Stoacı etik nedir, Stoacı etik ne demek

Stoacı etik; Veteriner alanında kullanılan bir sözcüktür.

Veterinerlikte sözlük anlamı:

Kendi aklını evrensel akla tabi kılmak, tek bir canlı organizma olarak kabul edilen evrenin büyük düzeninde yerini almak durumunda olan insan için akla uygun yaşamak, erdemli olmak ve doğaya uygun yaşamak anlamına gelen etik görüş.

Stoacı etik tanımı, anlamı

Etik : Töre bilimi. Ahlaki, ahlakla ilgili. Etik bilimi. Çeşitli meslek kolları arasında tarafların uyması veya kaçınması gereken davranışlar bütünü

Stoacı : Stoacılık yanlısı (kimse, görüş vb.).

Organizma : Canlı bir varlığı oluşturan organların bütünü, uzviyet. Herhangi bir canlı varlık.

Evrensel : Evrenle ilgili. Dünya ölçüsünde, dünya çapında. Bütün insanlığı ilgilendiren, âlemşümul, cihanşümul, üniversal.

Yaşamak : Canlılığını, hayatını sürdürmek. Sağ olmak. Varlığını sürdürmek. Oturmak, eğleşmek. Geçinmek. Herhangi bir durumda bulunmak veya olmak. Görüp geçirmek, başından geçmek. ... yaşında bulunmak: On yaşıyor. Hayatını idame ettirmek.

Erdemli : Erdemi olan, faziletli, faziletkâr. Mersin iline bağlı ilçelerden biri.

Düzeni : İki tepe arasındaki düz yerler, vadi.

Yaşama : Yaşamak işi.

Kılmak : Etmek, yapmak.

Kabul : Bir şeye isteyerek veya istemeyerek razı olma. Akseptans. Konukları veya işi olanları yanına, katına alma. Bir öneriyi uygun bulma, onaylama. Bir yere alınma. Sunulan bir şeyi, armağanı alma.

 

Görüş : Görme işi. Cezaevi veya hastanedeki birine yapılmış olan ziyaret. Gözle bir şeyi algılama yetisi. Benzerlerinden ayıran özellik, konsept. Bir olay, varlık veya düşünce üzerinde varılan yargı, fikir.

Gelen : Gelme işini yapan (kimse ya da nesne). Bir ışık kaynağından çıkıp bir aynanın yüzüne veya saydam bir cismin yüzeyine düşen (ışın).

Kendi : İyelik ekleri alarak kişilerin öz varlığını anlatmaya yarayan dönüşlülük zamiri, zat. Kişinin özel olarak vurgulandığını anlatan bir söz. "Kendisi, kendileri" biçiminde bazen saygı duygusuyla veya söz konusu olanları amaçlayarak "o" ve "onlar" yerine kullanılan bir söz. Yaptığı, giriştiği bir işte başkalarının herhangi bir etkisi bulunmadığını belirten bir söz.

Organ : Vücudun, belirli bir görev yapan ve sınırları kesin olarak belirlenmiş bölümü, uzuv. Bir görevi, bir işi yerine getirmekle yükümlü kuruluş.

Doğay : (karşılık: favna),Bir memleket, alan ya da devreye has hayvanlar topluluğu. “Ey ay, artık doğ, kendini göster” anlamında kullanılan bir isim”.

Yaşam : Doğumla ölüm arasında yaşanan süre, ömür, hayat.

Uygun : Yakışır, yaraşır, mutabık, mütenasip. Orantılı, oranlı. Elverişli, yarar, müsait, muvafık.

Olmak : Meydana gelmek, varlık kazanmak, vuku bulmak. Hazırlanmak, hazır duruma gelmek. Bir şeyi elde etmek, edinmek. Bir yerde doğmuş, yaşamış olmak. Yitirmek, elinden kaçırmak. Sıfat-fiil eki almış kelimelerle birlikte başlama, bitirme vb. bildiren fiilleri oluşturur. Gerçekleşmek ya da yapılmak. Yol açmak. Sarhoş olmak. Bir şey, birinin mülkiyetine geçmek. Hastalığa yakalanmak, tutulmak. Yetişmek, olgunlaşmak. Bulunmak. Bir görev, makam, san veya nitelik kazanmak. Ek fiilin geniş zamanı olan -dır (-dir) anlamında kullanılan bir söz. Sürdürmek, yürütmek. Herhangi bir durumda bulunmak. Bir ad veya sıfatın belirttiği durumu almak. Yaklaşmak, gelip çatmak. Bir olayla karşılaşmak, başına kötü bir şey gelmek. Bir durumdan başka bir duruma geçmek. Bir kuruluşla, örgütle ilgili bulunmak, mensup olmak. Geçmek, tamamlanmak. Uygun düşmek, yerinde görülmek. Uymak, tam gelmek.

 

Kılma : Kılmak işi.

İnsan : Toplum hâlinde bir kültür çevresinde yaşayan, düşünme ve konuşma yeteneği olan, evreni bütün olarak kavrayabilen, bulguları sonucunda değiştirebilen ve biçimlendirebilen canlı. Huy ve ahlak yönünden üstün nitelikli (kimse). Âdemoğlu, âdem evladı.

Diğer dillerde Stoacı etik anlamı nedir?

İngilizce'de Stoacı etik ne demek ? : stoic ethics