Oluk sığası nedir, Oluk sığası ne demek
Oluk sığası; Bilişim, Fizik alanlarında kullanılan bir sözcüktür.
Bilişim dünyasındaki anlamı:
Belli bir olukta, birim süre içerisinde işlem görebilecek en büyük ikil sayısı. Birim olarak ikil /saniye ya da Baud kullanılır.
Fiziksel anlamı:
Verilen bir iletişim dizgesinde, bir oluktan saniyede gönderilebilecek imlem sayısı.
Oluk sığası tanımı, anlamı
Oluk : Bir şeyin akmasına yarayan üst yanı açık boru. Bir şeyin üzerinde oyulmuş yol. Yağmur sularını damların kenarlarına toplayıp akıtan yatay konumlu, genellikle çinko boru
Sığa : Kapasite.
İletişim : Duygu, düşünce veya bilgilerin akla gelebilecek her türlü yolla başkalarına aktarılması, bildirişim, haberleşme, komünikasyon. Telefon, telgraf, televizyon, radyo vb. araçlardan yararlanarak yürütülen bilgi alışverişi, bildirişim, haberleşme, muhabere, komünikasyon.
En büyük : A'zami.
Gönderi : Bir yerden bir yere özellikle posta ile gönderilen paket, telgraf, mektup vb. Yolcu etme, uğurlama.
Gönder : Bayrak direği. Üvendire. Kayık ve yelkenli gemilere yön vermeye yarayan, ucunda metal olan ağaç sopa.
Görebi : Çalı kesmek için kullanılan ucu eğri balta. Diken, çalı kesmekte kullanılan bir çeşit balta.
İletiş : İletme işi.
Saniye : Bir dakikanın altmışta biri olan zaman birimi. Fizik ve mekanikte zaman birimi. Bir derecenin üç bin altı yüzde biri.
Belli : Beli olan. Bilinmedik bir yanı olmayan, malum. Belirli, muayyen. Gizli olmayan, ortada olan, anlaşılan, bedihi, zahir, aşikâr.
Gönde : Göndermek.
Ya da : Seçeneği, çeşitliliği veya tercihi belirten bir söz.
İleti : Yazı veya sözle verilen, gönderilen bilgi, mesaj.
İşlem : Bir işi sonuçlandırmak için yapılmış olan iş veya uygulamaların hepsi, muamele, muamelat. Bir amaca ulaşmak için tutulan yol, prosedür. Sayıları karşı karşıya getirip belirli birtakım kurallara uygun olarak birbiri üzerine etkilendirme yöntemi. Nakit veya menkul değerleri kullanarak alım satım, takas, borçlanma vb. piyasa hareketi. Ham veya ara malları ve maddeleri fiziksel, kimyasal değişikliklerle daha uygun, kullanılır duruma getirme, muamele. Madde üzerinde her türlü değişim yapma işi, muamele.
İçeri : İç yan, iç bölüm, dışarı karşıtı. İç yüzeyde, iç bölümde olan. Hapishane. İç, iç yüzey. Gönül, yürek. İç yana, iç yana doğru.
İmlem : Uzaktan anlaşmak için öngörülen biçimde alıp verilen im.
Büyük : Boyutları, benzerlerinden daha fazla olan (somut nesne), makro, küçük karşıtı. Büyük abdest. Yetişkin, belli bir yaşa gelmiş. Önemli. Çok, ortalamayı aşan (soyut kavram). Makam, rütbe, derece bakımından daha üst olan kimse. Üstün niteliği olan. Niceliği çok olan.
Dizge : Bir bütün oluşturacak biçimde birbirine bağlı ögelerin bütünü, manzume, sistem. Bir ilkeye veya dünya görüşüne göre düzenlenmiş düşünceler, bilgiler, öğretiler bütünü, manzume, meslek, sistem.
Birim : Bir kümenin her elemanı. Dilin, oluşturduğu yapı içinde, belli bir düzlemde yer alan öbür ögelerle kurduğu bağıntılarla tanımlanan ayrı nitelikli öge, ünite. Herhangi bir kuruluştaki alt bölümlerden her biri. Bir çokluğu oluşturan varlıkların her biri, ünite. Bir niceliği ölçmek için kendi cinsinden örnek seçilen değişmez parça, vahit.
Sani : Yapan, işleyen, meydana getiren. Yaradan. İkinci. Tanrı adlarındandır.
Diğer dillerde Oluk sığası anlamı nedir?
İngilizce'de Oluk sığası ne demek ? : channel capacity

Bu kısımda Oluk sığası nedir? Oluk sığası ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Oluk sığası tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Oluk sığası hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.