Yapıt hakkı odası nedir, Yapıt hakkı odası ne demek

Teknik terim anlamı:

Yapıt hakkının doğumu için gereken işlemleri yürüten ve kütüğü tutan yönetim bölümü.

Yapıt hakkı odası tanımı, anlamı

Hakk : Hak. Hak, hisse

Hakkı : Doğrulukla, hakla ve adaletle ilgili.

Yapıt hakkı : Sanat ürünü, estetik yapıt iyelerinin ve diğer yazarların meydana getirdikleri yapıtları nedeniyle taşıdıkları haklar. Herhangi bir kimsenin bir yapıtı (film, televizyon oyunu, oyunluk, beste, vb.) yaratmasından, gerçekleştirmesinden doğan ve yasalarla güvence altına alınan tüm hakları. Bir yapıt oluşturan kişiye tanınan ve yasalarla güvenlik altına alınan akçalı, öznel, izleme ve basım haklarının tümü.

Yapı : Barınmak veya başka amaçlarla kullanılmak için yapılmış her türlü mimarlık eseri, bina. Yapma, oluşturma, ortaya konulma, meydana getirme. Bütünün bir araya getirilişinde uyulan dizge, strüktür. Ögeleriyle somut bağımlılığı olan bütün. Parçaları ve ögeleri arasında yasaya uygunluk, durağan bağlar ve karşılıklı ilişkiler bulunan dizge veya bütün, strüktür. Yapılmakta olan konut, yol, köprü vb. inşaat, konstrüksiyon. Canlı bir varlığın ruh veya beden özelliklerinin tümü, bünye, strüktür. Bir hücrede, bir dokuda, karmaşık oluşumlu bir organizmada elemanların düzeni.

 

Yapıt : Bir emek sonucunda ortaya konulan ürün, eser. Yayın, kitap.

Yürüten : Yürüteç.

Yönetim : Yönetme işi, çekip çevirme, idare. Dümen.

Yöneti : Yönetme işi.

Bölüm : Bir bütünü oluşturan parçaların her biri, kısım. Canlıların bölümlenmesinde filumların bir araya gelmesiyle oluşan birlik. Çağ, devir. Bir okul veya üniversitenin herhangi bir bilim ve uzmanlık dalında eğitim sağlayan birimlerinden her biri, departman. Bir kuruluşun yönetim birimlerinden her biri, departman, seksiyon. Bölme işlemi sonunda elde edilen sayı.

Doğum : Doğma işi, tevellüt, veladet. Bir kimsenin doğduğu yıl.

Gerek : İcap. Gerçekleşmesi zorunlu olarak beklenen, lazım.

İşlem : Bir işi sonuçlandırmak için yapılmış olan iş veya uygulamaların hepsi, muamele, muamelat. Bir amaca ulaşmak için tutulan yol, prosedür. Sayıları karşı karşıya getirip belirli birtakım kurallara uygun olarak birbiri üzerine etkilendirme yöntemi. Nakit veya menkul değerleri kullanarak alım satım, takas, borçlanma vb. piyasa hareketi. Ham veya ara malları ve maddeleri fiziksel, kimyasal değişikliklerle daha uygun, kullanılır duruma getirme, muamele. Madde üzerinde her türlü değişim yapma işi, muamele.

Yönet : Yön. Uygun, iyi, doğru, yerinde. [Bakınız: yönelge]. Alnaç. Yatkın, becerikli. Düz. Doğru, uygun. Şekil, tarz, usûl, suret, vecih. Uygun, doğru. İyi, güzel. Uysal. Becerikli, yatkın. Biçim, tarz, usul.

Tuta : 1.Karadut. 2.El ile meyve toplama işi ya da el ile toplanmış meyve : Bu elmalar tuta mıdır?. Meyveleri elle toplama. [Bakınız: duta]. [Bakınız: dutarık].

Yöne : Neden. Çıkar yol. Gerçek olmayan.

Yürü : “devam et, git” anlamında kullanılan bir söz. [Bakınız: yürüyş]. Haydi.

Bölü : Bölme işlemini gösteren “/” veya “:” işaretlerinin okunuşu, taksim. Bir bayağı kesrin gösterilişinde pay ile payda arasına konulan yatay çizginin okunuşu. Böyle.

Diğer dillerde Yapıt hakkı odası anlamı nedir?

İngilizce'de Yapıt hakkı odası ne demek ? : copyright office