Spina iliaka dorsalis kaudalis nedir, Spina iliaka dorsalis kaudalis ne demek

Spina iliaka dorsalis kaudalis; Anatomi, Veteriner alanlarında kullanılan bir sözcüktür.

Veterinerlikte sözlük anlamı:

Böğür kemiğinin orta köşesindeki arka dikensi çıkıntı.

Spina iliaka dorsalis kaudalis kısaca anlamı, tanımı

Dorsal : [Bakınız: sırt]. Sırt

Dorsalis : Sırta ait, sırta bakan, sırtla ilgili olan.

Kauda : Kuyruk.

Kaudalis : Kuyrukla ilgili, kuyruk tarafı.

Spin : Proton, elektron gibi temel parçacıkların parçacık ekseni etrafında dönmesi. Bir temel parçacığın devinim süresi.

Spina : Diken, kılçık, ucu sivri, dikensi çıkıntı.

Dikensi çıkıntı : Omurların, sırt boyunca alt alta duran kemik çıkıntıları.

Böğür kemiği : Kalça kemiğinin ön ve üst kısmındaki kemik, ilye kemiği, os ilium, ilyum.

Çıkıntı : Bir yüzeyde ileri doğru çıkan bölüm. Bir metni düzeltmek veya ona bir şey eklemek için satır dışına yazılan yazı, çıkma. Her şeye itiraz eden, huzursuzluk çıkaran (kimse). Kambur.

Dikensi : Dikene benzer, dikeni andıran, diken gibi, dikenimsi.

Böğür : İnsan ve hayvan vücudunun kaburga ile kalça arasındaki bölümü. Dağ yamacı. Akran. Yan taraf.

Diken : Bazı bitkilerin dal, yaprak, meyve kabuğu vb. bölümlerinde ve bazı hayvanların derisinde bulunan sert, ucu sivri ve batıcı çıkıntılardan her biri. Bu çıkıntıları çok olan bitki.

 

Çıkın : Bir beze sarılarak düğümlenmiş küçük bohça, çıkı.

Köşe : Birbirini kesen iki çizginin, iki düzlemin oluşturduğu açı, zaviye. İki duvarın birleştiği girintili veya çıkıntılı yer. İki sokağın veya caddenin kesiştiği yer, büküç. Bölüm, yer veya yan. Kuytu, tenha veya ücra yer. Kimsenin kolay kolay uğramadığı yer. Kesici araçları bilemeye yarayan bir çeşit taş, bileği taşı. Kadınların başlarına takarak yüzlerine ya da şakaklarına sarkıttıkları gümüş ya da altın süs eşyası. Dört yönden her biri. Yapıda köşelere konulan büyük ve düzgün taş. Deriden kesilmiş, çarık dikmekte kullanılan sırım. Kanepe yastığı. Gelin ya da sünnet çocuğu için hazırlanan yer. Ocağın bir kenarı. Ocak başı. [Bakınız: köş]. Ayrılık, anlaşmazlık, aykırılık : Ahmet gene köşe çıkardı. Halının bir köşesine yapılan bir çeşit süs, köşe motifi. Ayaktopu alanını oluşturan yan ve kale çizgilerinin kesişme noktalarından her biri. Bir açıyı belirleyen iki yarıdoğrunun kesiştiği nokta. Çokgen tanımında sözü geçen noktalarından biri Verilen bir çok yüzlünün yüzlerini oluşturan çokgenlerin köşelerinden biri. 4- Yalınca tanımında sözü geçen noktalarından biri. İki ya da daha çok sayıdaki metal parçanın birbirlerine bağlandığı yer.

Kemi : Büyük, iri fare. Yerelması.

Orta : Bir şeyin kenarlarından merkeze doğru yaklaşık olarak aynı uzaklıkta olan yer. İyi ile kötü arasındaki durum. Öğretimde, öğrencinin değerlendirilmesinde geçer not ile iyi arasındaki derece. Yeniçeri Ocağında tabur. Çankırı iline bağlı ilçelerden biri. Her iki yanında kendi türünden aynı nitelikte nesneler, durumlar bulunan. Ne büyük ne küçük, midi. Bir şeyin eşit olarak ayrılabileceği bölüm. Bir olayın, içinde gerçekleştiği yer. Sorunların çözümünde aşırılıklardan kaçınan, ölçülü bir yöntem izleyen. İki karşıt nitelik veya durum arasında bulunan, tutarlı, ılımlı, vasat. Futbolda oyunculardan birinin, topu, kale ağzında duran arkadaşlarına havadan yollamak için yaptığı vuruş. Başlangıcı ile bitimi arasında eşit uzaklıkta olan süre. Ne uzun ne kısa, midi. Defterde, bir araya getirilmiş belli sayıda yaprakların oluşturduğu bölümlerden her biri. Orantı.

 

Arka : Bir şeyin temel tutulan yüzünün tam ters yanı, ön karşıtı. Bir şeyin sırt durumunda olan yüzeyi. Otururken sırtın dayandığı yer. Geri kalan bölüm. Geçmiş, geride kalmış zaman. Kayıran, destekleyen. İnsanın vücudu, bedeni. Art, peş. Arkada olan, arkada bulunan.

Çıkı : Çıkın.

Böğü : İri ve zehirli örümcek. [Bakınız: bö, bô]. İri akrep. Danaburnu. Fasulye. [Bakınız: boğrülce]. Büyü.

Diğer dillerde Spina bifida anlamı nedir?

İngilizce'de Spina bifida ne demek ? : spina bifida