Mezoglöa nedir, Mezoglöa ne demek

Mezoglöa; Biyoloji alanında kullanılan bir sözcüktür.

Biyoloji'deki anlamı:

Süngerlerde ve sölenterlerde iç ve dış tabakalar arasında bulunan hücresiz, jelâtinimsi dolgu maddesi.

Mezoglöa kısaca anlamı, tanımı

Mezo : Karın zarı bağı, zar, askı

Dolgu maddesi : Boyada uygulama ve film oluşturma özelliklerini ayarlamak ve boyaya bazı fiziksel özellikler eklemek için kullanılan talk, barit ve kalsit gibi mineral tozu.

Sölenterler : Bitkimsi hayvanlardan deniz analarını, sifonluları ve mercanları içine alan önemli bir bölüm. Çok hücrelilerin (Metazoa), gerçek çok hücreliler (Eumetazoa) bölümünden, ışınsal simetrili, tek vücut boşluğu (sölenteron) bulunan, ağızla dışarı açılan endoderm (gastrodermis) ile ektodermden (epidermis) oluşan bir vücut duvarı bulunan, iki tabaka arasında genellikle hücresiz, jelâtinli bir mezoglöaya sahip, tek ya da koloni hâlinde, sabit ya da serbest hâlde yaşayan, knidliler (Cnidaria) ve ktenoforlar (Ctenophora) filumlarını kapsayan alt bölüm. Çok hücrelilerin (Metazoa), gerçek hücreliler (Eumetazoa) bölümünden, ışınsal simetrili, tek vücut boşluğu bulunan, tek veya koloni hâlinde, sabit veya serbest hâlde yaşayan, knidliler (Cnidaria) ve ktenoforlar (Ctenophora) şubeleri olan alt bölüm.

 

Süngerler : Vücutları içten dar ve uzun kanalcıklardan oluşan, dıştan bu kanalcıklara açılan deliklerle kaplı, çoğu kayalara tutunmuş olarak koloniler durumunda yaşayan hayvanlar takımı.

Hücresiz : Hücre içermeyen, aselüler.

Jelatin : Genellikle hekimlik ve fotoğrafçılıkta kullanılan, hayvanların kemik, kıkırdak vb. dokularından veya bitkisel yosunlardan elde edilen saydam, renksiz, kokusuz bir madde. Ambalaj için kullanılan ince, parlak bir madde.

Tabaka : Katman. Baskı ve yazıda kullanılan, değişik boyutlarda kesilmiş kâğıt. Derece. Cepte taşınan tütün veya sigara kutusu.

Sünger : Genellikle denizlerde bir yere tutunarak koloni durumunda yaşayan, çok hücreli ilkel hayvan. Yapay olarak elde edilen temizlik veya dolgu gereci. Bu hayvanın temizlik işlerinde kullanılan, suyu fazlaca çeken esnek iskeleti.

Hücre : İnce bir zar içindeki protoplazma ve çekirdekten oluşmuş, bir organizmanın yapı ve görev bakımlarından en küçük birimi, göze. Tutukluların veya hükümlülerin yalnız olarak kapatıldıkları küçük oda. Küçük oda. Siyasi bir inançla gizli olarak çalışan bir örgütün genellikle aynı yerde çalışanlarının oluşturduğu topluluk.

Sünge : Ucunda ıslak bez bulunan, fırındaki kızgın külleri süpürmeye yarayan sırık. [Bakınız: sürgü].

Dolgu : Bir oyuğun, bir kovuğun içine doldurulan madde. Toprak doldurma işlemi. Bu işlemin sonucu. Cevher alınmasından sonra oluşan boşlukların doldurulma işleminde kullanılan taş, toprak vb. malzeme.

Tabak : Yiyecek koymaya yarar, az derin ve yayvan kap. Sepici. Bu kabın alacağı miktarda olan.

Madde : Duyularla algılanabilen nesne. Bir cismi oluşturan öge, öz. Sözlük ve ansiklopedilerde tanımlanan, anlatılan kelime, ad veya konulardan her biri. Yasa, sözleşme, antlaşma vb. metinlerde, her biri başlı başına bir yargı getiren ve çoğu kez rakamla belirtilen bölüm. Boşlukta yer kaplayan, bir kütlesi olan her türlü varlık, özdek. Para, mal vb. ile ilgili şey. Kendi içinde bütünlüğü olan anlatım. Molekül.

 

Taba : Kuru tütün yaprağını andıran kızılımsı kahverengi, tütün rengi. Bu renkte olan.

Dış : Herhangi bir cisim veya alanın sınırları içinde bulunmayan yer, hariç, iç karşıtı. Görülen, içte bulunmayan yüzey. Bazı top oyunlarında karşı takım oyuncularının vuruşuyla topun kalenin bulunduğu taraftan dışarı çıkması, aut. Yabancı ülkelerle ilgili. Bireyin ötesinde bir varlığı olan. Açık havada geçen sahneleri içine alan çekim. Bir kimsenin görünüşü, durum ve davranışları. Somut kavramlarda iki veya ikiden çok şeyde merkeze daha uzak olan. Bir konunun kapsamına girmeyen şey.

İç : Herhangi bir durumun, cismin veya alanın sınırları arasında bulunan bir yer, dâhil, dış karşıtı. Muhteva. Bir ülke, şehir, topluluk vb.nde olan veya yapılan. Kabuğu olan veya dışı kabuk durumunda bulunan yiyeceklerde kabuğun sardığı bölüm. Değişik yemeklerde kullanılmak üzere et ile sebzelerin ince kıyımının karıştırılması ve yoğrulmasıyla meydana getirilen karışım. Cisimlerin yüzeyleri arasında kalan her nokta. Mide, bağırsak, karın. Ten ile dış giysiler arası. Oyuk şeylerin boşluğu. Akıl, gönül, irade gibi insanın manevi varlığını oluşturan şeylerden herhangi biri. Nesnelerin veya kimselerin arasında bulunan nesne veya kimse, ara. Pirinç, soğan ve baharatla hazırlanan, dolmalarda kullanılan karışım. İnsanın manevi varlığıyla ilgili olan. Somut kavramlarda iki veya ikiden çok şeyde merkeze daha yakın olan.

Ve : Türk alfabesinin yirmi yedinci harfinin adı, okunuşu. İki kelime veya iki cümle arasına girerek aralarında bir bağ olduğunu anlatan söz.

Diğer dillerde Mezoglöa anlamı nedir?

İngilizce'de Mezoglöa ne demek ? : mesoglea