Yaprak bakısı nedir, Yaprak bakısı ne demek

Yaprak bakısı; Halk Bilimi alanında kullanılan bir sözcüktür.

Sosyoloji'deki terim anlamı:

Ateşte yakılan yaprağın çıkardığı seslere ya da havaya atılan yaprağın devinimlerine bakılarak geleceği okuma yöntemi, bk. bakı. karşılığı bitki bakısı.

Yaprak bakısı tanımı, anlamı

Bakı : Özellikle dağlık yörelerde bir yamacın güneş ışınlarına, güneye veya kuzeye karşı konumunu belirleyen, bunun sonucu olarak da doğal şartlarını tespit eden durumu. Denetleme. Fal

Yaprak : Bitkilerde solunum, karbon özümlenmesi, terleme vb. olayların oluştuğu, çoğu klorofilli, yeşil ve türlü biçimdeki bölümler. Börek, baklava vb. şeylerde yufka. Eni 50, boyu 75 santimetre olan bayrak ölçüsü. Kat kat ayrılabilen şeylerde kat. Birkaç parça eklenerek yapılmış olan şeylerde her parça. Sarma yapılmış olan asma yaprağı. Kitap, defter vb. şeylerde ön ve arka yüzü oluşturan kâğıtlardan her biri, varak.

Bitki bakısı : Her tür bitki taneleri aracılığıyla yitikleri bulma ve geleceği okuma işi. bk. bakı. karşılığı un bakısı.

Devinim : Devinme işi, hareket. Zaman içinde durum değiştirme. Bir toplumdaki olayların ana özelliğini, varlık biçimini belirleyen toplumsal süreçlerin bütünü. Bir düşünce sürecinin başlaması, hareket. Durağan bir noktaya göre devinmekte olan bir nesnenin durumu, devim, hareket. Bir ruh durumundan başka bir ruh durumuna geçiş.

 

Atılan : Çavlan, şelâle. Çağlayan, şelale.

Gelece : Süt, yağ, turşu ve benzerleri şeyler konulan tahta kap, fıçı.

Yöntem : Bir amaca erişmek için izlenen, tutulan yol, usul, sistem, prosedür, politika. Bilimde belli bir sonuca erişmek için bir plana göre izlenen yol, metot.

Devin : Hareket, kımıldanış. Çaba, gayret.

Havay : Tahıl ölçeği. Bir tenekelik tahıl ölçeği.

Okuma : Okumak işi, kıraat.

Ya da : Seçeneği, çeşitliliği veya tercihi belirten bir söz.

Bitki : Bulunduğu yere kök vb. organlarıyla tutunan, çoğunlukla fotosentez sonucu yaşam için gerekli bileşenleri oluşturan, birçoğu spor veya tohum aracılığıyla döl vererek çoğalan bir veya çok yıllık, otsu, odunsu canlıların genel adı, nebat.

Karşı : Bir şeyin, bir yerin, bir kimsenin, esas tutulan yüzünün ilerisi. İçin, hakkında. Bulunan yere göre önde, ileride olan. Karşılık olarak, mukabil. -e doğru. Karşıt, zıt, muhalif. Yol, deniz, ırmak vb.nin öbür kıyısı veya yanı. Ön, kat, huzur. Yüzünü bir şeye doğru çevirerek.

Çıkar : Dolaylı bir biçimde elde edilen kazanç, menfaat, yarar.

Devi : Deve. Tokacın iki ölünokta arasında gittiği yol.

Atıl : Tembel. Etkisiz, işe yaramaz. Süreduran. İşsiz, aylak.

Yakı : Bazı hastalıkları tedavi etmek amacıyla bir bez üzerine yayılıp deri üzerine uygulanan, beden ısısıyla vücuda yapışan eczalı parça.

Çıka : Kız çocuğu. Yaramaz çocuk.

Hava : Hava yuvarını oluşturan, bütün canlıların solunumuna yarayan, renksiz, kokusuz, akışkan gaz karışımı. Keyif, âlem. Müzik parçalarında tür. Durum, ortam, çevre, muhit, atmosfer, ambiyans. Esinti. Müzik aletlerinden çıkan ses perdesi. Canlılar üzerindeki etkisine göre hava yuvarının durumu. Meteoroloji ile ilgili olayların bütünü. Gökyüzü. Çekicilik. Tarz, üslup. Görünüş, davranış, söz vb. için bir kimsenin durumunu belirten özellik. Sonuçsuz, anlamsız, boş (durum, davranış, söz). Çevreyi kuşatan boşluk.

 

Diğer dillerde Yaprak bakısı anlamı nedir?

İngilizce'de Yaprak bakısı ne demek ? : botanomancy