Yaygın plasenta nedir, Yaygın plasenta ne demek

Yaygın plasenta; Veteriner alanında kullanılan bir terimdir.

Veterinerlikte sözlük anlamı:

Kısrak ve domuzda olduğu gibi, plasental dokunun koryonik zar üzerine yayılmış olduğu plasenta biçimi, diffuz plasenta.

Yaygın plasenta kısaca anlamı, tanımı

Plase : At yarışlarındaki müşterek bahislerde, sekiz atın katıldığı yarışlarda ilk üç, dört atın katıldığı yarışlarda ise ilk iki dereceyi kazanacak atın bilinmesi biçiminde oynanan oyun. Voleybol, tenis, masa tenisi vb. oyunlarda topu yumuşak bir vuruşla rakip alandaki bir boşluğa indirme. Futbolda topu yumuşak bir vuruşla havadan istenilen yere gönderme. Basketbolda çembere doğru uzanarak topu yavaşça sepete bırakma

Plasenta : Döl eşi.

Yaygı : Yere veya döşeme üzerine serilen örtü.

Yaygın : Çoğu kimselerce duyulmuş, öğrenilmiş, kullanılmış veya benimsenmiş olan. Sınırı genişlemiş. Herhangi bir bölgede çok görülen, bulunan.

Diffuz plasenta : Yaygın plasenta.

Plasental : Plasentaya ait.

Üzerine : Üstüne. -den daha üstün. -den dolayı. -den sonra. Hakkında.

Kısrak : Dişi at.

Diffuz : Yaygın.

Koryon : Zar, örtü. Maternal plasentayla ilişki hâlinde olan en dıştaki yavru zarı.

Domuz : Çift parmaklılardan, eti, yağı, derisi veya kılı için beslenen, evcil hayvan (Susacrofa domestica). Hain, aksi, ters, inatçı, hınzır kimse.

 

Biçim : Biçme işi. Yazı ve simgelerin bilgisayarda kullanılmaya elverişli çerçevesi, düzeni, format. Disket vb.nin bilgisayarda kullanılabilir durumu. Yakışık alan şekil, uygun şekil. Herhangi bir şeyin benzeri. Sanat ve edebiyat eserlerinde dış görünüş, form. Şiirlerin kuruluş ve uyak düzenlerine göre olan dış görünüşü, şekil. Bir nesnenin dış çizgileri bakımından niteliği, dıştan görünüşü, şekil, eşkâl. Tarz.

Üzeri : Bir şeyin yukarı, göğe doğru olan yanı. Bazı tamlamalarda zaman bildiren bir söz. Vücut, beden. Artan, geriye kalan bölüm. Bir şeyin dış yüzü, yüzey.

Domu : Tepe.

Üzer : Kaymak, süt, yoğurt yüzü. Ürem, faiz. Değiş tokuş sırasında üste alınan para. Can sıkıcı. Üst. Kaymak. Faiz. Can sıkıcı, üzücü.

Oldu : Evet. Başüstüne.

Gibi : -e benzer. İmişçesine, benzer biçimde. O anda, tam o sırada, hemen arkasından. -e yakışır biçimde.

Doku : Bir vücudun veya bir organın yapı ögelerinden birini oluşturan hücreler bütünü, nesiç. Bir bütünün yapısı ve özelliği.

Diğer dillerde Yaygın ortaklık anlamı nedir?

İngilizce'de Yaygın ortaklık ne demek ? : share company