Pusucak nedir, Pusucak ne demek

Yerel Türkçe'deki anlamı:

Serçeden az büyük, tek gezen, boz renkli bir çeşit tarlakuşu.

Pusucak tanımı, anlamı

Pusu : Birine saldırmak için saklanarak beklenilen yer

Renkli : Beyaz dışında başka rengi veya renkleri olan. Doğadaki renkleri olduğu gibi görüntüye aktarmayı gözeten film. Neşeli, canlı, ilgi çekici. Kendine özgü, ilginç, çarpıcı nitelikleri olan (kimse).

Tarlak : Berber. Toy hayvan.

Çeşit : Aynı türden olan şeylerin bazı özelliklerle ayrılan öbeklerinden her biri, tür, nev. Türlü. Canlıların bölümlenmesinde, bireylerden oluşan, türden daha küçük birlik.

Tarla : Tarıma elverişli olan, sınırlı ve belirli toprak parçası. Deniz hayvanlarının çok olduğu yer.

Serçe : Serçegillerden, insanlara yakın yerlerde yaşayan, kışın göçmeyen, koyu boz renkli, ötücü küçük bir kuş (Passer domesticus).

Gezen : Bir yaşında keçi, oğlak. İki yaşında ki dişi keçi. [Bakınız: gez]. [Bakınız: gezem]. Sonbaharda ağaç yaprakları üzerinde meydana gelen tatlı madde. Su bölümü çizgisinin iki tarafındaki deve boynu iniş çıkışlar.

Büyük : Boyutları, benzerlerinden daha fazla olan (somut nesne), makro, küçük karşıtı. Büyük abdest. Yetişkin, belli bir yaşa gelmiş. Önemli. Çok, ortalamayı aşan (soyut kavram). Makam, rütbe, derece bakımından daha üst olan kimse. Üstün niteliği olan. Niceliği çok olan.

 

Geze : Gelinin çeyiz kaldırma töreni. Düğünden sonra oğlan ve kız tarafının verdikleri karşılıklı ziyafet. Öküz arabasının iki oku arasına, açıklığı koruması için gerilen ağaç. Gezinti yeri.

Renk : Cisimler tarafından yansılanan ışığın gözde oluşturduğu duyum. Nitelik. Çeşitlilik.

Büyü : Tabiat kanunlarına aykırı sonuçlar elde etmek iddiasında olanların başvurdukları gizli işlem ve davranışlara verilen genel ad, afsun, efsun, sihir, füsun, bağı. Karşı durulamaz güçlü etki.

Boz : Açık toprak rengi. Kül rengi, gri. Açılmamış, sürülmemiş (toprak). Bu renklerde olan.

Tek : Eşi olmayan, biricik, yegâne. Yalnızca. Önüne getirildiği cümleye istek ve özlem kavramı katar. Birbirini tamamlayan veya aynı türden olan nesnelerden her biri. İki ile bölünemeyen (sayı). Hiç, hiçbir. Sessiz, hareketsiz, uslu. Kadeh içinde belirli ölçüde olan (içki).

Bir : Sayıların ilki. Tek. Ortaklaşa olan, birleşik, müşterek. Eş, aynı, bir boyda. Bu sayıyı gösteren 1 ve I rakamlarının adı. Bir kez. Değer, önem bakımlarından birbirinden farksız, birbirine eşit, birbirine benzer. Herhangi bir varlığı belirsiz olarak gösteren (sayı). Beraber. Aynı, benzer. Bu sayı kadar olan. Ancak, yalnız. Sadece.

Az : Nicelik, nitelik, güç, süre, sayı bakımından eksik, çok karşıtı. Alışılmış olandan, umulandan veya gerekenden eksik olarak. Azot elementinin simgesi.

Diğer dillerde Pustul anlamı nedir?

İngilizce'de Pustul ne demek ? : pustule