Mikroanjiyopatik hemolizis nedir, Mikroanjiyopatik hemolizis ne demek

Mikroanjiyopatik hemolizis; Veteriner alanında kullanılan bir kelimedir.

Veterinerlikte sözlük anlamı:

Arteryollerdeki ve kılcal damarlardaki endol bozuklukları veya atardamar-toplardamar fistülleri gibi nedenlerle, alyuvarların ani bir basınç değişimleri sonucu parçalanmaları sonucu hemoglobinin dışarı çıkması, parçalanma hemolizisi.

Mikroanjiyopatik hemolizis tanımı, anlamı

Hemo : Kana işaret eden ön ek, hemosiyanin, hemoglobin gibi

Hemoliz : Kırmızı kan hücrelerinin hemoglobini serbest bırakarak bozunması. Eritrositlerin eriyerek yapılarındaki hemoglobinin açığa çıkması, eritrositlerin erimesi. Alyuvarların, içerisindeki hemoglobinin dışarı çıkacak tarzda parçalanması, yıkımlanması veya ayrışması. Daha az yoğun bir ortamda, alyuvarların sitoplazmasının eriyerek göze zarı dışına çıkması olayı.

Mikroanjiyopati : Küçük çaplı kan damarı duvarlarının dayanıklılığını kaybetmesi sonucu kanama ve proteinlerin damar duvarından dışarıya sızması sonucu tüm vücutta kan akımının yavaşlaması. Küçük kan damarlarını etkileyen bozukluk.

Mikroanjiyopatik : Mikroanjiyopati özelliklerine sahip, mikroanjiyopatiyle ilgili olan.

Mikro : Küçük, dar, makro karşıtı.

Parçalanma hemolizisi : Mikroanjiyopatik hemolizis.

 

Kılcal damar : Dokulardaki atardamarların son dallarını, toplardamarların ilk dallarına birleştiren ince damar.

Parçalanma : Parçalanmak işi.

Hemoglobin : Alyuvarların yapısında bulunan, dokulardan karbondioksidi akciğerlere, akciğerlerden oksijeni dokulara taşıyan, demir içeren ve kana kırmızı rengini veren protein.

Atardamar : Kalbin sağ karıncığından akciğerlere, sol karıncığından vücudun diğer bölümlerine kan taşıyan damar, şiryan, arter.

Bozukluk : Bozuk olma durumu. Bozuk para.

Arteryol : Yarım milimetre kadar ince ve lümeni dar, endotelyumla kaplı, duvarlarında 1-5 sıralı kas örtüsü bulunan, ince dış örtüsü olan, atardamarların dokular arasında uzanan, en ince dalları. Küçük atardamarlar.

Değişim : Bir zaman dilimi içindeki değişikliklerin bütünü, değişme. Bir niceliğin birbirinden ayrı değerler alması veya böyle iki değer arasındaki ayrım. Rüzgârın yön değiştirmesi. Para aracılığı olmaksızın, bir nesnenin dolaysız olarak bir başka nesne ile değiştirilmesi, değiş, değişme, değiş tokuş, takas, mübadele, trampa, trok. Yeni döllerin atalarına tıpatıp benzememesini sağlayan özelliklerin tümü, varyasyon.

Alyuvar : Kana al rengini veren, çekirdeksiz, yuvarlak, küçük hücre, eritrosit.

Değişi : Halkbilim olaylarıyla ürünlerinin hiçbir dış etken olmadan özbiçimleriyle olgularının büyük ölçüde değişmesi, bk. değişi kuramı.

Sonucu : Sonunda, sonra. Netice, nihayet, en son, âkıbet, en sonra, sonunda.

Parçal : Kesinti, ulak. Kalan, faiz: Niye paranın parçalını alıyı?.

Fistül : Akarca.

Kılcal : Kıl gibi olan, çok ince.

Diğer dillerde Mikroanjiyopatik hemolizis anlamı nedir?

İngilizce'de Mikroanjiyopatik hemolizis ne demek ? : microangiopathic hemolysis