Yağlı boya nedir, Yağlı boya ne demek
- Eşyaya renk vermek veya onu dış etkilerden korumak için sürülen, boyanın bazı özel sıvılarla karıştırılmasıyla yapılmış olan kimyasal madde.
- Bu boya ile yapılmış (resim)

"Yağlı boya" ile ilgili cümle
- "Pencerelerin camları beyaz yağlı boya ile boyanmış." - A. Ağaoğlu
- "Altı odalı, içi dışı yağlı boya, kuş kafesi gibi bir köşk." - S. M. Alus
Yağlı boya tanımı, anlamı:
Yağlı : Yağla yapılmış. Bol ve kolay kazanç sağlayan. Üzerinde veya içinde yağı olan. Yağdan kirlenmiş veya lekelenmiş olan. Besili, semiz. Yağı çok olan.
Boya : Yazmak için kullanılan mürekkep. Resim yapmak için kullanılan kuru, sulu veya yağlı boya. Renk vermek, dış etkilerden korumak için eşyanın üzerine sürülen veya içine katılan renkli madde. Aldatıcı görünüş.
Yağlı boyacı : Binalarda yağlı boya işleri yapan kimse.
Değmesin yağlı boya : Genellikle bir şey taşınırken kalabalıktan yol istemek için "açılın, çekilin, yol verin!" anlamında kullanılan bir söz.
Eşya : Türlü amaçlarla kullanılan, insan yapısı, taşınabilir cansız nesneler.
Renk : Cisimler tarafından yansılanan ışığın gözde oluşturduğu duyum. Çeşitlilik. Nitelik.
Vermek : Ayırmak, harcamak. Ödemek. Üzerinde, elinde veya yakınında olan bir şeyi birisine eriştirmek, iletmek. Bırakmak veya bağışlamak. Dayamak. Hepsini herhangi bir duruma sokmak. Bitki ve ağaç, ürün üretmek. Kızı, kadını biriyle evlendirmek. Kazandırmak, katmak. Kök veya gövdeleri sonuna -ı (-i, -u, -ü) zarf-fiil eki almış fiillere gelerek tezlik bildiren birleşik fiiller oluşturur. Döndürmek, çevirmek, yöneltmek. Yaymak. Sahip olmasını sağlamak. Ondan bilmek, atfetmek. Satmak. Bir şey üzerinde etki yapmak, biçimini değiştirmek. Cinsel yönden kendisini kullandırmak. Tespit etmek. Doğurmak. Düşünce veya bilgi anlatan şeyleri başkalarına iletmek, bildirmek. Herhangi bir duruma yol açmak. Herhangi bir şey ortaya çıkarmak, oluşturmak.
Etki : Bir kimse üzerinde bırakılan izlenim. Bir kimse veya nesnenin başka bir kişi veya şey üzerindeki gücü, tesir. Bir etken veya bir sebebin sonucu, yardım.
Korumak : Karşılamak, denk gelmek. Süregelen bir durumun değişikliğe uğramasını önlemek. Tehlikeye karşı denetimi altında bulundurmak, savunmak, müdafaa etmek. Bir şeyin eskimesini, yıpranmasını önlemek için gereken dikkat ve özeni göstermek. Tehlikeli, zararlı durumları önlemek. Bir kimseyi veya bir şeyi dış etkilerden, tehlikeden, zor bir durumdan uzak tutmak, esirgemek, muhafaza etmek, vikaye etmek, sıyanet etmek. Güçlü bir kimse veya kuruluş, güçsüz birini veya bir şeyi desteklemek, himaye etmek.
Sıvı : Bulunduğu kabın biçimini alabilen ve üstü yatay bir düzlem durumuna gelebilen akışkan cisim, mayi, likit.
Karış : Parmaklar birbirinden uzak duracak biçimde gergin duran elde, başparmak ile serçe parmağın uçları arasındaki açıklık.
Bu : Yerde, zamanda veya söz zincirinde en yakın olanı gösteren bir söz. En yakında bulunan bir varlığı veya biraz önce anılan bir şeyi işaret yolu ile belirtmek için kullanılan bir söz.
İle : Cümle içinde aynı görevde bulunan iki ögeyi birbirine bağlamaya yarayan bir söz. Bazı soyut adlara getirildiğinde "... olarak, ... bir biçimde" anlamında durum zarfları oluşturan bir söz. Kelimenin sonuna geldiğinde birliktelik, beraberlik, araç, neden veya durum anlatan cümleler yapmaya yarayan bir söz.

Bu kısımda Yağlı boya nedir? Yağlı boya ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Yağlı boya tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Yağlı boya hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.