Töz nedir, Töz ne demek

Töz; felsefe, Veteriner, Yöntem Bilimi, İsim alanlarında kullanılan bir sözcüktür. Dil bilgisi yönünden Türkçe'de isim olarak kullanılır.

  • Kök, asıl, cevher
  • Değişenlerin özünde değişmeden kaldığı varsayılan idealist kavram, cevher.

Yerel Türkçe'deki anlamı:

Kulak arkasındaki çukur yer.

Veterinerlikte sözlük anlamı:

hlk. Kel koyun, boynuzsuz koyun.

Töz isminin anlamı, Töz ne demek:

Kök, asıl, cevher. Töz ismi; Türkçe kökenli olup bir Erkek ismidir.

Teknik terim anlamı:

Düşünbilimde evreni oluşturduğu ve altöğelere ayrılamayacağı varsayılan temel öğelerden her biri.

Asıl, tabiat, künh, asli cevher.

Töz tanımı, anlamı

Eşyönsüz töz : Değişik yönlerde, değişik özellikler gösteren töz

Düşünbilim : Evrenin oluşumu, ilk ve son nedenleri, aşkın düzenlilikleri araştıran bilgi dalı.

Boynuzsuz : Boynuzu olmayan.

İdealist : Ülkücü. İdealizm öğretisine bağlı filozof.

Boynuzsu : Boynuzu andıran, boynuza benzeyen, boynuz gibi, boynuzumsu.

Her biri : Ayrı ayrı hepsi.

Değişme : Değişmek işi. Değişim.

Her bir : Sayılabilen şeylerin ayrı ayrı hepsi, beher (I).

Tabiat : Doğa. İnsanın büyük abdest bozma kolaylığı veya zorluğu. Doğal özellik. Huy, karakter. Güzeli ayırma melekesi, zevk, beğeni.

Kavram : Bir nesnenin veya düşüncenin zihindeki soyut ve genel tasarımı, mefhum, fehva, konsept, nosyon. Karın zarı, periton. Nesnelerin veya olayların ortak özelliklerini kapsayan ve bir ortak ad altında toplayan genel tasarım, mefhum, konsept, nosyon. Tutam, avuç dolusu.

 

Cevher : Bir şeyin özü, maya, gevher. İyi yetenek. Töz. Değerli süs taşı, mücevher.

Boynuz : Bazı hayvanların başında bulunan, tırnaksı bir maddeden, uzun, kıvrık veya çatallı korunma organı. Bu organdan yapılmış. Kurşun borudan kol alma işleminde kullanılan demirden yapılmış alet.

Ayrıl : Karşılaşma sırasında, yumrukoyuncularının birbirlerine kenetlenmeleri ve kendilerinden ayrılmamaları halinde orta hakemin verdiği komut. Bu durumda yumrukoyuncuları bir adım geriye açılırlar ve ancak ondan sonra vurabilirler. İki yolun ayrıldığı yer, yol kavşağı.

Koyun : Geviş getirenlerden, eti, sütü, yapağısı ve derisi için yetiştirilen evcil hayvan (Ovis aries). Verilen buyruklara uyan, kendi kişiliğini gösteremeyen kimse. Kollar arası, kucak. Koruyucu, şefkatli çevre. Göğüsle giysi arası.

Kulak : Başın her iki yanında bulunan işitme organı. Saban kulağı. Balıklarda başın iki yanında bulunan ve ağızdan alıp solungaçlardan geçirdiği suyu dışarıya vermeye yarayan yarıklardan her biri. Telli çalgılarda tel germeye yarayan burgu. Bu organın, sesleri toplayıp içeriye almaya yarayan dış bölümü. Duvar, baca, şömine vb. yerlerde kulağa benzer çıkıntı. Akarsuların ve özellikle göllerin karaya giren ve durgunlaşan yerleri. Varlıklı Rus köylüsü. Seslerin uygunluğunu seçebilme ve değerlendirebilme yeteneği.

 

Temel : Bir yapının toprak altında kalan ve yapıya dayanak olan duvar, taban vb. bölümlerinin tümü. Bir şeyin gelişimi için gereken ilk ögeler. Bu bölümleri yapmak için kazılan çukur. En önemli, belli başlı, ana, taban, esas, asıl, baz.

Kavra : Büyük eğe.

Çukur : Çevresine göre aşağı çökmüş olan yer. Mezar. Çene ve yanaktaki gamze.

İdeal : Ülkü. Düşüncenin tasarlayabileceği bütün üstün nitelikleri kendinde toplayan. Uygun.

Varsa : İhtimal ki, olsa olsa.

Diğer dillerde Töz anlamı nedir?

İngilizce'de Töz ne demek ? : substance