Optik ses imi nedir, Optik ses imi ne demek

Optik ses imi; Sinema alanında kullanılan bir terimdir.

Sinema ve Televizyon dünyasındaki anlamı:

Optik seslendirmede ses titreşimlerinin film üzerine çıkan görüntüsü.

Optik ses imi anlamı, tanımı

İmi : Emi anlamında uyarma edatı

Optik ses : Optik seslendirmeyle elde edilmiş ses. Mıknatıslı ses karşıtı.

Ses imi : Ses titreşimlerinin optik ses yolu üzerindeki resmi. Bir televizyon yayınında sesi oluşturan im.

Optik : Görme ile ilgili olan. Fizik biliminin ışık olaylarını inceleyen kolu. Gözlükçü.

Ses : Kulağın duyabildiği titreşim, seda, ün. Herhangi bir davranış, tutum karşısında uyanan ruhsal tepki. Akciğerlerden gelen havanın ses yolunda oluşturduğu titreşim. Duygu ve düşünce. Aralarında uyum bulunan titreşimler.

Optik seslendirme : Ses kaynağından çıkan sesin, sestoplarla algılanarak, mekanik erkenin elektrik erkesine çevrilmesi, bu elektrik erkesinin bir optik dizgeyi devindirmesi, devinen optik dizgedeki ışık titreşimlerinin görüntüsünün film üzerine saptanması temeline dayanan seslendirme. Mıknatıslı seslendirmenin karşıtı.

Seslendirme : Seslendirmek işi. Sesin, çekimden sonra film üzerine geçirilmesi, kaydedilmesi, dublaj.

Titreşim : Küçük ve hızlı salınım, ihtizaz, vibrasyon, rezonans. Bir noktanın gözün göremeyeceği kadar kısaca kımıldanışı, ihtizaz.

 

Görüntü : Gerçekte var olmadığı hâlde varmış gibi görünen şey, hayalet. Bir film üzerinde sıralanmış resimlerin gösterici yardımıyla ekrana art arda düşürülmesi sonunda hareketin yeniden kurulmasıyla ortaya çıkan görünüş, görüntülük üzerindeki hareketli resimler bütünü. Herhangi bir nesnenin mercek, ayna vb. araçlarla oluşturulan biçimi, hayal. Gölge oyununda Karagözcünün perdeye yansıttığı görsel malzeme. Manzara. Sayı doğrusu üzerinde bir sayıya karşı gelen nokta.

Üzerine : Üstüne. -den daha üstün. -den dolayı. -den sonra. Hakkında.

Titre : Titrasyon ile tayin edilen çözelti içinde çözünmüş maddelerin derişimi. Standart çözeltideki bileşik veya elementin g/mL cinsinden değeri. Hidrolizlenen yağ asitlerinin sabunlaşma noktası. Bir materyalde bulunan antikor veya toksin gibi bir maddenin hâlen belirlenebilen en üst seyreltinin tersi. Bir eriyikte veya belirli bir miktar örnekteki etkenin sayısı.

Görün : Mezar, mezarlık.

Üzeri : Bir şeyin yukarı, göğe doğru olan yanı. Bazı tamlamalarda zaman bildiren bir söz. Vücut, beden. Artan, geriye kalan bölüm. Bir şeyin dış yüzü, yüzey.

Çıkan : Çıkarma işleminde bütünden alınan sayı.

Üzer : Kaymak, süt, yoğurt yüzü. Ürem, faiz. Değiş tokuş sırasında üste alınan para. Can sıkıcı. Üst. Kaymak. Faiz. Can sıkıcı, üzücü.

Film : Fotoğrafçılıkta, radyografide ve sinemacılıkta resim çekmek için kullanılan, selülozdan, saydam, bükülebilir şerit. Camlara yapıştırılarak içerinin görünmesini engelleyen bir tür ince yaprak. Bir oyunun bütününü taşıyan şerit veya şeritlerin bütünü. Sinemalarda gösterilen eser.

Çıka : Kız çocuğu. Yaramaz çocuk.

Görü : Görme yetisi. Bir yerin çevreyi görme özelliği, nezaret. Dolaysız kavrama, birden kavrama.

Diğer dillerde Optik ses imi anlamı nedir?

İngilizce'de Optik ses imi ne demek ? : optical sound track