Sucular nedir, Sucular ne demek

Sucular; Tarih, Yerleşim Merkezi alanlarında kullanılan bir terimdir.

Tarih terimi olarak anlamı:

Yeniçeri ocağının su gereksinmesini sağlayan kimseler.

Gezilecek Görülecek bir yer olarak anlamı:

İçel şehrinde, Tarsus belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yer.

Sucular tanımı, anlamı

Sucu : Su satan veya evlere su taşıyan kimse, saka

Sucul : Suyu seven, suya düşkün. Suyu çeken, hidrofil, hidrofilik.

Sucular kethüdası : Sakalar ocağının kethüdası.

Yeniçeri ocağı : Osmanlılarda, 1362-63'te kurulup 1826'da kaldırılan, 196 ortadan oluşmuş askeri örgüt. Yeniçeri askerinin küçükten yetiştirildiği askeri kuruluş.

Gereksinme : Gereksinmek işi veya durumu. İnsanın yaşaması, gelişmesi, üremesi, sağlığını koruması, doğal ve toplumsal çevreye uyabilmesi için gereken şey, koşul. Güdü. Rahatlık ve uyum sağlayan ve düzgülü davranışları kolaylaştıran içerik ya da dışarık kimi şeylerden yoksun olma durumu. (Bazen doyurulmamış güdüler anlamında da kullanılır.).

Yeniçeri : Kapı kulu teşkilatının piyade sınıfı. Bu asker sınıfından olan er.

Sağlayan : Tekeffül eden, mütekeffil.

Belediye : İl, ilçe, kasaba, belde vb. yerleşim merkezlerinde temizlik, aydınlatma, su, toplu taşıma ve esnafın denetimi gibi kamu hizmetlerine bakan, başkanı ve üyeleri halk tarafından seçilen, tüzel kişiliği olan örgüt, şehremaneti. Bu örgütün bulunduğu bina.

 

Merkez : Bir bölgenin veya kuruluşun yönetim yeri. Biçim, tarz. Bir işin öğretildiği yer. Bir kapalı eğrinin veya bazı çokgenlerde köşegenlerin kesişme noktası. Bir dairenin veya bir küre yüzeyinin her noktasından aynı uzaklıkta bulunan iç nokta, özek. Belirli bir yerin ortası. Polis karakolu. Bir işin yoğun olarak yapıldığı yer.

Beledi : Şehirle ilgili. Pamuklu, kalın bir tür kumaş. Yerleşik.

Tarsus : Mersin iline bağlı ilçelerden biri.

Bağlı : Bir bağ ile tutturulmuş olan. Gerçekleşmesi bir şartı gerektiren, vabeste. Kapatılmış olan, kapalı. Halk inanışına göre, büyü etkisiyle cinsel güçten yoksun edilmiş (erkek). Bir kimseye, bir düşünceye, bir hatıraya saygı, aşk vb. duygularla bağlanan, sadık, tutkun. Bir kuruluşun yetkisi altında bulunan. Sınırlanmış, sınırlı.

Kimse : Herhangi bir kişi, kim olduğu bilinmeyen kişi.

Gerek : İcap. Gerçekleşmesi zorunlu olarak beklenen, lazım.

İçel : Türkiye'nin Akdeniz Bölgesi'nde yer alan illerinden biri.

Merk : Evlek. Yara ya da çıban yangısı. Bir kabın, borunun içindeki tortu, pas. Tarla içindeki her bir bölüm (Erzincan Merkez).

Ocağ : Ev, aile.

Yeni : Kullanılmamış veya az kullanılmış olan, eski karşıtı. Tanınmayan, bilinmeyen. O güne kadar söylenmemiş, görülmemiş, gösterilmemiş, düşünülmemiş olan. Biraz önce, çok zaman geçmeden. Daha öncekilerden farklı olan. Eskisinin yerine gelen. En son edinilen. İşe henüz başlamış. Oluş veya çıkışından beri çok zaman geçmemiş olan.

 

Gere : Meyve dallarını eğmek ya da davarları yakalamak için kullanılan ucu çengelli uzun sırık. Geniş. Ağız kavgası, çekişme.

Bele : Yüzü beyaz koyun. İki kardeş çocukları, kuzen. Teyze, hala. Böyle. Belâ. Kundak, çocuk bezi. Böyle, bk. böle. Teyze çocuğu, karşılığı böle. Böyle, bk. böle, böyle. Böyle, şu şekilde.

Diğer dillerde Sucular anlamı nedir?

Osmanlıca Sucular : sakalar, sebilciler