Toplu pazarlık nedir, Toplu pazarlık ne demek

Toplu pazarlık; İktisat, Maliye alanlarında kullanılan bir sözcüktür.

İktisat terim anlamı:

Belirli bir dönemde uygulanacak ücret, çalışma saati ve koşulları gibi konuları belirlemek amacıyla işçi sendikası ve işveren arasında yapılan doğrudan görüşme.

Teknik terim anlamı:

Toplu iş sözleşmesi yapabilmek üzere yetkili yanların bir araya gelerek konuyu görüşlerine ve inanışlarına göre tartışmaları.

Toplu pazarlık tanımı, anlamı

Pazarlı : Çanakkale ili, Gelibolu ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim birimi. Kırklareli şehrinde, Vize belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi

Pazar : Satıcıların belirli günlerde mallarını satmak için sergiledikleri belirli geçici yer. Rize iline bağlı ilçelerden biri. Belli bir şeyin satıldığı yer. Alışveriş. Cumartesi ile pazartesi arasındaki gün. Tokat iline bağlı ilçelerden biri.

Pazarlık : Bir alışverişte tarafların kendileri için en elverişli fiyatı karşısındakine kabul ettirmek amacıyla yaptıkları görüşme. Bazı kolaylıklar elde etmek veya daha iyi bir çözüme varmak amacıyla yapılmış olan görüşme. Özellikle pazar günleri giyilen şık, gösterişli giysi.

Toplu : Topu olan. Topunu, tamamını, bütününü içine alan. Düzenlenmiş, dağınık olmayan. Hepsi bir arada bulunan, toplanmış. Bir arada, bütün, kombine. Vücutça dolgun.

 

Toplu iş sözleşmesi : Toplu pazarlık sonucunda anlaşma sağlanması durumunda imzalanan sözleşme. Yetkili işçi ve işveren kuruluşları arasında yapılan ve hizmet bağıtının özelliklerini, uygulanacak koşulları ve sona ermesi ile ilgili yargıları kapsayan toplu iş sözleşmesi.

İşçi sendikası : İşçilerin ücretlerini ve çalışma koşullarını iyileştirmek amacıyla kurulan sendika.

Çalışma saati : Belirlenmiş, planlanmış çalışma zamanı, iş saati.

İş sözleşmesi : İşçilerle işveren arasındaki ilişkileri düzenleyen yöntem ve şartları kapsayan sözleşme, iş akdi, hizmet akdi.

Yapabilmek : Yapma imkânı veya olasılığı bulunmak.

Belirlemek : Belirli duruma getirmek, belirli kılmak, tayin etmek. Bir kavramı, ayırıcı bir öge ekleyerek sınırlamak, kapsam bakımından daraltmak, genellemek karşıtı. Yeni bir kavramı, özünü oluşturan ögeleri açıklayarak tanımlamak, sınırlamak.

Yapabilme : Yapabilmek işi.

Belirleme : Belirlemek işi, tayin, tespit, teşhis.

Sözleşme : Sözleşmek işi. Bu işlemi gösteren belge, mukavelename. Hukuki sonuç doğurmak amacıyla iki veya daha çok kişinin, kuruluşun karşılıklı ve birbirine uygun irade beyanlarıyla gerçekleşen işlem, bağıt, akit, mukavele, kontrat.

Tartışma : Birbirine karşıt düşünceleri karşılıklı savunma. Karşılıklı ağır sözler söyleyerek yapılmış olan çekişme, atışma, ağız dalaşı, dil dalaşı, dil kavgası, ağız kavgası, münakaşa. Bir sorun üzerine sözle veya yazılı olarak karşılıklı, bazen de sertçe savunma.

 

Doğrudan : Aracısız. Aracısız olarak, herhangi bir aracı kullanmadan.

Koşullar : Şerâit.

İşveren : İşçileri ücretle çalıştıran gerçek veya tüzel kişi, çalıştıran, patron.

Görüşme : Görüşmek işi, mülakat, müzakere.

Yetkili : Herhangi bir işte yetkisi olan (kimse), salahiyetli, salahiyettar. Mezun.

Sendika : İşçilerin veya işverenlerin iş, kazanç, toplumsal ve kültürel konular bakımından çıkarlarını korumak ve daha da geliştirmek için aralarında kurdukları birlik.

Diğer dillerde Toplu pazarlık anlamı nedir?

İngilizce'de Toplu pazarlık ne demek ? : collective bargaining, collective discussion