Moğolluk nedir, Moğolluk ne demek
Moğolluk; Psikoloji alanında kullanılan bir kelimedir.
Psikoloji'deki anlamı:
Çekik gözlü, yarık dilli, basık kafalı ve yumuşak kemikli bir yapıyla birlikte ortaya çıkan doğal bir geri anlaklılık türü.
Moğolluk anlamı, tanımı
Moğol : Moğolistan halkından veya bu halkın soyundan olan kimse
Çekik gözlü : Gözleri şakaklara doğru gerilmiş olan, çekik göz.
Çekik göz : Çekik gözlü.
Birlikte : Bir arada, beraberce, hep beraber. Yanında, beraberinde. Beraber.
Kemikli : Kemiği olan. Çok zayıf, sıska. Kemikleri iyi gelişmiş.
Yumuşak : Dokunulduğunda veya üzerine basıldığında çukurlaşan, eski biçimini kaybeden, katı karşıtı. Kolay çiğnenen, kolay kesilen. Kaba, hırçın, sert olmayan, kolay yola gelen, uysal. Ilıman (iklim), sert karşıtı. Dokunulduğunda hoş bir duygu uyandıran. Okşayıcı, tatlı, hoş. Ciğerlerden gelen havanın ses yolundaki sivrilmiş ve gerilmiş kapalı bir engele çarpmasıyla oluşan (ünsüz), titreşimli, sürekli, ötümlü, tonlu, sedalı. Kolaylıkla işlenebilen. Sessiz, hafif. Kolaylıkla bükülen, buruşmayan, sert karşıtı.
Anlaklı : Zeki.
Kafalı : Kafası olan. Bilgili, kavrayışlı ve anlayışlı. Kafası herhangi bir biçimde olan.
Birlik : Tek, bir olma durumu, vahdaniyet. Bir taneden oluşmuş, bir tane alabilen. Konunun bir ana düşünce çevresinde toplanması. Bölük, tabur, alay vb. bir bütün sayılan topluluk. Bağlılık, benzerlik, bağlantı, vahdet. Bir arada olma durumu, vahdet. Bölünmezliği içeren yalın bütün. En büyük değerdeki nota, dört dörtlük. Belli bir topluluğun yararlarını korumak için kurulmuş dernek.
Anlak : Zekâ.
Ortay : Bir düzlem şeklin aynı yöndeki paralel bütün kirişlerini eşit parçalara bölen (çizgi). Bir uzayı, bir yüzeyi eşit iki parçaya bölen (düzlem, çizgi).
Gözlü : Gözü olan. Bölmesi ya da gözleri olan. Herhangi bir biçimde veya renkte gözü olan. Deliği olan.
Yarık : Yarılarak açılmış yer, geniş çatlak. İnce bir çizgi durumunda açılmış yara. Çatlak. Yarılarak açılmış ya da yarılarak oluşmuş. Küçük bir ışık demeti elde etmek için ışık kaynağının önüne konulan, saydam olmayan bir düzlem üzerine açılmış, dikdörtgen biçiminde küçük delik. Anlaşmazlık. Dişinin cinsel organı.
Kemik : İnsanın ve omurgalı hayvanların çatısını oluşturan türlü biçimdeki sert organların genel adı. Bu sert organdan yapılmış.
Doğal : Doğada olan, doğada bulunan. Olağan, alışılmış, her zamanki gibi olan, beklenildiği gibi. Yapmacık olmayan. Kendiliğinden olan, insan eliyle yapılmamış, yapay karşıtı. Doğada rastlandığı gibi, doğaya uygun olan, doğa güçlerine, kurallarına uyan, tabii, natürel. Katıksız, saf. Sağduyuya, mantığa, olağan düzene uygun olan.
Çıkan : Çıkarma işleminde bütünden alınan sayı.
Basık : Basılmış, yassılaşmış. Çok yüksek olmayan, alçak. Kısık.
Yumuş : İş, hizmet buyruğu: Bu çocuk hiç yumuş tutmuyor, ne yapacağız?. Toplantı, topluluk. İş, hizmet buyruğu. Vazife, hizmet, buyrulan iş, söz. Görev, vazife (Çayağzı). Ödünç alınan şey. İş, hizmet, ödev, vazife. İş, güç, çalışma.
Dilli : Dili olan. Dedikoducu, ileri geri konuşan. Konuşkan, sürekli ve tatlı konuşan, cerbezeli.
Birli : Bir parçadan oluşan, kendinde herhangi bir şeyden bir tane bulunan. As (II).
Diğer dillerde Moğolluk anlamı nedir?
İngilizce'de Moğolluk ne demek ? : mongolism

Bu kısımda Moğolluk nedir? Moğolluk ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Moğolluk tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Moğolluk hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.