Odun boruları nedir, Odun boruları ne demek

Odun boruları; Biyoloji alanında kullanılan bir kelimedir.

Biyoloji'deki anlamı:

Bitkilerde trakea ve trakeit başta olmak üzere çeşitli hücre tiplerinden oluşan, su iletimi ve destek görevini yapan doku. Ksilem.

Teknik terim anlamı:

Bitkilerde çeşitli hücre tiplerinden oluşan, su iletimi ve destek görevini yapan doku, ksilem.

Odun boruları kısaca anlamı, tanımı

Borular : Sivas ilinde, İmranlı ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yer

Boru : Bir yerden başka bir yere sıvı, gaz vb. aktarmaya yarayan, içi boş, uçları açık, uzun ve dar silindir. Borazan.

Odun : Yakılmak için kesilmiş, parçalanmış ağaç. Anlayışsız ve kaba (kimse).

Trakeit : Nefes borusunun iltihaplanması.

Çeşitli : Çeşidi çok olan, türlü, mütenevvi.

Trakea : [Bakınız: soluk borusu]. (Lât.trachia=hava borusu)1.Soluk borusu, 2.Eklembacaklı hayvanlarda bulunan özel solunum kanalları.

Destek : Bir şeyin yıkılmaması için konulan eğik veya düz dayak, payanda. Bir birlik için sağlanan yardım veya koruma. Üzerine bir şey oturtmaya, tutturmaya, koymaya yarar araç, bindi, hamil. Maddi ve manevi yardımcı, dayanak. Bir vektörü taşıyan sonsuz doğru. Kredi işlemlerinde her an sarf edilebilecek kredi. Yardım.

İletim : İletme işi. İletken şeylerden ısı veya elektriğin geçmesi. Isı yayımı.

 

Ksilem : [Bakınız: odun boruları]. Odun boruları.

Başta : İlk olarak. Özellikle.

Trake : Soluk borusu. Eklem bacaklılarda bulunan özel solunum kanalları.

Üzere : Amacıyla. Neredeyse. Şartıyla. Gibi.

Olmak : Meydana gelmek, varlık kazanmak, vuku bulmak. Hazırlanmak, hazır duruma gelmek. Bir şeyi elde etmek, edinmek. Bir yerde doğmuş, yaşamış olmak. Yitirmek, elinden kaçırmak. Sıfat-fiil eki almış kelimelerle birlikte başlama, bitirme vb. bildiren fiilleri oluşturur. Gerçekleşmek ya da yapılmak. Yol açmak. Sarhoş olmak. Bir şey, birinin mülkiyetine geçmek. Hastalığa yakalanmak, tutulmak. Yetişmek, olgunlaşmak. Bulunmak. Bir görev, makam, san veya nitelik kazanmak. Ek fiilin geniş zamanı olan -dır (-dir) anlamında kullanılan bir söz. Sürdürmek, yürütmek. Herhangi bir durumda bulunmak. Bir ad veya sıfatın belirttiği durumu almak. Yaklaşmak, gelip çatmak. Bir olayla karşılaşmak, başına kötü bir şey gelmek. Bir durumdan başka bir duruma geçmek. Bir kuruluşla, örgütle ilgili bulunmak, mensup olmak. Geçmek, tamamlanmak. Uygun düşmek, yerinde görülmek. Uymak, tam gelmek.

Hücre : İnce bir zar içindeki protoplazma ve çekirdekten oluşmuş, bir organizmanın yapı ve görev bakımlarından en küçük birimi, göze. Tutukluların veya hükümlülerin yalnız olarak kapatıldıkları küçük oda. Küçük oda. Siyasi bir inançla gizli olarak çalışan bir örgütün genellikle aynı yerde çalışanlarının oluşturduğu topluluk.

Deste : Cinsleri aynı veya birbirine yakın olan şeylerin bir arada bağlanmışı, demet, bağlam. Yağlı güreşte pehlivanların ayrıldıkları derecelerden biri. Elli iki karttan oluşan iskambil kâğıdı. Kılıç, bıçak vb.nin elle tutulacak yeri. Aynı cinsten onluk bir küme.

 

Çeşit : Aynı türden olan şeylerin bazı özelliklerle ayrılan öbeklerinden her biri, tür, nev. Türlü. Canlıların bölümlenmesinde, bireylerden oluşan, türden daha küçük birlik.

Bitki : Bulunduğu yere kök vb. organlarıyla tutunan, çoğunlukla fotosentez sonucu yaşam için gerekli bileşenleri oluşturan, birçoğu spor veya tohum aracılığıyla döl vererek çoğalan bir veya çok yıllık, otsu, odunsu canlıların genel adı, nebat.

İleti : Yazı veya sözle verilen, gönderilen bilgi, mesaj.

Yapan : Ardıç ve gomalak ağacının, yatay büyüyen dalları.

Görev : Bir nesne veya bir kimsenin yaptığı iş. Bir cümlede bir dil biriminin öbür birimlerle ilişkisi aracılığıyla yerine getirdiği iş. Resmî iş, vazife. Bir kimseye veya bir kurula verilen özel amaçlı iş, misyon. İşlev. Bir değerin başka değerlerle olan ilişkisi. Bir organ veya hücrenin yaptığı iş.

Diğer dillerde Odun boruları anlamı nedir?

İngilizce'de Odun boruları ne demek ? : xylem