Otofaj nedir, Otofaj ne demek
Otofaj; Biyoloji alanında kullanılan bir sözcüktür.
Biyoloji'deki anlamı:
Kendi kendini sindiren.
Yumurtadan yeni çıkan yavru kuşun etrafa koşturup kendine besin araması.
Otofaj kısaca anlamı, tanımı
Otofaji : Kendi kendini sindirme. Hücre içinde lizozomlar tarafından yapılan sindirme olayı. Hücrede, dejenere organellerin lizozomlar tarafından yutulması, otofagositoz. Kendi kendini yeme
Otofajik vakuol : Hücre içinde bir zarla çevrili sindirim enzimleri kapsayan lizozom.
Yumurta : Bir dişinin vücudunda oluşan, yumurtlama ve döllenmeden sonra aynı türden bir canlı oluşturan hücre. Er bezi. Çorap onarmakta kullanılan, yumurta biçiminde, genellikle tahta veya mermerden kalıp. Tavuk yumurtası. Kanatlı hayvanların çoğalmasını sağlayan kabuklu bir besin maddesi.
Arama : Aramak işi, taharri. Sanığın yakalanması veya suç belgelerinin elde edilmesi için bir kimsenin evinde, iş yerinde, üzerinde veya eşyasında yapılmış olan araştırma işlemi.
Sindi : Makas. Şimdi (bk. şimdi).
Yavru : Yeni doğmuş hayvan ya da insan. Bir şeyin küçüğü. Çocuk, evlat. Güzel, alımlı genç kız.
Kendi : İyelik ekleri alarak kişilerin öz varlığını anlatmaya yarayan dönüşlülük zamiri, zat. Kişinin özel olarak vurgulandığını anlatan bir söz. "Kendisi, kendileri" biçiminde bazen saygı duygusuyla veya söz konusu olanları amaçlayarak "o" ve "onlar" yerine kullanılan bir söz. Yaptığı, giriştiği bir işte başkalarının herhangi bir etkisi bulunmadığını belirten bir söz.
Yumur : Verimsiz toprağı kiraya verenin, karşılığında aldığı tohum kadar ürün. Hayvanlarda, midenin bir parçası.
Besin : Yenilebilir, beslenmeye elverişli her tür madde, azık, gıda. Yaşamak, varlığını sürdürmek için gerekli şey.
Çıkan : Çıkarma işleminde bütünden alınan sayı.
Etraf : Yanlar, taraflar. Çevre. Bir kimsenin sürekli ilişkide bulunduğu kimseler, yakınlar, muhit.
Kuşu : Kütahya ili, Simav belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim birimi.
Koşt : Toprağı kazarken ayrılan sıkışmış büyük toprak parçaları.
Yeni : Kullanılmamış veya az kullanılmış olan, eski karşıtı. Tanınmayan, bilinmeyen. O güne kadar söylenmemiş, görülmemiş, gösterilmemiş, düşünülmemiş olan. Biraz önce, çok zaman geçmeden. Daha öncekilerden farklı olan. Eskisinin yerine gelen. En son edinilen. İşe henüz başlamış. Oluş veya çıkışından beri çok zaman geçmemiş olan.
Besi : Yaşatmak ve geliştirmek için gereken besinleri yedirip içirme işi. Bir şeyi istenilen durumda tutmak veya oturtmak için kullanılan takoz vb. şeyler.
Aram : Fırsat, uygun zaman: Aramını bulsam babamdan para istiyeceğim. Aralık, fasıla.
Çıka : Kız çocuğu. Yaramaz çocuk.
Kend : Kasaba, şehir.
Diğer dillerde Otofaj anlamı nedir?
İngilizce'de Otofaj ne demek ? : autophagous

Bu kısımda Otofaj nedir? Otofaj ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Otofaj tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Otofaj hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.