımı

Hırsızlık : Çalma, arakçılık

Muhammedi : Müslüman.

Yol kesme : İki çifteker boyu aralık olmaksızın, önünü keserek bir koşucuyu geçme.

 

Üzerinde : Üstünde. ile ilgili, üzerine.

Muhammed : [Bakınız: Muhammet].

Kaynaklı : Belli bir kaynaktan gelen. Kaynak yapılmış. Eğlenceli. Kaynak yapılmış olan. Ağrı ilinde, Hamur ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir bölge. Kilis şehrinde, Musabeyli ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yerleşim birimi. Şanlıurfa ilinde, Çamlıdere nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi.

Antlaşma : İki veya daha çok devletin saldırmazlık, savaşta iş birliği vb. konularda kararlaştırdıkları ilkelere uygun davranmayı kabul etmeleri durumu, ahit, muahede, ahitleşme, pakt. Bu durumu belirten belge.

Beşinci : Beş sayısının sıra sıfatı, sırada dördüncüden sonra gelen.

Yiyecek : Yenmeye elverişli olan her şey. Yenebilen.

Rivayet : Söylenti. Bir olay, bir haber veya sözü nakletme.

Benzeri : Aynı.

Ziyafet : Eğlenmek veya bir olayı kutlamak amacıyla birçok kimsenin bir araya gelerek yedikleri yemek, şölen, toy (II).

İlgili : İlgilenmiş olan, ilgisi bulunan, alakalı, alakadar, müteallik.

Benzer : Nitelik, görünüş ve yapı bakımından bir başkasına benzeyen veya ona eş olan, benzeri, müşabih, mümasil. Benzeşim. Bazı önemsiz veya tehlikeli sahnelerde asıl oyuncunun yerine çıkan, yapı ve yüz bakımından bu oyuncuyu andıran kimse, dublör.

Şeriat : Kur'an'daki ayetlere, Hz. Muhammed'in sözlerine dayanan İslam kanunu, İslam hukuku.

Kaynak : Bir suyun çıktığı yer, kaynarca, pınar, memba, göz. Araştırma ve incelemede yararlanılan belge, referans. Sırayı beklemeden başkalarının hakkını alarak mevcut sıranın ön taraflarına girme işi. İki metal veya yapay parçayı ısıl yolla birleştirme yöntemi, kaynaştırıp yapıştırma işi. Gelir, kazanç, sağlık vb.ni sağlayıcı öge. Herhangi bir enerjinin oluşup çevreye yayıldığı yer. Herhangi bir bilim dalında yazılmış olan yazı veya eserlerin bütünü, literatür. Bir şeyin çıktığı yer, menşe.

 

Hırsız : Başkasının malını çalan kimse, uğru. Oltadaki asıl iğnenin yanına takılan özel iğne.

Kurban : Dinin buyruğunu veya bir adağı yerine getirmek için kesilen hayvan. Bir ülkü uğrunda feda edilen veya kendini feda eden kimse. Müslümanlarda Kurban Bayramı. Bir kazada veya felakette ölen kimse. İçtenliği belirten bir seslenme sözü. Maddi ve manevi bakımdan felakete sürüklenmiş, insani değerlerini yitirmek zorunda kalmış veya bırakılmış kimse.

Birçok : Oldukça çok, sayısı belirsiz, bir hayli, müteaddit.

Takdim : Bir şeyi karşılıksız olarak birine verme, sunma. Tanıtma, tanıştırma. Öne alma, önceye alma.

Diğer dillerde Mahzun baştankara anlamı nedir?

İngilizce'de Mahzun baştankara ne demek ? : sombre tit