Yasal tekel nedir, Yasal tekel ne demek
Yasal tekel; İktisat alanında kullanılan bir kelimedir.
İktisat terim anlamı:
Lisans, buluş belgesi gibi yasal haklarla oluşturulan doğal tekel. karşılığı devlet tekeli, tekel.
Yasal tekel kısaca anlamı, tanımı
Teke : Erkek keçi. Bir tür karides. Tüylü devenin erkeği ile tek hörgüçlü dişi devenin geriye melezlenmesinden elde edilen bir tür deve
Tekel : Bir malın yapımının yalnızca bir kuruluşun elinde bulunduğu durum, inhisar, monopol. Devletin herhangi bir üretim alanını elinde tutması, satışı tek elden yönetmesi ve fiyata hâkim olması durumu, inhisar, monopol. Bir kişi veya kuruluşun herhangi bir alanda kazandığı büyük güç.
Yasa : Olayların gidişinde olağan dışına yer vermeyen, değişmezlik ve mecburiyet gösteren kural. Devletin yasama organları tarafından konulan ve uyulması gereken kurallar bütünü, kanun. Toplumsal hayat içinde kendiliğinden oluşan ve uyulması toplum içinde yaşamanın bir mecburiyeti olan alışkıların bütünü. Düşüncenin mantıksal bir değeri olması için uyulması şart olan temel. Bilimde çok sayıda deney ve gözlemden sonra, aynı şartlarda aynı sonuçları verdiği kesin olarak belirlenen durum.
Yasal : Yasanın, dinin ve kamu vicdanının doğru bulduğu, yasalara uygun, kanuni, meşru, legal.
Devlet tekeli : Kamu mülkiyetinde kurulan yasal tekel.
Buluş belgesi : Bir buluşun veya o buluşun kullanma hakkının bir kimseye ait olduğunu gösteren belge, patent.
Doğal tekel : Malın üretiminde kullanılan hammadde ve aramallarının tek üreticisi ve sahibi olma; üretim teknolojisini tek başına geliştirip gizli tutma ve taşımacılık, elektrik, iletişim gibi teknolojik olarak büyük üretim ölçeği gerektiren alanlarda kamu yararı gözetilmesi gibi nedenlerle piyasada tek bir işletmenin yer alması. karşılığı tekel. Dışarıda tutulabilme ve rakipsizlik özelliğine sahip ne tam kamu ne de tam özel mal niteliğindeki karma özelliğe sahip kablolu tv, paralı köprü ve otoyol gibi mal veya hizmetleri üreten işletme.
Haklar : Hukuk (karş. töre).
Tekeli : Aydın ili, Koçarlı belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri. Erzurum kenti, Oltu belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yer. İçel kenti, Bozyazı belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi. İçel ilinde, Mut ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yer. İzmir kenti, Menderes ilçesi, merkez bucağına bağlı bir bölge. Osmaniye kenti, Kadirli belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri. Tunceli ilinde, Çemişgezek ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri.
Devlet : Toprak bütünlüğüne bağlı olarak siyasal bakımdan örgütlenmiş millet veya milletler topluluğunun oluşturduğu tüzel varlık. Bu tüzel varlığın yönetim organları. Mutluluk. Büyüklük, mevki. Talih.
Lisans : Genellikle dört yıl süren üniversite veya yüksekokul öğrenimi. Bu öğrenim sonunda elde edilen ve diploma ile belgelendirilen akademik derece. Bir malı yabancı firma adına üretme izni. Yurda mal sokma veya yurttan mal çıkarma izni. Bir sporcunun resmî yarışmalara katılabilmesi için spor federasyonunun kendisine verdiği kayıt fişi veya kimlik kartı.
Hakla : Tahıl ölçeği. Halka. Basık silindir biçimli 12 kiloluk buğday ölçeği. (Güllüce Gümüşhacıköy Amasya).
Lisan : Dil (II).
Buluş : Bulma işi. İlk defa yeni bir şey yaratma, icat. Konu, duygu, düşünce ve hayalde başkalarının etkisinden sıyrılarak bunların işlenişinde yeni bir yol tutma. Bilinen bilgilerden yararlanarak daha önce bilinmeyen yeni bir bulguya ulaşma veya yöntem geliştirme, icat.
Doğal : Doğada olan, doğada bulunan. Olağan, alışılmış, her zamanki gibi olan, beklenildiği gibi. Yapmacık olmayan. Kendiliğinden olan, insan eliyle yapılmamış, yapay karşıtı. Doğada rastlandığı gibi, doğaya uygun olan, doğa güçlerine, kurallarına uyan, tabii, natürel. Katıksız, saf. Sağduyuya, mantığa, olağan düzene uygun olan.
Karşı : Bir şeyin, bir yerin, bir kimsenin, esas tutulan yüzünün ilerisi. İçin, hakkında. Bulunan yere göre önde, ileride olan. Karşılık olarak, mukabil. -e doğru. Karşıt, zıt, muhalif. Yol, deniz, ırmak vb.nin öbür kıyısı veya yanı. Ön, kat, huzur. Yüzünü bir şeye doğru çevirerek.
Belge : Bir gerçeğe tanıklık eden yazı, fotoğraf, resim, film vb., vesika, doküman.
Oluş : Olma işi, vuku. Oluşma, teşekkül, tekevvün. Bir durumdan öteki duruma geçiş.
Diğer dillerde Yasal tekel anlamı nedir?
İngilizce'de Yasal tekel ne demek ? : legal monopoly, statutory monopoly, de jure monopoly

Bu kısımda Yasal tekel nedir? Yasal tekel ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Yasal tekel tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Yasal tekel hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.