Morgagniankürecikleri nedir, Morgagniankürecikleri ne demek

Morgagniankürecikleri; Veteriner alanında kullanılan bir sözcüktür.

Veterinerlikte sözlük anlamı:

Gözde, katarakta bağlı olarak göz merceği ipliklerinin dejenerasyonu ve erimesi sonucu oluşan yuvarlak, protein içeren damlacıklar.

Morgagniankürecikleri tanımı, anlamı

Morg : Hastanelerde veya mezarlıklarda ölülerin belirli süre için saklandıkları soğuk ortam. Adliyede kovuşturmayı gerektiren olaylar sonucu veya birdenbire ve şüpheli ölümlerde, ölüm sebebinin ve ölünün kim olduğunun belirlenmesi için ölülerin konulduğu ve incelendiği yer

Dejenerasyon : Yozlaşma. Soysuzlaşma. ve kim. Bozunum. [Bakınız: yozlaşma]. Bozulma. Hücre ve dokuların canlılığını koruyarak görev bakımından daha az etkin bir düzeye inmesi ve çeşitli yapısal değişimlere uğraması, dönüşümlü hücre zedelenmesi.

Göz merceği : İrisin arkasında yer alıp ışığı kırma özelliği olan, biçimi ve büyüklüğü mercimeğe benzeyen saydam yapı, billur cisim.

Katarakt : Göz merceğinin saydamlığını yitirerek ağarmasından ileri gelen ve görmeyi engelleyen rahatsızlık, perde, akbasma, aksu.

Damlacık : Küçük damla.

Yuvarlak : Top veya küre biçiminde olan, müdevver. Top veya küre biçiminde toparlak şey. Kesin ve açık olmayan (söz, laf vb.). Homoseksüel erkek.

 

Protein : Canlı hücrelerin ana maddesini oluşturan, genel olarak sülfür, oksijen ve karbon ögeleri bulunan amino asit birleşiminden oluşmuş, yumurta akı, et, süt vb. yiyeceklerde bulunan, karmaşık yapılı doğal madde.

Sonucu : Sonunda, sonra. Netice, nihayet, en son, âkıbet, en sonra, sonunda.

Damla : Yuvarlak biçimde, çok küçük miktarda sıvı. Damla biçiminde olan (ziynet). Kalbe inen inme, felç. Damlalıkla kullanılan ilaç. Çok az miktar.

İçere : İçeri.

Bağlı : Bir bağ ile tutturulmuş olan. Gerçekleşmesi bir şartı gerektiren, vabeste. Kapatılmış olan, kapalı. Halk inanışına göre, büyü etkisiyle cinsel güçten yoksun edilmiş (erkek). Bir kimseye, bir düşünceye, bir hatıraya saygı, aşk vb. duygularla bağlanan, sadık, tutkun. Bir kuruluşun yetkisi altında bulunan. Sınırlanmış, sınırlı.

Yuvar : Organizmadaki kan, lenf, süt vb. sıvılarda bulunan, genel olarak yuvarlak veya oval küçük cisim. Yer yuvarlağı gibi düzgün olmayan küresel biçim.

Gözde : Benzerleri arasında nitelikleri sebebiyle üstün tutulan, beğenilen, önem verilen (kimse veya şey), favori. Önemli bir kimsenin beğendiği kadın.

İplik : Pamuk, keten, yün, ipek, naylon vb. dokuma maddelerinin uzun, ince liflerinden her biri. Bu liflerin birlikte bükülmüş ve çekilmiş durumu. Fasulye, bakla vb. sebzelerin veya bazı meyvelerin lifi.

Katar : Tren. Bir arada giden veya uçan hayvan dizisi. Taşıt dizisi.

Erime : Erimek işi.

Merc : Bahis.

Olar : Onlar. Onlar (III. çokluk şahıs zamiri).

Sonu : Boyunduruğun iki yanına konulan çubuklar.

Kata : İyi gelişmemiş hayvan yavrusu. Besili, şişman, yuvarlak (hayvan için). “Aşağı” veya “alt” belirten bir ön ek. Küçük geviş getirenlerin vebası.

Diğer dillerde Morgagniankürecikleri anlamı nedir?

İngilizce'de Morgagniankürecikleri ne demek ? : morgagnian globules