Salkımküflüce nedir, Salkımküflüce ne demek

Teknik terim anlamı:

Atların, seyrek olarak develerle sığırların deri ve iç örgenlerinde irinli urlar yapan bulaşıcı mantar hastalığı.

Salkımküflüce tanımı, anlamı

Salk : Üzüm ve benzerleri meyvelerin suyunu çıkarmaya yarayan araç

Salkı : Vergi. 1.Dolambaçlı, aykırı, biçimsiz (yol için). 2.Sürüncemeli, askıda kalmış (iş için). 3.Eğri, dengesiz. Gevşek, yumuşak. [Bakınız: salgun]. Düşük, sölpük, perişan, kendini salıvermiş.

Salkımküf : Salkımküflüce etkeni çürükçül mantar.

Salkım : Üzüm gibi, birçoğu bir sap üzerinde bir arada bulunan meyve. Topla atılan demir parçaları. Baklagillerden, salkım durumunda mor çiçekler açan ve çoğu asma gibi çardağa sarılan bir tür ağaç ve çiçeği (Wistaria sinensis). Ana saptan çıkan yan çiçekleri, sapları hep aynı uzunlukta olan çiçek durumu.

Mantar hastalığı : Bazı mantarların yol açtığı bitki veya hayvan hastalığı. Çoğunlukla yüzde, deri üzerinde koyu, kızıl veya mor renkli oluşan bir deri hastalığı, küflüce, mantar.

Sığırlar : Memeliler (Mammalia) sınıfının, çift parmaklılar (Artiodactyla) takımının, boynuzlugiller (Bovidae) familyasından, kaba yapılı, boynuzlu, hantal, kuyrukları püsküllü bir alt familya. Boğa (Bos taurus), Tibet sığırı (B.grunniens), Hint mandası (Buffelur bubalus), yaban sığırı (Bibos gaurus) misk öküzü (Ovibos moschatus) türleri iyi bilinir. (Bovinae),türleri iyi bilinir.

 

Bulaşıcı : Birinden başkasına geçen, bulaşan, sâri.

Develer : Denizli şehrinde, Çal belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi.

Hastalı : Hastalıklı.

Mantar : Mantarlardan, içinde zehirlileri de bulunan, silindir bir gövde ve üst tarafı şapka biçiminde olan ilkel canlıların genel adı (Fungi). Esnek ve sudan hafif olduğundan şişe tapası, cankurtaran simidi, cankurtaran yeleği, ayakkabı tabanı ve daha birçok şeyin yapımında kullanılan, su geçirmeyen, meşe ağacı tabakası. Balık ağlarını su yüzünde tutmaya veya olta sarmaya yarayan mantar parçası. Uydurma söz, yalan. Mantar hastalığı. Mantar hastalığına neden olan mikroskobik canlı. Hayvanların burun ucu. Kaldırıma araçların park edilmesini engellemek amacıyla zemine gömülmüş mantar biçiminde beton yükselti. Bu tabakadan yapılmış olan şişe tapası. Çocukların özel tabanca ile patlattıkları barutlu madde.

Devele : Tabakhanede derileri kireçlemekte kullanılan aygıt. Yünü alınmış derileri yumuşatma, fırçası. (Uşak).

Seyrek : Benzerleri veya parçaları arasında çok aralık bulunan, aralıklı, sık karşıtı. Çok bulunmayan, az rastlanan, nadir. Aralıklı olarak, aralıklı bir biçimde, arada sırada, binde bir, nadir, nadiren, bayramdan bayrama, bayramda seyranda.

İrinli : İrin toplamış, cerahatli.

Hasta : Hastalık, kaza veya yaralanma dolayısıyla fizik veya ruh sağlığı bozulmuş ve tedavi edilmesi gereken kimse, rahatsız. Aşırı düşkün, tutkun. Parasız, züğürt. Zihinsel yetenekleri bozulmuş olan.

 

Manta : Ayak terlememesi için ayakkabıların içine konan mantar. (Senirkent Isparta).

Sığır : Geviş getirenlerden, boynuzlu büyükbaş evcil hayvanların genel adı. Anlayışsız, kaba saba kimse.

Yapan : Ardıç ve gomalak ağacının, yatay büyüyen dalları.

Örgen : Organ, uzuv.

Seyr : Seyir, seyretme// seyr etmek: temaşa etmek.

Olar : Onlar. Onlar (III. çokluk şahıs zamiri).

Diğer dillerde Salkımküflüce anlamı nedir?

Almanca'da Salkımküflüce ne demek ? : traubenpilzkrankheit