Nylander deneyi nedir, Nylander deneyi ne demek

Nylander deneyi; Veteriner alanında kullanılan bir sözcüktür.

Veterinerlikte sözlük anlamı:

Karbonhidratların indirgeyici özelliğini göstermek için veya indirgeyici özelliğe sahip olan karbonhidratların varlığının saptanmasında kullanılan bir deney.

Nylander deneyi tanımı, anlamı

Dene : Tane: Bahçeye beş dene kuzu girdi. Tahıl. Kabuğu dövülerek soyulmuş buğday, aşlık. Tane. Tane, adet. Buğday ve benzerleri mahsulün tanesi. Defa. Dokuma tezgâhında çalışan kadınlara armağan olarak gönderilen kuruyemiş ve şekerleme. (Yenikent Aksaray Niğde). Tane, habbe

Deney : Bilimsel bir gerçeği göstermek, bir yasayı doğrulamak, bir varsayımı kanıtlamak amacıyla yapılmış olan işlem, tecrübe. Deneyim, tecrübe.

Karbonhidratlar : [Bakınız: karbohidratlar]. CX (H2O)y; şeker, nişasta gibi önemli besinleri oluşturan ve bitkilerce üretilen organik bileşikler sınıfı. Polihidroksi aldehitler veya polihidroksi ketonlarla bunların türevlerinden oluşan, her su molekülüne karşı bir karbon atomuna sahip, karbon sayısı ve kapsadığı aldehit veya keton grubuna göre adlandırılan monosakkarit, disakkarit, oligosakkarit, polisakkaritlerin türevleri gibi gruplandırılan organik bileşikler, karbohidratlar. Karbon, hidrojen ve oksijen taşıyan, CnH2n0n genel formülüyle ifade edilen, genellikle yapısal (selüloz) ve yapısal olmayan (şeker ve nişasta) nişasta, şeker, selüloz ve hemiselüloz içeren, hayvanların bağırsaklarında emilmeleri için basit şekerlere parçalanan, büyük oranda enerji sağlayan organik maddeler.

 

Karbonhidrat : Karbon, hidrojen ve oksijen atomlarından oluşan organik bileşiklerin genel adı.

İndirgeyici : İndirgeme işini yapan, yapabilecek özellikleri taşıyan madde.

Göstermek : Birini veya bir şeyi işaretle belirtmek. Bir şeyin etkisi altında tutulmak. Görünmek, benzemek. Belirtmek, anlatmak. Öğretmek, açıklamak. Görülmesini sağlamak, görmesine yol açmak. Kanıtla inandırmak. Güzelliğini ortaya çıkarmak, temsil etmek. Yapmasını söylemek, görevlendirmek. Etmek. Herhangi bir biçimde değerlendirmeye yol açmak. Sert bir biçimde karşılık vermek.

Saptanma : Saptanmak işi.

Gösterme : Göstermek işi. Teşhir, sergileme.

Göster : Gösteriş eyleminin yapılması için kılıçoyunu öğretmenince verilen komut.

Karbon : Atom numarası 6, atom ağırlığı 12 olan, doğada elmas, grafit gibi billurlaşmış veya maden kömürü, linyit, antrasit gibi şekilsiz olarak bulunan, canlı varlıkların aslını oluşturan ve yandıktan sonra kömür durumuna geçen element (simgesi C).

Varlı : Varlıklı. [Bakınız: varlu]. Kars kenti, Digor ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi.

Sahip : Herhangi bir şey üstünde mülkiyeti olan, onu yasaya uygun bir biçimde dilediği gibi kullanabilen kimse, iye, malik. Koruyan, arka çıkan, gözeten kimse. Herhangi bir niteliği olan kimse, ehil. Bir iş yapmış, üstlenmiş veya bir eser ortaya koymuş kimse.

Karbo : Odun kömürü, bitkisel ya da hayvansal kömür.

 

Olan : Oğlan. Oğlan, erkek çocuk. Vakia, olan. Oğul, evlat.

Özel : Yalnız bir kişiye, bir şeye ait veya ilişkin olan, spesiyal. Bir kişiyi ilgilendiren, hususi, zatî. Her zaman görülenden, olağandan farklı. Devlete değil, kişiye ait olan, hususi, resmî karşıtı. Dikkate değer. Ayırt edici bir niteliği olan. Benzerlerinden ayrılmasını sağlayan bir özelliği olan, spesiyal.

İndi : Herkesçe kabul edilebilecek bir temele bağlanamayıp yalnız bir kişinin kendi kanısına dayanan.

Veya : Ayrı olmakla birlikte aynı değerde tutulan iki şeyi anlatan kelimelerden ikincisinin önüne getirilen söz, yahut. Olacağı sanılan, seçime bırakılan şeyler ikiden çok olduğunda kullanılan bir söz.

Sahi : Gerçekten, gerçek olarak.

Diğer dillerde Nylander deneyi anlamı nedir?

İngilizce'de Nylander deneyi ne demek ? : nylander’s test