Protuberansiya oksipitalis eksterna nedir, Protuberansiya oksipitalis eksterna ne demek

Protuberansiya oksipitalis eksterna; Anatomi, Veteriner alanlarında kullanılan bir kelimedir.

Veterinerlikte sözlük anlamı:

Squama occipitalis’in dış yüzünde bulunan ve ense bağının yapışmasına yarayan kabartı.

Protuberansiya oksipitalis eksterna anlamı, tanımı

Oksi : Oksijen köprüsünü (-O-) gösteren ön ek, ara ek, son ek. Örneğin ; etoksi, metoksi, vb

Oksipitalis : Arka kafaya ait, art kafayla ilgili olan.

Protuberansiya : Tümsek, kabartı.

Ense bağı : Başı omurgaya bağlayan sarı renkli elastiki bağ, ligamentum nuke.

Dış yüz : Bir şeyin dışarıdan görünüşü.

Yapışma : Yapışmak işi. Boyanın uygulandığı yüzeye tamamen kuruduktan sonraki tutunma derecesi.

Kabartı : Tümsek, çıkıntı, kabarmış yer.

Kabart : Suç.

Bağın : İksa.

Yapış : Yapma işi.

Kabar : Yanık, kabarmış yara. Su kabarcığı. Süs eşyası.

Yüzün : Yüz üstü, yüzükoyun.

Bağı : Büyü. Hayvanların ayağının altında, zorlamadan ileri gelen şiş, ur.

Yapı : Barınmak veya başka amaçlarla kullanılmak için yapılmış her türlü mimarlık eseri, bina. Yapma, oluşturma, ortaya konulma, meydana getirme. Bütünün bir araya getirilişinde uyulan dizge, strüktür. Ögeleriyle somut bağımlılığı olan bütün. Parçaları ve ögeleri arasında yasaya uygunluk, durağan bağlar ve karşılıklı ilişkiler bulunan dizge veya bütün, strüktür. Yapılmakta olan konut, yol, köprü vb. inşaat, konstrüksiyon. Canlı bir varlığın ruh veya beden özelliklerinin tümü, bünye, strüktür. Bir hücrede, bir dokuda, karmaşık oluşumlu bir organizmada elemanların düzeni.

 

Ense : Boynun arkası. Art, arka.

Yara : Keskin bir şeyle veya bir vuruşla vücutta oluşan derin kesik. Dert, üzüntü, acı. Bir şeyin iç veya dış yüzünde herhangi bir etki ile oluşan ve tehlikeli olabilen oyuk, gedik, yarık. Vücutta işlemekte olan çıban.

Kaba : Özensiz, gelişigüzel yapılmış, zevksiz, sakil, ince karşıtı. Taneleri iri. Kuyruk sokumunun her iki yanındaki şişkin yer. Terbiyeye, inceliğe aykırı, çirkin, kötü. Terbiyesiz, görgüsü kıt, nezaketsiz (kimse). Hafif olduğu hâlde kalın veya hacimli.

Dış : Herhangi bir cisim veya alanın sınırları içinde bulunmayan yer, hariç, iç karşıtı. Görülen, içte bulunmayan yüzey. Bazı top oyunlarında karşı takım oyuncularının vuruşuyla topun kalenin bulunduğu taraftan dışarı çıkması, aut. Yabancı ülkelerle ilgili. Bireyin ötesinde bir varlığı olan. Açık havada geçen sahneleri içine alan çekim. Bir kimsenin görünüşü, durum ve davranışları. Somut kavramlarda iki veya ikiden çok şeyde merkeze daha uzak olan. Bir konunun kapsamına girmeyen şey.

Ve : Türk alfabesinin yirmi yedinci harfinin adı, okunuşu. İki kelime veya iki cümle arasına girerek aralarında bir bağ olduğunu anlatan söz.

Diğer dillerde Protrüzyon anlamı nedir?

İngilizce'de Protrüzyon ne demek ? : protrusion