Ulukaya nedir, Ulukaya ne demek

Ulukaya; İsim, Yerleşim Merkezi alanlarında kullanılan bir terimdir.

Ulukaya isminin anlamı, Ulukaya ne demek:

Saygın, erdemli ve güçlü kimse. Ulukaya ismi; Türkçe kökenli olup bir Erkek ismidir.

Gezilecek Görülecek bir yer olarak anlamı:

Bartın ili, Ulus belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim birimi.

Muş ili, Yaygın bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi.

Ulukaya hakkında bilgiler

Ulukaya, Muş ilinin Merkez ilçesine bağlı bir köydür. Ulukaya köyü muş iline bağlı, 53 km.uzaklıkta bir köydür. ismini urarturlar zamanında mir denilen devlet başkanı tarafından oruğ yani şirin güzel anlamına gelmektedir,urarturlar zamanında kalenin hemen üzernde 4 dönüm yer düz alt tarafında murat nehri geçmektedir.ulukaya ismini 1918 yılında sıra dağlarda ruslar pükürtülmüş,bu ismini sıarlı kayalardan almıştır, Köyün gelenek, görenek ve yemekleri hakkında bilgi vardır köyün kültürü osmanlıya dayanmaktadır.hala eski gelenekleri devam etmektedir.bayramlarda köylüler camide namaz kıldıktan sonra bayramlaşırlar.sonra beraber yemek yerler.herkes evine en güzel yemeği alır getirir.köylüler beraber yemek yerler.sonra aynı yaştaki yaşlı gençler evleri tek tek ziyaret eder şeker tatlı yerler.güzel yemekleri içli köfte,böreği,dölmasi,tepsi kebabı,saç kavurması,helvası,ayran aşı çorbası meşhurdur, Muş merkezine 53 km uzaklıktadır.

 

Ulukaya anlamı, tanımı

Uluk : Miskin, tembel, pasaklı: Kızım sende bu ulukluk varken satılamazsın. İnce, narin, hastalıklı. Çürümüş, çürümeye yüz tutmuş. Çürük, işe yaramaz, bozuk. Emsiz, ilaçsız. Aptal. Düzensiz, dağınık kimse. Uyuşuk, ağırcanlı. Yaşlı veya uyuz, büyük köpek. hlk. Atın omuz başı

Kaya : Büyük ve sert taş kütlesi. Kayaç.

Devlet başkanı : Yönetim şekline göre devletin en üst yöneticisi.

Alt tarafı : Olup olacağı, alt yanı, altı üstü.

İçli köfte : Yağsız kıyma ile ince bulgur iyice yoğrulup içi oyularak yumurta biçiminde hazırlanan ve içerisine kavrulmuş soğanlı kıyma konduktan sonra haşlanan veya kızartılan bir köfte türü.

Zamanında : Eskiden. Tam vaktinde.

Dayanmak : Bir yere yaslanmak, kendini dayamak. Varmak, ulaşmak. Tutunmak, karşı durmak, karşı koymak, mukavemet etmek. Uzun süre kullanılmaya uygun olmak. Güç bir duruma katlanmak, çekmek, sabretmek, tahammül etmek. Birinden, bir şeyden güç almak, güvenmek, istinat etmek. Yetişmek, yeter olmak. Bir şeyin üzerinde kurulmuş olmak. Zarar görmemek, varlığını korumak, hasar görmemek. Bir iş sonunda birinin veya bir şeyin üzerinde kalmak. Bütün gücünü kullanarak bir işi yapmak.

Yerleşim : Yerleşme, iskân.

Hakkında : İlgili olarak, üzerine.

Belediye : İl, ilçe, kasaba, belde vb. yerleşim merkezlerinde temizlik, aydınlatma, su, toplu taşıma ve esnafın denetimi gibi kamu hizmetlerine bakan, başkanı ve üyeleri halk tarafından seçilen, tüzel kişiliği olan örgüt, şehremaneti. Bu örgütün bulunduğu bina.

 

Görenek : Bir şeyi eskiden beri görüldüğü gibi yapma alışkanlığı, âdet.

Kayalar : Artvin şehri, Camili nahiyesine bağlı bir bölge. Balıkesir ilinde, Ilıca nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri. Batman ili, Gercüş ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi. Çanakkale şehri, Ayvacık ilçesi, merkez bucağına bağlı bir bölge. Elâzığ şehrinde, Maden ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi. Gaziantep şehrinde, Nizip ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yerleşim yeri. Giresun kenti, Tirebolu ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir bölge. Hakkâri şehrinde, Şemdinli belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi. Kastamonu şehrinde, Bozkurt ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri. Mardin ilinde, Midyat ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yerleşim birimi. Sivas ilinde, Yazyurdu bucağına bağlı bir bölge. Şanlıurfa ili, Halfeti belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim yeri. Van şehri, Gevaş ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri. Yozgat şehri, Çekerek ilçesi, merkez bucağına bağlı bir bölge. Yozgat şehri, Eymir nahiyesine bağlı bir yer.

Gençler : Yarış günü 18 yaşından büyük, 21 yaşından küçük olan atletler. Antalya şehrinde, Manavgat belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yer.

Beraber : Birlikte, bir arada. -e rağmen, -e karşın. Aynı düzeyde.

Kavurma : Kavurmak işi. Kendi yağıyla pişirilip kavrulduktan sonra yenen veya dondurulup saklanan et. Kavrulmuş olan.

Merkezi : Merkezde olan, merkezi oluşturan.

Dayanma : Dayanmak işi.

Ziyaret : Birini görmeye, biriyle görüşmeye gitme, görüşme. Bir yeri görmeye gitme.

Osmanlı : XIII. yüzyılda Osman Gazi tarafından Anadolu'da kurulan ve Birinci Dünya Savaşı'ndan sonra dağılan büyük Türk imparatorluğunun uyrukları. Düşündüğünü çekinmeden, açıkça söyleyen, bulunduğu toplulukta yetki sahibi olan.

Uzaklık : Uzak olma durumu, ıraklık. İki nokta arasındaki uzay ölçümü, mesafe.

Diğer dillerde Ulufeciler anlamı nedir?

Osmanlıca Ulufeciler : ulufeciyan