Oleik asit nedir, Oleik asit ne demek

Oleik asit; bir kimya terimidir.

  • Yağlarda gliserin ile birlikte bulunan, rengi, kokusu, tadı olmayan, 4 °C'de billur durumunda katılaşan sıvı bir madde, oleik

Biyoloji'deki anlamı:

Hücre zarlarının yapısında bol bulunan 18 karbonlu doymamış bir yağ asidi.

Su ürünleri alanındaki kelime anlamı:

Hücre zarlarının yapısında bol miktarda bulunan, 18 karbonlu doymamış bir yağ asidi.

Veterinerlik alanındaki anlamları:

Bitkisel ve hayvansal yağlarda bulunan, on sekiz karbonlu tek çift bağ içeren doymamış yağ asidi.

İngilizce'de Oleik asit ne demek? Oleik asit ingilizcesi nedir?:

oleic acid

Fransızca'da Oleik asit ne demek?:

acide oléique

Oleik asit anlamı, kısaca tanımı:

Oleik : Oleik asit.

Asit : Turnusolün mavi rengini kırmızıya çevirmek özelliğinde olan ve birleşimindeki hidrojenin yerine maden alarak tuz oluşturan hidrojenli birleşik, hamız.

Gliserin : Yağlı maddelerden, sabunlaştırma yoluyla çıkarılan, renksiz, tatlı şurup kıvamındaki sıvı (CH2 OH-CHOH-CH2 OH).

Birlik : Bölük, tabur, alay vb. bir bütün sayılan topluluk. Bir arada olma durumu, vahdet. Bölünmezliği içeren yalın bütün. Bir taneden oluşmuş, bir tane alabilen. En büyük değerdeki nota, dört dörtlük. Tek, bir olma durumu, vahdaniyet. Bağlılık, benzerlik, bağlantı, vahdet. Konunun bir ana düşünce çevresinde toplanması. Belli bir topluluğun yararlarını korumak için kurulmuş dernek.

 

Koku : Güzel kokmak için sürülen esans. Nesnelerden yayılan küçücük zerrelerin burun zarı üzerindeki özel sinirlerde uyandırdığı duygu. Belirti, işaret.

Billur : Kesme cam, kristal. Bazı cisimlerin aldıkları geometrik biçim. Duru, temiz ve akıcı. Koç yumurtası. Bu maddeden yapılmış.

Durum : Ad soyundan kelimelerin birbirleriyle edatlarla ve fiillerle ilişkilerini belirleyen biçim, hâl. Bir şeyin içinde bulunduğu koşulların hepsi, vaziyet, hâl, keyfiyet, mevki, pozisyon. Bireyin toplum içindeki ilişkileriyle belirlenen yeri. Duruş biçimi, konum, tavır.

Sıvı : Bulunduğu kabın biçimini alabilen ve üstü yatay bir düzlem durumuna gelebilen akışkan cisim, mayi, likit.

Madde : Duyularla algılanabilen nesne. Boşlukta yer kaplayan, bir kütlesi olan her türlü varlık, özdek. Yasa, sözleşme, antlaşma vb. metinlerde, her biri başlı başına bir yargı getiren ve çoğu kez rakamla belirtilen bölüm. Molekül. Kendi içinde bütünlüğü olan anlatım. Sözlük ve ansiklopedilerde tanımlanan, anlatılan kelime, ad veya konulardan her biri. Bir cismi oluşturan öge, öz. Para, mal vb. ile ilgili şey.