Uzlaşmaya varma nedir, Uzlaşmaya varma ne demek
Uzlaşmaya varma; Maliye alanında kullanılan bir sözcüktür.
Teknik terim anlamı:
Bir işlemin gerektireceği tüm koşullar üzerinde sonuç olarak anlaşma.
Uzlaşmaya varma ile ilgili Cümleler
- Onlar tatmin edici bir uzlaşmaya varmak için müzakere ediyorlar.
- Başkan Cleveland uzlaşmaya varmak zorunda kaldı.
- Bu hususta uzlaşmaya varmak zorunda kaldım.
- Ali Mary ile bir uzlaşmaya varmanın imkansız olduğunu söyleyebiliyordu.
Uzlaşmaya varma kısaca anlamı, tanımı
Uzla : Öfke, sinir. Kastamonu kenti, Pınarbaşı belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yer
Uzlaşma : Uzlaşmak durumu, uyuşma, uzlaşı, uzlaşım, mutabakat, konsensüs.
Varma : Varmak işi.
Üzerinde : Üstünde. ile ilgili, üzerine.
Koşullar : Şerâit.
Anlaşma : Anlaşmak durumu. Devletler arası siyasal, ekonomik, kültürel vb. alanlarda yapılmış olan uzlaşma ve bu uzlaşmanın tespit edildiği belge, uyuşma, itilaf, antant, konvansiyon. Sözleşme.
Anlaş : Karşı, ön taraf, gözönü, her taraftan görülebilen yer, meydan, açıklık.
Sonuç : Bir olayın doğurduğu başka bir olay ya da durum, netice. Bir gelişim veya girişimden elde edilen şey. Sürmekte olan veya biten bir yarışmanın veya spor karşılaşmasının sayı bakımından durumu, skor. Yazının veya sözün bitim bölümü. Öz, özet.
Üzeri : Bir şeyin yukarı, göğe doğru olan yanı. Bazı tamlamalarda zaman bildiren bir söz. Vücut, beden. Artan, geriye kalan bölüm. Bir şeyin dış yüzü, yüzey.
Gerek : İcap. Gerçekleşmesi zorunlu olarak beklenen, lazım.
Koşul : Şart. Bir antlaşmada belirlenen hükümlerden her biri.
İşlem : Bir işi sonuçlandırmak için yapılmış olan iş veya uygulamaların hepsi, muamele, muamelat. Bir amaca ulaşmak için tutulan yol, prosedür. Sayıları karşı karşıya getirip belirli birtakım kurallara uygun olarak birbiri üzerine etkilendirme yöntemi. Nakit veya menkul değerleri kullanarak alım satım, takas, borçlanma vb. piyasa hareketi. Ham veya ara malları ve maddeleri fiziksel, kimyasal değişikliklerle daha uygun, kullanılır duruma getirme, muamele. Madde üzerinde her türlü değişim yapma işi, muamele.
Sonu : Boyunduruğun iki yanına konulan çubuklar.
Üzer : Kaymak, süt, yoğurt yüzü. Ürem, faiz. Değiş tokuş sırasında üste alınan para. Can sıkıcı. Üst. Kaymak. Faiz. Can sıkıcı, üzücü.
Olar : Onlar. Onlar (III. çokluk şahıs zamiri).
Gere : Meyve dallarını eğmek ya da davarları yakalamak için kullanılan ucu çengelli uzun sırık. Geniş. Ağız kavgası, çekişme.
Koşu : Koşma. Koşarak yapılmış olan yarış. At yarışı.
İşle : Nakış: İşle ipliğini aldım.
Tüm : Bir şeyin bütünü, tamamı, hepsi. Yarım olmayan, bütün, eksiksiz. Tümsek.
Bir : Sayıların ilki. Tek. Ortaklaşa olan, birleşik, müşterek. Eş, aynı, bir boyda. Bu sayıyı gösteren 1 ve I rakamlarının adı. Bir kez. Değer, önem bakımlarından birbirinden farksız, birbirine eşit, birbirine benzer. Herhangi bir varlığı belirsiz olarak gösteren (sayı). Beraber. Aynı, benzer. Bu sayı kadar olan. Ancak, yalnız. Sadece.
Diğer dillerde Uzlaşmaya varma anlamı nedir?
İngilizce'de Uzlaşmaya varma ne demek ? : come to an agreement

Bu kısımda Uzlaşmaya varma nedir? Uzlaşmaya varma ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Uzlaşmaya varma tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Uzlaşmaya varma hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.