Yer fıstığı kabuklu küspesi nedir, Yer fıstığı kabuklu küspesi ne demek

Yer fıstığı kabuklu küspesi; Veteriner alanında kullanılan bir kelimedir.

Veterinerlikte sözlük anlamı:

Yer fıstığı iç ve kabuklarının mekanik veya solvent özütlemeyle yağının alındıktan sonra kalan öğütülmüş yer fıstığı ürünü.

Yer fıstığı kabuklu küspesi anlamı, kısaca tanımı

Kabuk : Bir şeyin üstünü kaplayan ve onu dış etkilere karşı koruyan, kendiliğinden oluşmuş sertçe bölüm, kışır. Deri üzerinde bir yaranın veya sivilcenin kurumasıyla oluşan sertçe bölüm. Bir sıvı veya gazı dıştan saran, sert katman. Ekmeğin pişme sırasında içinden daha çok sertleşen dış bölümü. Bir hayvanı dıştan örten kitinli, kalkerli, silisli, kemiksi veya boynuzsu örtü, kavkı

Kabuklu : Kabuğu olan.

Küspe : Hayvan yemi, yakacak ve gübre olarak kullanılan, yağı veya suyu çıkarılmış her türlü yağlı tohum ve bitki artığı. Özü alınmış meyvelerin kalan bölümü.

Yer : Bir şeyin, bir kimsenin kapladığı veya kaplayabileceği boşluk, mahal, mekân. Yerküre. Gezinilen, ayakla basılan taban. Önem. Ekime elverişli toprak parçası, arazi. Görev, makam. Durum, konum, vaziyet. Ülke. Durum, konum. İz. Üzerine yapı kurulmaya elverişli arazi, arsa. Otel, motel vb.nde kalınacak oda. Bulunulan, yaşanılan, oturulan bölge. Bir olayın geçtiği veya geçeceği bölüm, alan, mahal.

 

Yer fıstığı : Baklagillerden, çiçekleri döllendikten sonra toprağa gömülerek meyve veren bir tarım bitkisi, araşit (Arachis hypogaea). Bu bitkinin çerez olarak yenilen, yağı da çıkarılan tohumu.

Özütleme : Bir çözücü içinde çözünen katı ya da sıvıdan bir maddenin çıkarılması. Ekstraksiyon. Bir karışım içindeki bileşenlerden istenen bir tanesini uygun bir çözücü içinde çözündürerek bulunduğu ortamdan ayırma işlemi. Bir karışımdaki ögelerden birini uygun bir sıvıda seçimli olarak çözüp diğerlerinden ayırma işlemi. Özel yöntem ve süreçlerle, elementleri filizlerinden ayrıştırıp çıkartma işlemi. Özünü çıkarma, herhangi bir maddenin çeşitli yöntemlerle özünü elde etme, ekstraksiyon.

Mekanik : Kuvvetlerin maddeler ve hareketler üzerine etkisini inceleyen fizik dalı. Denge ya da hareket kurallarıyla ilgili. Makine ile yapılan. Düşünmeden yapılan.

Solvent : Bir maddeyi çözebilme özelliğine sahip sıvı. Çözücü.

Alındı : Para vb. bir şeyin teslim alındığını gösteren belge, makbuz.

Mekan : Yer, bulunulan yer. Ev, yurt. Uzay.

Yağın : Sırt. Düşman. Kesin, kesinlikle. Güçlü (yel için). Yiğit, çevik, güçlü, hızlı, çalışkan. Hafif. Kesin, kati. Yağmur.

Sonra : Daha ileri bir zamanda, müteakiben, önce karşıtı. Arkadan gelen bölüm ya da zaman. Daha uzak ve ileri bir yerde. Yoksa, aksi hâlde. Makam, sıra, değer ve önemde arkada oluşu bildiren bir söz.

Kalan : Kalma işini yapan. Artan, mütebaki. Bir çıkarmanın sonucu. Bölme işleminde bölünenden artan sayı.

Öğüt : Bir kimseye yapması veya yapmaması gereken şeyler için söylenen söz, nasihat.

 

Kala : Kaldığında.

Özüt : Bir maddenin herhangi bir yolla elde edilmiş olan özü, ekstre.

Yağı : Düşman, hasım.

Alın : Yüzün, kaşlarla saçlar arasındaki bölümü. Bir ocakta her türlü ayak, galeri, baca, kuyu ve yolun ilerletilmekte olan yüzeyi. Karşı. Bazı şeylerin önü, ön yüzü.

Diğer dillerde Yer fıstığı kabuklu küspesi anlamı nedir?

İngilizce'de Yer fıstığı kabuklu küspesi ne demek ? : husky peanut cake