Sülfaguanidin nedir, Sülfaguanidin ne demek

Sülfaguanidin; Veteriner alanında kullanılan bir sözcüktür.

Veterinerlikte sözlük anlamı:

Özellikle sindirim kanalı enfeksiyonlarının tedavisinde kullanılan ve büyük oranda dışkı yoluyla değişmemiş olarak atılan sülfonamid türevi.

Sülfaguanidin kısaca anlamı, tanımı

Sülf : Kükürt

Sindirim kanalı : Sindirim ile görevli olan ve ağızdan anüse kadar uzanan tüp şeklindeki yapı. Sindirim borusu. Sindirimle görevli olan ve ağızdan anüse kadar uzanan tüp biçimindeki yapı, sindirim borusu. Sindirim işlevinin gerçekleştiği ağız, yutak, yemek borusu, mide, ince ve kalın bağırsaklar ve anüsle sonlanan yapı, kanalis alimentaryus. Sindirim ve beslenme görevi ile ilgili olan ve ağzından anüse kadar devam eden kanal.

Enfeksiyon : Organizmada hastalığa yol açan mikrop, virüs, parazit vb. etkenlerin genel veya yerel gelişmesi, yayılması.

Sindirim : Besinlerin çeşitli enzimlerle eritilerek, parçalanarak ince bağırsakta emilebilir, kana karışabilir duruma gelmesi için uğradıkları fiziksel ve kimyasal değişikliklerin bütünü, hazım.

Özellik : Bir şeyin benzerlerinden veya başka şeylerden ayrılmasını sağlayan nitelik, hususiyet, hasiyet, hassa, mahsusluk, spesiyalite.

Yoluyla : Aracılığıyla. Yöntemiyle, usulüne uygun olarak. bir şeye göre, bir şeye uygun olarak.

 

Değişme : Değişmek işi. Değişim.

Tedavi : Çeşitli yöntemlerle hastalığı iyi etme, iyileştirme, sağaltım, sağaltma, terapi. Aksayan bir şeyi düzeltme, iyileştirme.

Atılan : Çavlan, şelâle. Çağlayan, şelale.

Oranda : Ev halkı, aileden olanlar.

Türev : Türemiş ya da üretilmiş şey. Değişken artması sıfıra giderken, fonksiyonun artmasının değişken artmasına oranının limiti. Yapım ekiyle kurulmuş kelime, müştak: Sev-gi, sev-in-mek, göz-lük gibi. Bir madde üzerinde yapılmış olan kimyasal işlemler sonucu elde edilen bir başka madde.

Değiş : Değme işi. Değişim.

Sindi : Makas. Şimdi (bk. şimdi).

Dışkı : Sindirim sonunda anüs yoluyla dışarıya atılan besin artığı, kaka, bok, büyük abdest, kazurat.

Büyük : Boyutları, benzerlerinden daha fazla olan (somut nesne), makro, küçük karşıtı. Büyük abdest. Yetişkin, belli bir yaşa gelmiş. Önemli. Çok, ortalamayı aşan (soyut kavram). Makam, rütbe, derece bakımından daha üst olan kimse. Üstün niteliği olan. Niceliği çok olan.

Sülfo : Bileşiklerde -SO3H grubunun bulunduğunu gösteren bir ön ek.

Kanal : Bazı bölgeleri sulamak, kurutmak amacıyla veya gemilerin işlemesine elverişli, insan eliyle açılmış su yolu. Telefon, telgraf, radyo, televizyon vb. araçlarla iletişimi sağlayan yol, hat. Tahtanın liflerine dik yönde açılan kırlangıç kuyruğu biçimli girinti. İki kıyı arasındaki dar ve derin deniz. İçinden damar, sinir veya bir sıvı geçen yol.

Büyü : Tabiat kanunlarına aykırı sonuçlar elde etmek iddiasında olanların başvurdukları gizli işlem ve davranışlara verilen genel ad, afsun, efsun, sihir, füsun, bağı. Karşı durulamaz güçlü etki.

Olar : Onlar. Onlar (III. çokluk şahıs zamiri).

Diğer dillerde Sülfaguanidin anlamı nedir?

İngilizce'de Sülfaguanidin ne demek ? : sulfaguanidine