Ulusal kentsoylu sınıf nedir, Ulusal kentsoylu sınıf ne demek

Ulusal kentsoylu sınıf; İktisat alanında kullanılan bir sözcüktür.

İktisat terim anlamı:

Ulusal kaynakları yabancıların sömürüsüne karşı koruduğu düşünülen, diğer bir deyişle emperyalizm karşıtı kentsoylu sınıf.

Ulusal kentsoylu sınıf anlamı, kısaca tanımı

Kentsoylu : Kentsoylu sınıfa mensup kişi. Soylu ile köylü ve işçi sınıfları arasında kalan orta sınıf ve bu sınıfın üyesi

Kentsoylu sınıf : Marksist kuramda, üretim ve değişim araçlarını mülkiyetinde bulunduran, sanayi ve ticaretle uğraşan, kent kültürünü özümsemiş kapitalist orta sınıf. Gücü veya konumunu, aristokrasinin tersine doğuştan değil, sahip olduğu eğitim, meslek ve servetten alan kişilerin oluşturduğu üst sosyal sınıf. Toplumlarda orta sınıf için kullanılan kavram.

Sını : Ağaçtan yapılmış yayık. “Tuluhdan, sınısıdan yayduh.”. Sini, yemek sofrası.

Kent : Şehir. Site.

Sınıf : Öğrencilerin yıllık öğrenime göre ayrıldıkları bölümlerden her biri. Takımlardan oluşan birlik, dalların alt bölümü. Çeşitli amaçlarla oluşmuş kümeler. Derslik. Belli ortak belirtileri olan tek tek nesneler öbeği. Önemlerine, niteliklerine göre kişi veya nesnelerin yerleştirildiği kategorilerden her biri. Bir toplumda, aynı görevi yapan, aynı yararı sağlayan, aynı şartlarda yaşayan büyük insan grubu, klas.

 

Ulus : Millet. Bartın iline bağlı ilçelerden biri.

Ulusal : Millî.

Emperyalizm : Bir milletin sömürü temeline dayanarak başka bir milleti siyasi ve ekonomik egemenliği altına alıp yayılması veya yayılmayı istemesi, yayılmacılık, yayılımcılık, emperyalistlik.

Yabancılar : Balıkesir şehri, Burhaniye ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yer.

Kaynaklar : Ortaklığın anamalı dışında kalan ve anamal gibi işlem gören varlıklarının (yedek akçe ve yabancı kaynaklar gibi) tümü. İzmir kenti, Buca ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim yeri.

Yabancıl : Uzak, yabancı ülkelerle ilgili, bu ülkelerden getirilmiş, egzotik.

Yabancı : Başka bir milletten olan, başka devlet uyruğunda olan (kimse), bigâne, ecnebi. Aynı türden, aynı çeşitten olmayan. Belli bir yere veya kimseye özgü olmayan. Bir konuda bilgisi, deneyimi olmayan. Aileden, çevreden olmayan (kimse veya şey), özge. Başka bir milletle ilgili olan. Tanınmayan, bilinmeyen, yad.

Düşünü : Öncelikle ve dolaysız olarak duyumlarla ilişkisi bulunmayan herhangi bir anlık süreci. Çeşitli ansal işlemler yoluyla yaratılmış ve belli bir içeriği olan kavramsal oluşum.

Sömürü : Sömürme işi.

Kaynak : Bir suyun çıktığı yer, kaynarca, pınar, memba, göz. Araştırma ve incelemede yararlanılan belge, referans. Sırayı beklemeden başkalarının hakkını alarak mevcut sıranın ön taraflarına girme işi. İki metal veya yapay parçayı ısıl yolla birleştirme yöntemi, kaynaştırıp yapıştırma işi. Gelir, kazanç, sağlık vb.ni sağlayıcı öge. Herhangi bir enerjinin oluşup çevreye yayıldığı yer. Herhangi bir bilim dalında yazılmış olan yazı veya eserlerin bütünü, literatür. Bir şeyin çıktığı yer, menşe.

 

Karşıt : Nitelik ve durumları birbirine büsbütün aykırı olan, zıt, kontrast.

Karşı : Bir şeyin, bir yerin, bir kimsenin, esas tutulan yüzünün ilerisi. İçin, hakkında. Bulunan yere göre önde, ileride olan. Karşılık olarak, mukabil. -e doğru. Karşıt, zıt, muhalif. Yol, deniz, ırmak vb.nin öbür kıyısı veya yanı. Ön, kat, huzur. Yüzünü bir şeye doğru çevirerek.

Diğer dillerde Ulusal kentsoylu sınıf anlamı nedir?

İngilizce'de Ulusal kentsoylu sınıf ne demek ? : national bourgeoisie