Stinted türkçesi Stinted nedir

Stinted ingilizcede ne demek, Stinted nerede nasıl kullanılır?

Unstinted : Bol. Esirgenmemiş. Kısıtlanmamış. Sınırsız.

Stint on : Bir konuda cimrilik etmek.

Stint oneself : Masraftan kaçınmak için kendini mahrum bırakmak.

Without stint : Bol bol. Esigemeyerek. Sınırsız. Limitsiz. Sınır koymadan. Pek çok.

Stint : Masraftan kaçınmak. Dar tutmak. Yeteri kadar vermemek. Kısıtlamak. Esirgemek. Mahrum etmek. Az vermek. Cimrilik etmek. Bağlamak. Kısmak.

Sting fish : Barsam.

Stintingly : Esirgeyerek.

Sting of conscience : Vicdan azabı.

Stinger : İçe oturan söz. Kırıcı söz. Diken. Isırgan otu. Sokan hayvan. Isıtıcı. İncitici davranış. İğne (akrep vb.). Akrep iğnesi. Uçaksavar roketatar.

Stints : Yeteri kadar vermemek. Mahrum etmek. Kısıtlamak. Sınır. Az vermek. Bağlamak. Cimrilik etmek. Masraftan kaçınmak. Dar tutmak. Kısmak.

İngilizce Stinted Türkçe anlamı, Stinted eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Stinted ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Suitable : Yerinde. Münasip. Uyan. Elverişli. Olacak. Denk. Uygun. Müsait. İyi. Kip.

Determinate : Kati. Belirli. Mukarrer. Sabit bir sayıya sahip olan. Kesin. Mahdut. Belli. Muayyen. Hudutlu.

Finite : Mahdut. Ölçülebilir. Bitimli. Sonu olan. Sonlu. Terimleri sayısı verilen bir n sayışımdan küçük olan bir kümenin bu niteliği. Sayı veya şahıs gösteren (dilbilgisi terimi).

 

Limited : Belirlenmiş. Sayılı. Sınırlı sorumlu (şirket). Sınırlanmış. Ekspres tren. Hudutlarla sınırlı. Belirli. Mahsur.

Scant : Özensiz çalışmak. Zar zor yeten. Dikkatsiz bir biçimde çalışmak. Sınırlamak. Yetersiz. Kıt. Az miktarda vermek. Az. Daraltmak. Dar.

Narrowest : Dar. En dar. En darına.

Restricted : Dar. Gizli. Kontrollü. Yasak. Belirli bir türküm için. Kayıt altında. Zorunlu. Kısıtlanmış. Sınırlamalı.

Penurious : Az. Pinti. Yoksul. Aşırı yoksul. Hasis. Fakir. Cimri. Kıt.

Indicated : Sezdirilen. Hissettirilen. İşaret edilmiş. Gösterilmiş. Belirlenmiş. İfade edilen. İma edilen. Gösterilen. Sınıflandırılmış.

Reduced : İndirimli. İndirilmiş. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Tenzil edilmiş. İndirgenmiş. Azalmış. Tenzilatlı. Küçültme işlemine uğramış (film) küçültme işlemiyle elde edilmiş (film). Azaltılmış.

Stinted synonyms : localized, qualified, restrictive, finites, definite, constricted, confined, limiteds, narrow, measurable, scantiest, contracted, scantier, fit, localised, interdicted, delimited, bounded, scanted, narrower, limitative.

Stinted zıt anlamlı kelimeler, Stinted kelime anlamı

Unstained : Temiz. Renksiz. Lekesiz.

Unfit : Formunda olmayan. Sağlık açısından uygun olmayan. Uymaz. Uygunsuz. Elverişsiz hale getirmek. İşe yaramaz hale getirmek. İşe yaramaz. Birleştirilmemiş. Yetersiz. Uygun olmayan.