Sorkuncuk nedir, Sorkuncuk ne demek

Sorkuncuk; Yerleşim Merkezi olarak kullanılan bir kelimedir.

Gezilecek Görülecek bir yer olarak anlamı:

Kastamonu ili, Daday belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yer.

Sivas ilinde, Kayadibi nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi.

Sorkuncuk anlamı, tanımı

Sorkun : Çalıya benzer bir çeşit söğüt. Yüksek dağ sırtı. Dallarından sepet, sele örmekte kullanılan bir çeşit söğüt. Sultani söğüt. Yüksek dağların sırt ve etekleri. Dağlarda yetişen yabani söğüt. Afyon ili, Sandıklı ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri. Bolu ili, Dörtdivan ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi. Burdur şehrinde, Gölhisar belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yer. Çorum şehrinde, İskilip belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim birimi. Eskişehir ili, Mihalıççık belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi. Kastamonu ilinde, Daday belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi. Konya kenti, Akşehir ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi. Konya ili, Bozkır ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yer. Sinop şehrinde, Gerze belediyesi, merkez bucağına bağlı bir bölge. Sivas kenti, Zara ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi. Tokat ilinde, Gökçeli bucağına bağlı bir yerleşim birimi. Uşak ilinde, merkez ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yer

 

Kastamonu : Türkiye'nin Karadeniz Bölgesi'nde yer alan illerinden biri.

Yerleşim : Yerleşme, iskân.

Belediye : İl, ilçe, kasaba, belde vb. yerleşim merkezlerinde temizlik, aydınlatma, su, toplu taşıma ve esnafın denetimi gibi kamu hizmetlerine bakan, başkanı ve üyeleri halk tarafından seçilen, tüzel kişiliği olan örgüt, şehremaneti. Bu örgütün bulunduğu bina.

Kayadibi : Adana kenti, Feke belediyesi, merkez bucağına bağlı bir bölge. Adıyaman ilinde, Damlacık bucağına bağlı bir yerleşim birimi. Afyon şehrinde, Sincanlı ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi. Ankara şehrinde, Elmadağ ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri. Antalya şehrinde, Aksu nahiyesine bağlı bir yer. Artvin ili, Muratlı bucağına bağlı bir yerleşim birimi. Artvin ili, Şavşat belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim yeri. Bartın ilinde, merkez belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yer. Batman ilinde, Kozluk ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir bölge. Burdur şehrinde, Yeşilova belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim yeri. Giresun ili, Bulancak belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim yeri. Gümüşhane ilinde, Köse ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir bölge. İçel ili, Tarsus ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi. İzmir ilinde, Bornova belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim birimi. Karabük şehrinde, Yenice ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi. Kars şehrinde, Susuz belediyesi, merkez bucağına bağlı bir bölge. Kastamonu kenti, Çatalzeytin belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir bölge. Kastamonu kenti, Küre ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi. Kastamonu şehri, Taşköprü ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yer. Kayseri şehri, Yeşilhisar ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yerleşim birimi. Konya ili, Hatunsaray nahiyesine bağlı bir yer. Malatya ilinde, Levent nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi. Mardin şehri, Girmeli bucağına bağlı bir yerleşim birimi. Muğla kenti, Dalaman belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir bölge. Muğla şehrinde, Kemer nahiyesine bağlı bir yer. Ordu şehrinde, Uzunisa bucağına bağlı bir bölge. Sivas ilinde, Kayadibi nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi. Sivas şehri, Şerefiye bucağına bağlı bir yerleşim yeri. Yozgat şehri, Salmanlı nahiyesine bağlı bir bölge.

 

Nahiye : Bucak. Bölge.

Merkez : Bir bölgenin veya kuruluşun yönetim yeri. Biçim, tarz. Bir işin öğretildiği yer. Bir kapalı eğrinin veya bazı çokgenlerde köşegenlerin kesişme noktası. Bir dairenin veya bir küre yüzeyinin her noktasından aynı uzaklıkta bulunan iç nokta, özek. Belirli bir yerin ortası. Polis karakolu. Bir işin yoğun olarak yapıldığı yer.

Beledi : Şehirle ilgili. Pamuklu, kalın bir tür kumaş. Yerleşik.

Bağlı : Bir bağ ile tutturulmuş olan. Gerçekleşmesi bir şartı gerektiren, vabeste. Kapatılmış olan, kapalı. Halk inanışına göre, büyü etkisiyle cinsel güçten yoksun edilmiş (erkek). Bir kimseye, bir düşünceye, bir hatıraya saygı, aşk vb. duygularla bağlanan, sadık, tutkun. Bir kuruluşun yetkisi altında bulunan. Sınırlanmış, sınırlı.

Sivas : Türkiye'nin İç Anadolu Bölgesi'nde yer alan illerinden biri.

Birim : Bir kümenin her elemanı. Dilin, oluşturduğu yapı içinde, belli bir düzlemde yer alan öbür ögelerle kurduğu bağıntılarla tanımlanan ayrı nitelikli öge, ünite. Herhangi bir kuruluştaki alt bölümlerden her biri. Bir çokluğu oluşturan varlıkların her biri, ünite. Bir niceliği ölçmek için kendi cinsinden örnek seçilen değişmez parça, vahit.

Daday : Kastamonu iline bağlı ilçelerden biri.

Dada : Büyük kardeş, ağabey. Bebek, bir aylıktan iki yaşına kadar olan çocuk. Hala. Teyze. Yaşlı kadınlara saygı hitabı olarak kullanılır. Delikanlılara hitap olarak kullanılır. [Bakınız: dadal]. Dilsiz. [Bakınız: dadak]. Küçük çocuklara verilen ufak tefek hediyeler. Birini oyalamak, kandırmak için söylenen tatlı söz, gösterilen iyilik, verilen yiyecek: Bu söze inanmam ağzıma dada çalıyor. Yemek. Küçük çocuklara verilen tatlı yiyecekler, tatlı. Çocuk maması. Ahmak, saf, bön, şaşkın, sersem. Bebek, küçük çocuk. Balıkesir kenti, Kireç bucağına bağlı bir yerleşim yeri.

Merk : Evlek. Yara ya da çıban yangısı. Bir kabın, borunun içindeki tortu, pas. Tarla içindeki her bir bölüm (Erzincan Merkez).

Bele : Yüzü beyaz koyun. İki kardeş çocukları, kuzen. Teyze, hala. Böyle. Belâ. Kundak, çocuk bezi. Böyle, bk. böle. Teyze çocuğu, karşılığı böle. Böyle, bk. böle, böyle. Böyle, şu şekilde.

Biri : Bir tanesi. Bilinmeyen bir kimse.

Kast : Ayrıcalıklar bakımından yukarıdan aşağıya doğru kesin ölçülerle sınırlanmış bulunan, en koyu biçimiyle Hindistan'da görülen toplumsal sınıfların her biri.

Kaya : Büyük ve sert taş kütlesi. Kayaç.

Siva : Başka, gayrı, özge.

Yer : Bir şeyin, bir kimsenin kapladığı veya kaplayabileceği boşluk, mahal, mekân. Yerküre. Gezinilen, ayakla basılan taban. Önem. Ekime elverişli toprak parçası, arazi. Görev, makam. Durum, konum, vaziyet. Ülke. Durum, konum. İz. Üzerine yapı kurulmaya elverişli arazi, arsa. Otel, motel vb.nde kalınacak oda. Bulunulan, yaşanılan, oturulan bölge. Bir olayın geçtiği veya geçeceği bölüm, alan, mahal.

Diğer dillerde Sorgum yan ürünü anlamı nedir?

İngilizce'de Sorgum yan ürünü ne demek ? : sorghum by product