Vergide uygunluk ilkesi nedir, Vergide uygunluk ilkesi ne demek
Vergide uygunluk ilkesi; İktisat alanında kullanılan bir terimdir.
İktisat terim anlamı:
Verginin tahsil zamanı ve biçiminin, mükellefin ödeme gücüne en uygun durumda olmasını öngören vergileme ilkesi.
Vergide uygunluk ilkesi kısaca anlamı, tanımı
Uygu : [Bakınız: bağıntı]. Uyum, uygunluk
İlke : Temel düşünce, temel inanç, umde, prensip. Davranış kuralı. Her türlü tartışmanın dışında sayılan öncül, mebde, umde, prensip. Öge, unsur. Temel bilgi.
Uygun : Yakışır, yaraşır, mutabık, mütenasip. Orantılı, oranlı. Elverişli, yarar, müsait, muvafık.
Uygunluk : Uygun olma durumu, yakışık, mutabakat, mukarenet. Eşitlik. Bir elçinin bir ülkeye atanmasından önce o ülkeden istenen uygun görme yazısı, agreman. Özne ile yüklemin veya bazı dillerde olduğu gibi sıfat ile adın, cins ve sayı bakımından birbirine uyması: Öğretmen geldi. Öğrenciler ödevlerini yapmışlar gibi.
Vergi : Kamu hizmetlerine harcanmak için hükûmetin, yerel yönetimlerin yasalara göre doğrudan doğruya veya bazı malların fiyatlarının üstüne koyarak dolaylı yoldan herkesten topladığı para. Bir kimsenin doğuştan sahip olduğu iyi nitelik.
Ödeme gücü : Kişinin, borçlarının tümünü karşılayabilecek ve ödeyebilecek bir yetenek ve güçte bulunması.
Vergileme : Vergilemek işi.
Mükellef : Yükümlü. Eksiksiz, özenli bir biçimde yapılmış. Vergi vermekle yükümlü olan kimse veya kuruluş.
Öngören : İleriyi düşünerek, göz önünde tutarak davranan.
Vergin : Verici, özverili kimse.
Tahsil : Parayı alma, toplama. Öğrenim.
Biçim : Biçme işi. Yazı ve simgelerin bilgisayarda kullanılmaya elverişli çerçevesi, düzeni, format. Disket vb.nin bilgisayarda kullanılabilir durumu. Yakışık alan şekil, uygun şekil. Herhangi bir şeyin benzeri. Sanat ve edebiyat eserlerinde dış görünüş, form. Şiirlerin kuruluş ve uyak düzenlerine göre olan dış görünüşü, şekil. Bir nesnenin dış çizgileri bakımından niteliği, dıştan görünüşü, şekil, eşkâl. Tarz.
Tahsi : Taksi, otomobil.
Öngör : İleriyi düşünerek, göz önünde tutarak davran anlamında kullanılan bir isim.
Zaman : Bir işin, bir oluşun içinde geçtiği, geçeceği veya geçmekte olduğu süre, vakit. Bir işe ayrılmış veya bir iş için alışılmış saatler, vakit. Çağ, mevsim. Dönem, devir. Bu sürenin belirli bir parçası, vakit. Yer kabuğunun geçirdiği gelişimde belirlenen ve fosillere göre dörde ayrılan geniş evrelerden her biri. Olayların oluş ve akış sırasını belirleyen, düzenli ve dönemli gök olaylarını birim olarak kullanan sanal bir kavram. Belirlenmiş olan an. Fiillerin belirttikleri geçmiş zaman, şimdiki zaman, gelecek zaman, geniş zaman kavramı.
Durum : Bir şeyin içinde bulunduğu koşulların hepsi, vaziyet, hâl, keyfiyet, mevki, pozisyon. Duruş biçimi, konum, tavır. Ad soyundan kelimelerin birbirleriyle edatlarla ve fiillerle ilişkilerini belirleyen biçim, hâl. Bireyin toplum içindeki ilişkileriyle belirlenen yeri.
Ödeme : Ödemek işi, tediye.
Gücün : Dara dar. Güçlükle, ancak, zorla.
Diğer dillerde Vergide uygunluk ilkesi anlamı nedir?
İngilizce'de Vergide uygunluk ilkesi ne demek ? : conformity principle of taxation, compliance principle of taxation

Bu kısımda Vergide uygunluk ilkesi nedir? Vergide uygunluk ilkesi ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Vergide uygunluk ilkesi tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Vergide uygunluk ilkesi hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.