Yöneltmesiz sestoplar nedir, Yöneltmesiz sestoplar ne demek

Yöneltmesiz sestoplar; Sinema alanında kullanılan bir kelimedir.

Sinema ve Televizyon dünyasındaki anlamı:

Hangi yönden olursa olsun bütün ses kaynaklarına eşit duyarlığı olan, her yönden gelen sesleri alabilen sestoplar.

Yöneltmesiz sestoplar anlamı, kısaca tanımı

Sestoplar : Bir ses oluğunun başına yerleştirilen, ses dalgalarının erkesini mekanik erkeye, sonra da elektrik erkesine çeviren değiştirgeç

Yöne : Neden. Çıkar yol. Gerçek olmayan.

Yöneltme : Yöneltmek işi, tevcih. Bir teleskobu veya gözlem aracını bakılacak yıldıza doğru çevirme işi. Öğrencilerin okul yaşamına, izleyecekleri derslere uyumlarını sağlamayı amaçlama, seçecekleri meslekleri yönlendirme işi.

Kaynaklar : Ortaklığın anamalı dışında kalan ve anamal gibi işlem gören varlıklarının (yedek akçe ve yabancı kaynaklar gibi) tümü. İzmir kenti, Buca ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim yeri.

Duyarlı : Dış etkenlere karşı duyarlığı olan, duygun, hassas.

Kaynak : Bir suyun çıktığı yer, kaynarca, pınar, memba, göz. Araştırma ve incelemede yararlanılan belge, referans. Sırayı beklemeden başkalarının hakkını alarak mevcut sıranın ön taraflarına girme işi. İki metal veya yapay parçayı ısıl yolla birleştirme yöntemi, kaynaştırıp yapıştırma işi. Gelir, kazanç, sağlık vb.ni sağlayıcı öge. Herhangi bir enerjinin oluşup çevreye yayıldığı yer. Herhangi bir bilim dalında yazılmış olan yazı veya eserlerin bütünü, literatür. Bir şeyin çıktığı yer, menşe.

 

Bütün : Eksiksiz, tam. Bozuk olmayan (para). Birlik, tamlık. Parçalanmamış. Çok sayıdaki varlık ve nesnelerin hepsi.

Kayna : Kayığın iki yanında bulunan ve kıyıya çekmek için ip takılacak çıkıntılar. Şişe.

Hangi : İki veya daha çok şeyden bir tanesini belirtecek bir cevap istemek için kullanılan soru sıfatı.

Duyar : Duygulu. Beden üzerinde uyarıldığında hızlı ve güçlü tepkilere yol açan.

Gelen : Gelme işini yapan (kimse ya da nesne). Bir ışık kaynağından çıkıp bir aynanın yüzüne veya saydam bir cismin yüzeyine düşen (ışın).

Eşit : Yapı, değer, boyut, nicelik ve nitelik bakımından birbirinden ne artık ne eksik olmayan (iki veya daha çok şey), müsavi. Aynı haklardan yararlanan, aynı düzeyde olan (kimse).

Olur : Olabilir. Erzurum iline bağlı ilçelerden biri. Onay, tasdik, yapabilme izni. “Evet” anlamında kullanılan bir kabul sözü.

Olan : Oğlan. Oğlan, erkek çocuk. Vakia, olan. Oğul, evlat.

Gele : Tavla oyununda elinde kırık taşı bulunan oyuncunun attığı, uygun olmayan zar.

Her : Önüne geldiği ismin benzerlerini "teker teker hepsi, birer birer hepsi, birer birer tamamı" anlamıyla kapsayacak biçimde genelleştiren söz.

Ses : Kulağın duyabildiği titreşim, seda, ün. Herhangi bir davranış, tutum karşısında uyanan ruhsal tepki. Akciğerlerden gelen havanın ses yolunda oluşturduğu titreşim. Duygu ve düşünce. Aralarında uyum bulunan titreşimler.

Diğer dillerde Yöneltmesiz sestoplar anlamı nedir?

İngilizce'de Yöneltmesiz sestoplar ne demek ? : omnidirectional microphone, non directional microphone