Pleksus timpanikus nedir, Pleksus timpanikus ne demek

Pleksus timpanikus; Anatomi, Veteriner alanlarında kullanılan bir terimdir.

Veterinerlikte sözlük anlamı:

N. tympanicus nn. caroticotympanicive ganglion proximale n. vagi’den gelen bir takviye kolunun birlikte oluşturdukları sinir ağı.

Pleksus timpanikus anlamı, tanımı

Pleksus : Örgü, ağ, şebeke. Sinir veya damar ağı

Timpani : Karın şişkinliği. Timpanik.

Timpanik : Kulak zarına veya orta kulağa ait olan, timpani. Zile benzeri, tınlayan.

Timpanikus : Kulak davuluna ait olan. Karın şişliğine ait olan.

Sinir ağı : Sölenterlerde görülen ve hücre uzantılarıyla ağ gibi birbirine bağlanmış olan sinir hücreleri sistemi.

Birlikte : Bir arada, beraberce, hep beraber. Yanında, beraberinde. Beraber.

Ganglion : Sinir düğümü.

Takviye : Sağlamlaştırma, kuvvetlendirme, berkitme, pekiştirme. Yardımcı kuvvet, destek.

Birlik : Tek, bir olma durumu, vahdaniyet. Bir taneden oluşmuş, bir tane alabilen. Konunun bir ana düşünce çevresinde toplanması. Bölük, tabur, alay vb. bir bütün sayılan topluluk. Bağlılık, benzerlik, bağlantı, vahdet. Bir arada olma durumu, vahdet. Bölünmezliği içeren yalın bütün. En büyük değerdeki nota, dört dörtlük. Belli bir topluluğun yararlarını korumak için kurulmuş dernek.

Sinir : Duyu ve hareket uyarılarını beyinden organlara, organlardan beyne ileten beyazımsı teller ve bu tellerin oluşturduğu demet. Rahatsız edici, hastalık derecesine varan özellik. Herhangi bir şey, bir olay karşısında tepki gösterme duyarlığı ve kişinin ruhsal niteliği. Hoşa gitmeyen, can sıkan. Kas kirişi ve zarı. Lastik. Diz kapakla ayak bileği arası. Sınır, bk. sinor// sinir sepet: hudut, bk. sinor sepet. Birçok sinir telinin bir araya gelmesi ile oluşan yapı. Duyu ve hareket uyartılarını beyinden organlara, organlardan beyine ileten beyazımsı teller ve bu tellerin oluşturduğu demet. Beyni ve omuriliği vücudun öteki bölgelerine bağlayan ve herbiri birkaç sinir teli demetlerinden yapılmış olan beyaz iplikler.

 

Kolun : Eşek yavrusu, sıpa. [Bakınız: kodak]. [Bakınız: kulunlu]. Karnında yavrusu olan at, eşek ve benzerleri hayvan.

Gelen : Gelme işini yapan (kimse ya da nesne). Bir ışık kaynağından çıkıp bir aynanın yüzüne veya saydam bir cismin yüzeyine düşen (ışın).

Birli : Bir parçadan oluşan, kendinde herhangi bir şeyden bir tane bulunan. As (II).

Gang : Bir maden cevherini, bir değerli taşı saran değersiz madde. Maden cevher damarının işletilemeyen değersiz bölümü.

Oluş : Olma işi, vuku. Oluşma, teşekkül, tekevvün. Bir durumdan öteki duruma geçiş.

Gele : Tavla oyununda elinde kırık taşı bulunan oyuncunun attığı, uygun olmayan zar.

Sini : Üzerinde yemek de yenilebilen, yuvarlak, bakır veya pirinçten büyük tepsi.

Bir : Sayıların ilki. Tek. Ortaklaşa olan, birleşik, müşterek. Eş, aynı, bir boyda. Bu sayıyı gösteren 1 ve I rakamlarının adı. Bir kez. Değer, önem bakımlarından birbirinden farksız, birbirine eşit, birbirine benzer. Herhangi bir varlığı belirsiz olarak gösteren (sayı). Beraber. Aynı, benzer. Bu sayı kadar olan. Ancak, yalnız. Sadece.

Ağı : Zehir.

Diğer dillerde Pleksus pulmonalis anlamı nedir?

İngilizce'de Pleksus pulmonalis ne demek ? : plexus pulmonalis