Svarmer nedir, Svarmer ne demek

Svarmer; Veteriner alanında kullanılan bir terimdir.

Veterinerlikte sözlük anlamı:

İchthyophthirius multifiliis ve Cryptocaryon irritans gibi protozoonların göl ve denizlerin dip kısmında bulunan kistlerinin içerisinde, çoğa bölünme sonucunda oluşan enfeksiyöz evreler.

Svarmer anlamı, kısaca tanımı

Çoğa bölünme : Bir hücrenin, önce çekirdeğinin birçok defa bölünmesi, sonra çevrelerinde bir miktar sitoplâzma ile çok sayıda hücreye ya da sporlara ayrılması. Belirli sarkodin ve sporozoan protozoonlarda kız hücreler oluşturmak için çekirdekte çoklu bölünmeyi takiben, oluşan her bir küçük çekirdeğin etrafında sitoplazma kitlesiyle çevrilmesini sağlamak amacıyla sitoplazma bölünmesinin görüldüğü eşeysiz üreme biçimi, agamogoni, agamogenezis, agamogenetik, şizogoni, meregoni

Enfeksiyöz : Enfeksiyonun neden olduğu, enfeksiyon yapan, enfeksiyöz hastalık oluşturucu, infeksiyöz. Bir canlıdan diğer bir canlıya kolayca geçebilen, bulaşıcı. Enfeksiyon yapan, bulaşıcı hastalık meydana getirici.

Protozoon : Bir hücreli. Protozoonlara ait.

Denizler : Bursa ilinde, Keles ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi. Denizli şehri, Çal ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi. Samsun kenti, Çarşamba ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yer.

 

Bölünme : Bölünmek işi. Hücrelerin, belli bir büyüklüğe ulaştığında eşit bölümlere ayrılıp çoğalması. Yarışta toplu olarak koşarken birbirinden ayrılma.

İrritan : Tahriş edici, uyarıcı, uyartıcı faktör.

Sonucu : Sonunda, sonra. Netice, nihayet, en son, âkıbet, en sonra, sonunda.

Proto : Yunanca ilk anlamına gelen ön ek.

Bölün : Bir gazete veya dergide parça parça çıkan ve her parçası bir öncekinin devamı olan yazı.

Deniz : Yer kabuğunun çukur bölümlerini kaplayan, birbiriyle bağlantılı, tuzlu su kütlesi. Bu su kütlesinin belirli bir parçası. Aydaki düzlükler. Çokluk, yoğunluk. Geniş alan. Şanlıurfa şehrinde, Şehitnusretbey bucağına bağlı olan küçük bir yerleşim birimi.

İçeri : İç yan, iç bölüm, dışarı karşıtı. İç yüzeyde, iç bölümde olan. Hapishane. İç, iç yüzey. Gönül, yürek. İç yana, iç yana doğru.

Evre : Bir olayda birbiri ardınca görülen, bir işte birbiri ardınca beliren, gelişen değişik durumların her biri, aşama, safha, merhale.

Sonu : Boyunduruğun iki yanına konulan çubuklar.

Deni : Alçak, kötü, kişiliksiz (kimse).

İçer : Oda, oturma odası.

Gibi : -e benzer. İmişçesine, benzer biçimde. O anda, tam o sırada, hemen arkasından. -e yakışır biçimde.

Oluş : Olma işi, vuku. Oluşma, teşekkül, tekevvün. Bir durumdan öteki duruma geçiş.

Kist : Sporlu bitkilerde, özellikle mantarlarda, su yosunlarında görülen, bir veya birkaç hücreden oluşmuş organ. İçi koloit, yağ vb. sıvı veya yarı sıvı bir madde ile dolu 20 mm'den küçük patolojik torba, kitle. Tek hücrelilerin veya çok hücreli küçük hayvanların uygun olmayan şartlarda veya çoğalma sırasında çevrelerine saldıkları kendilerini korumaya yarayan dayanıklı kapsül.

 

Bölü : Bölme işlemini gösteren “/” veya “:” işaretlerinin okunuşu, taksim. Bir bayağı kesrin gösterilişinde pay ile payda arasına konulan yatay çizginin okunuşu. Böyle.

Çoğa : Bebek, çocuk. Kadınların iş yaparken giydikleri daha çok siyah renkli giysi. Belli bir ülke, alan ya da yerleşme biriminde yaşayan insanların sayısal toplamı. Çok, çok a, çok bulunur, çok vardır. Çocuk. Yavru.

Diğer dillerde Svarmer anlamı nedir?

İngilizce'de Svarmer ne demek ? : swarmer