Sentrosfer nedir, Sentrosfer ne demek
Sentrosfer; Biyoloji alanında kullanılan bir sözcüktür.
Biyoloji'deki anlamı:
şık mikroskobunda sentriyol ile çevresinde görülen bölge. İki yapı bir arada sentrozomu meydana getirmektedir.
Sentrosfer kısaca anlamı, tanımı
Sent : Doların yüzde biri değerinde para birimi
Bir arada : Toplu bir durumda, birlikte, toplu olarak.
Sentrozom : Hücre sitoplazması içinde çekirdeğin yakınında bulunan, açık renkli ve genellikle homojen plazma kütlesi. Işık mikroskobu ile çekirdeğin yakınında görülen ve sentrosfer ile sentriyolden oluştuğu ifade edilen yapı. Hücre bölünmesinde görülebilen ve esas yapısından sentroplazmanın biçimlendiği ipliksel organel. Çekirdeğe yakın bölgede hücre merkezini oluşturur. Hayvan gözelerinde bulunan ve mitoz bölünmesinde faal bir rolü olan bir göze organeli.
Sentriyol : Hayvan hücreleri, algler, yosunlar, eğreltiler ve Ginko ağacı gibi ilkel bitkilerin hücrelerinde çekirdeğin hemen yanında bulunan, 27 (9x3) mikrotüpçükten üçlü gruplar olarak yapılmış olan (3 x 9), bitki hücrelerinde bulunmayan, hücre bölünmesinin profaz safhasına kadar kendini eşleyerek sayısını iki çifte çıkaran ve birer çift olarak hücrenin kutuplarına göç ederek iğ ipliklerinin organizasyonunu yapan bir çift organel. Hücre bölüneceği zaman kutuplara göç eden, iğ ipliklerinin yapımında rol oynayan organeller. Hücre bölünmesinde sentrozom içerisindeki sentroplazmanın orta kısmında mikrotüpçüklerden oluşan, elektron mikroskobunda her birinde üç adet mikrotubulus içeren dokuz adet tubulus demeti bulunan koyu görünüşlü cisimcikler. Bu oluşum sentroplazmayı etkisi altına alarak yeni mikrotubulusların oluşumunu sağlar.
Getirmek : Gelmesini sağlamak. Erişmek ya da eriştiğini sanmak. Bir makama atamak veya seçmek. Sebep olmak, ortaya çıkarmak. İleri sürmek. İletmek, bildirmek. Bir şeyi yanında veya üstünde bulundurmak. Sağlamak. Bazı kelimelerle birleşik fiil yapar.
Bir ara : Kısa bir süre. Geçmiş bir zamanda.
Getirme : Getirmek işi.
Meydan : Alan, saha. Fırsat, imkân ya da vakit. Bulunulan yer ve çevresi, ortalık. Mevlevi tekkelerinde ayin yapılmış olan yer. Yarışma, eğlence veya karşılaşma yeri.
Mikro : Küçük, dar, makro karşıtı.
Çevre : Bir şeyin yakını, dolayı, etraf, periferi. Bir birimden önce veya sonra gelen aynı türden birimlerin tümü, bunların oluşturduğu küçük grup, kontekst. Kişinin içinde bulunduğu toplumu oluşturan ortam. Hayatın gelişmesinde etkili olan doğal, toplumsal, kültürel dış faktörlerin bütünlüğü. Bir kimse ile ilişkisi bulunanlar, muhit. Yağlık. Düzlem üzerindeki bir şekli sınırlayan çizgi. Aynı konu ile ilgisi bulunan kimselerin tümü, muhit.
Bölge : Sınırları idari, ekonomik birliğe, toprak, iklim ve bitki özelliklerinin benzerliğine veya üzerinde yaşayan insanların aynı soydan gelmiş olmalarına göre belirlenen toprak parçası, mıntıka. Vücut yüzeyinde sınırları belli herhangi bir bölüm, nahiye.
Görü : Görme yetisi. Bir yerin çevreyi görme özelliği, nezaret. Dolaysız kavrama, birden kavrama.
Yapı : Barınmak veya başka amaçlarla kullanılmak için yapılmış her türlü mimarlık eseri, bina. Yapma, oluşturma, ortaya konulma, meydana getirme. Bütünün bir araya getirilişinde uyulan dizge, strüktür. Ögeleriyle somut bağımlılığı olan bütün. Parçaları ve ögeleri arasında yasaya uygunluk, durağan bağlar ve karşılıklı ilişkiler bulunan dizge veya bütün, strüktür. Yapılmakta olan konut, yol, köprü vb. inşaat, konstrüksiyon. Canlı bir varlığın ruh veya beden özelliklerinin tümü, bünye, strüktür. Bir hücrede, bir dokuda, karmaşık oluşumlu bir organizmada elemanların düzeni.
Şık : Güzel, zarif, modaya uygun. Güzel, modaya uygun giyinmiş olan. Yerinde, uygun. Seçenek. Şeyh (Kuşu). Türk gölge oyunu tipi. Ortaoyununda buna zampara denir. Zampara da denir Karagöz ve Orta oyunu tipi.
İki : Birden sonra gelen sayının adı. Birden bir artık. Bu sayıyı gösteren 2 ve II rakamlarının adı.
Bir : Sayıların ilki. Tek. Ortaklaşa olan, birleşik, müşterek. Eş, aynı, bir boyda. Bu sayıyı gösteren 1 ve I rakamlarının adı. Bir kez. Değer, önem bakımlarından birbirinden farksız, birbirine eşit, birbirine benzer. Herhangi bir varlığı belirsiz olarak gösteren (sayı). Beraber. Aynı, benzer. Bu sayı kadar olan. Ancak, yalnız. Sadece.
İle : Kelimenin sonuna geldiğinde birliktelik, beraberlik, araç, neden veya durum anlatan cümleler yapmaya yarayan bir söz. Bazı soyut adlara getirildiğinde ". olarak, . bir biçimde" anlamında durum zarfları oluşturan bir söz. Cümle içinde aynı görevde bulunan iki ögeyi birbirine bağlamaya yarayan bir söz.
Diğer dillerde Sentrosfer anlamı nedir?
İngilizce'de Sentrosfer ne demek ? : centrosphere

Bu kısımda Sentrosfer nedir? Sentrosfer ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Sentrosfer tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Sentrosfer hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.