Sulkoplasti nedir, Sulkoplasti ne demek

Sulkoplasti; Veteriner alanında kullanılan bir kelimedir.

Veterinerlikte sözlük anlamı:

Trochlea ossis femorisin yüzlek olduğu durumlarda buradan kıkırdak tabakasının kaldırılarak subkondral kemikten bir bölümünün kazınıp uzaklaştırılması ve kaldırılan kıkırdak tabakasının yerine yerleştirilerek oluğun derinleştirilmesi ameliyatı.

Sulkoplasti kısaca anlamı, tanımı

Derinleştirilme : Derinleştirilmek işi

Uzaklaştırılma : Uzaklaştırılmak işi.

Ameliyat : Hasta üzerinde tedavi amacıyla uygulanan kesme ve dikme işlemi, cerrahi müdahale, operasyon. İşler, faaliyetler.

Kıkırdak : Kemik kadar sert olmayan, dayanıklı, esnek, bükülgen, damarsız bağ dokusu. Kakırdık. Sığır ve danada, hayvanın göğüs boşluğunun arka tarafının alt bölümünde bulunan parça.

Buradan : Bu yerden.

Kaldırı : Güç: Onun kaldırışı çok yüksektir.

Tabaka : Katman. Baskı ve yazıda kullanılan, değişik boyutlarda kesilmiş kâğıt. Derece. Cepte taşınan tütün veya sigara kutusu.

Yerine : Bir şeyin veya bir kimsenin yerini almak üzere. Başkasının adına. Alegori.

Burada : Bu yerde.

Yüzlek : Sığ. Derin olmayan, sığ.

Bölüm : Bir bütünü oluşturan parçaların her biri, kısım. Canlıların bölümlenmesinde filumların bir araya gelmesiyle oluşan birlik. Çağ, devir. Bir okul veya üniversitenin herhangi bir bilim ve uzmanlık dalında eğitim sağlayan birimlerinden her biri, departman. Bir kuruluşun yönetim birimlerinden her biri, departman, seksiyon. Bölme işlemi sonunda elde edilen sayı.

 

Kemik : İnsanın ve omurgalı hayvanların çatısını oluşturan türlü biçimdeki sert organların genel adı. Bu sert organdan yapılmış.

Durum : Bir şeyin içinde bulunduğu koşulların hepsi, vaziyet, hâl, keyfiyet, mevki, pozisyon. Duruş biçimi, konum, tavır. Ad soyundan kelimelerin birbirleriyle edatlarla ve fiillerle ilişkilerini belirleyen biçim, hâl. Bireyin toplum içindeki ilişkileriyle belirlenen yeri.

Derin : Dibi yüzeyinden veya ağzından uzak olan. Kendi türünde çok gelişmiş, en ileri durumda olan. Yoğun. Dip. Uzun süren. İçten gelen. Ayrıntılı. Yüzeyden içeri inen.

Tabak : Yiyecek koymaya yarar, az derin ve yayvan kap. Sepici. Bu kabın alacağı miktarda olan.

Kemi : Büyük, iri fare. Yerelması.

Yeri : Yürü. Utanmaz: Yêriliğin cezasını çekti.

Kıkı : Koyun, keçi gübresi. İnsan dışkısı, pislik. [Bakınız: kıh]. Çocukların boyunlarına taktıkları boncuk dizisi. Boğazda çıkan yumruk biçiminde şişkinlik (guatr hastalığı).

Bölü : Bölme işlemini gösteren “/” veya “:” işaretlerinin okunuşu, taksim. Bir bayağı kesrin gösterilişinde pay ile payda arasına konulan yatay çizginin okunuşu. Böyle.

Oldu : Evet. Başüstüne.

Diğer dillerde Sulkoplasti anlamı nedir?

İngilizce'de Sulkoplasti ne demek ? : sulcoplastie