Mozaik nedir, Mozaik ne demek

Mozaik; kökeni fransızca dilinden gelmektedir.

  • Türlü renklerde, küçük küp biçiminde mermer, taş veya pişmiş toprak parçalarının yan yana getirilmesiyle yapılmış olan resim ve bezeme işi.
  • Bu sıvayla yapılmış olan (döşeme, merdiven vb.).
  • İnce kum, çimento ve küçük mermer parçalarından oluşan karışımla döşeme sıvası.
  • Değişik dillere ve kültürlere sahip insan topluluğu
  • Tatlı bisküvi parçalarıyla yapılmış olan kakaolu pasta.
  • Bu iş için kullanılan mermer parçaları.

"Mozaik" ile ilgili cümleler

  • "Mozaikten tapınaklar yapar, tunçtan kaleler, fil dişinden tahtlar kurarmışsın." - R. H. Karay
  • "Adları bize kadar gelenlerin bünyelerine dikkat edilirse gerçekten acayip bir mozaik elde edilir." - A. H. Tanpınar

Biyoloji'deki anlamı:

Virüslerin yol açtığı yaprakların üzerinde benek şeklinde lekelerin oluştuğu bir bitki hastalığı.

Güzel Sanatlar alanındaki anlamı:

(Resim) Taban, duvar ya da kubbelere sıvanan harç üzerine kare prizma biçiminde renkli taş parçalarının yanyana sokulmasiyle yapılmış olan resim. a. bk. kakma, cammozaik.

Sinema ve Televizyon dünyasındaki anlamı:

Görüntünün, üzerine düşürüldüğü ve tarandığı, bir yüzü gümüşlü, görüntüyü alan öbür yüzü ışıkgözü gibi çalışan sayısız maden parçacıklarından oluşmuş ince mika.

 

İngilizce'de Mozaik ne demek? Mozaik ingilizcesi nedir?:

mosaic, mosaic (electrode), light-sensitive mosaic

Mozaik hakkında bilgiler

Sanatta mozaik; bir yüzeyin, farklı renklerdeki küçük parçacıkların yan yana getirilmesi yöntemiyle süslenmesi ve bu şekilde üretilmiş eserdir. Taş, cam, tuğla, metal veya deniz kabuğu gibi çok çeşitli malzemelerden mozaik yapılabilir. Kakmacılıktan farklı olarak, mozaik sanatında parçacıklar yüzeydeki çukurcuklara yerleştirilmez, yüzeye yapıştırıcı ile tutturulur.

Türkçeye Fransızca "mosaïque"ten geçen mozaik sözcüğünün kökeni Latince musaicum (mozaik, Müzlerin eseri) kavramıdır. Bunun nedeni Ortaçağ mozaiklerinde çoğunlukla sanat perisi Müzlerin resmedilmiş olmasıdır.

Mozaiğin tarihi antik çağlara uzanır. Sümer kenti Uruk'ta MÖ 3. binyıla ait, mozaiğe benzer duvar kaplamaları bulunmuştur. Koni şeklindeki terakota kaplamaların kenarları kırmızı, siyah ve beyaz renktedir. Bu kaplama malzemeleriyle zikzak hatlar ve yamuk gibi çeşitli geometrik şekiller oluşturulmuştur. Bu kaplamalar estetik görünümünün yanı sıra güneşte kurutulmuş tuğlaları yağmur ve rüzgârdan koruyordu. Ancak bu teknik zamanla yok olmuştur ve sonraki dönemlerdeki mozaiğin gelişimi ile alakası yoktur.

Roma İmparatorluğu zamanında daha çok şehir kaldırımlarında, meydanlarda, ev avlularında kullanılan, sırlı seramikten yapılmış mozaiklerin parçaları birkaç milimetre kadar küçük olabilmektedir. Gaziantep Arkeoloji Müzesinde bulunan ve Zeugma antik şehrindeki villalardan çıkarılan mozaikler bu dönem eserlerinin en güzel örnekleri arasındadır. Hatay'ın Antakya ilçesi de Roma dönemine ait seçkin bir mozaik koleksiyonunu barındırır.

 

Mozaik kısaca anlamı, tanımı:

Renk : Cisimler tarafından yansılanan ışığın gözde oluşturduğu duyum. Çeşitlilik. Nitelik.

Küçük : Niceliği az olan. Makam, rütbe, derece bakımından daha aşağı olan kimse. Niteliği aşağı olan, bayağı. Boyutları, benzerlerininkinden daha ufak olan, mikro, büyük karşıtı. Küçük abdest. Değersiz, önemsiz. Geri aşamada. Kısık, parlak olmayan (ses). Yaşı daha az olan.

Parça : Küçümseme ve değersiz sayma bildiren bir söz. Tane. Bir bütünden ayrılan, ayrı sayılan veya artakalan şey. Birkaçı bir araya geldiğinde bir bütünü oluşturan şeylerin her biri, modül. Müzik eseri. Bir bütünden kopma, kırılma, yırtılma vb. yoluyla ayrılmış bölüm, lime. Pasaj. Nesne. Güzel, alımlı kız veya kadın.

Getirilme : Getirilmek işi.

Mozaik döşeme : Mozaik karışımı yapılmış olan yer döşemesi.

Mozaik plaka : Mozaikle yapılmış kalıp döşeme maddesi.

Cam mozaik : Renkli taş parçaları yerine cam parçalarından yapılmış olan mozaik.

Mozaikçi : Yapılarda mozaik işlerini düzenleyen kimse. Mozaik yapan veya satan kimse.

Mozaikçilik : Mozaikçinin yaptığı iş.

Türlü : Çeşitli sebzelerle pişirilen yemek. Çok çeşitli özellikleri olan, çeşit çeşit, muhtelif.

Biçim : Bir nesnenin dış çizgileri bakımından niteliği, dıştan görünüşü, şekil, eşkâl. Herhangi bir şeyin benzeri. Yakışık alan şekil, uygun şekil. Tarz. Yazı ve simgelerin bilgisayarda kullanılmaya elverişli çerçevesi, düzeni, format. Disket vb.nin bilgisayarda kullanılabilir durumu. Sanat ve edebiyat eserlerinde dış görünüş, form. Şiirlerin kuruluş ve uyak düzenlerine göre olan dış görünüşü, şekil. Biçme işi.

Mermer : Beyaz ve ince bir tür bez. Bileşiminde % 75'ten çok kalsiyum karbonat bulunan, genellikle beyaz, renkli ve damarlısı da olan, cilalanabilen, billurlaşmış kireç taşı. Bu taştan yapılmış.

Toprak : Yer kabuğunun bu bölümünden yapılmış. Kara. Memleketli. Yer kabuğunun, toz durumuna gelmiş türlü kütle kırıntılarıyla, çürümüş organik cisimlerden oluşan ve canlılara yaşama ortamı sağlayan yüzey bölümü. Ülke. Arazi, tarla.

Resim : Tören. Fotoğraf. Açık gösterge, kesin sonuç. Bazı eşyadan ve işlerden alınan vergi veya harç. Varlıkların, doğadaki görünüşlerinin kalem, fırça gibi araçlarla kâğıt, bez vb. üzerinde yapılmış olan biçimleri. Bunu yapmak için gerekli yöntemleri öğreten sanat.

Bezeme : Süs, süsleyen şey. Süsleme.

Bisküvi : Un, süt, şeker veya tuzla yapılmış olan ince, gevrek bir tür kuru pasta.

Sanat : Bir meslekte uyulması gereken kuralların tümü. Bir duygu, tasarı, güzellik vb.nin anlatımında kullanılan yöntemlerin tamamı veya bu anlatım sonucunda ortaya çıkan üstün yaratıcılık. Bir şey yapmada gösterilen ustalık. Belli bir uygarlığın veya topluluğun anlayış ve zevk ölçülerine uygun olarak yaratılmış anlatım. Zanaat.

Mozaik gelişim : Hücre duvarı büyümesinde duvarı verecek maddelerin sentezinin belirli bölgelerde olması. Embriyoya ait hücrelerin her birinin, vücudun farklı bir bölgesini meydana getirmek üzere göstermiş olduğu gelişim tipi.

Mozaik sıva : (Mimarlık) Mermer kırığı ile çimento karışımından yapılmış ve taraklanmış sıva.

Mozaik testi : Bir kimsenin düşünme özelliğini anlamak ve onun kişiliği üzerinde bilgi edinmek için uygulanan renkli geometrik biçimlerden oluşan test.

Mozaik yumurta : Yumurtanın sitoplâzmasınm farklı kısmlarında bulunan tayin edici maddelerle gelişmesinin yönlendirildiği yumurta.

Mozaiksi doku : Eşit boyda elemanlardan bileşik, başkalaşmış kayaç dokusu.

Diğer dillerde Mozaik anlamı nedir?

İngilizce'de Mozaik ne demek? : adj. mosaic

n. mosaic, inlay

Fransızca'da Mozaik : mosaïque [la]

Almanca'da Mozaik : n. Mosaik

Rusça'da Mozaik : n. мозаика (F)

adj. мозаичный