Çömelti nedir, Çömelti ne demek

Yerel Türkçe'deki anlamı:

Tarlada yığınların yanına yapılan küçük küme.

Tarla bekçisinin durak ve gözetleme yeri.

Çömelti tanımı, anlamı

Çöme : Sabana bulaşan toprakları temizlemek için uzun sopanın arka kısmına takılan demir kazıyacak. Köy evlerinin salonu

Çömeltilme : Çömeltilmek işi.

Çömeltilmek : Çömelmesi sağlanmak.

Küçük küme : Kategori kuramında kullanılan evrensel kümenin herhangi bir elemanı.

Gözetleme : Gözetlemek işi, dikiz, dikizleme, erkete.

Yığınla : Çok, pek çok.

Gözet : Baharda geceleri hayvan otlatılan yer. Gözetleme yeri.

Yanın : Gaz tenekesinin yarısı oylumunda bir tahıl ölçeği.

Bekçi : Bir şeyi veya bir yeri bekleyip korumakla görevli kimse.

Yığın : Bir şeyin yığılmasıyla oluşturulan küme, tepe. Birçok kimsenin veya nesnenin bir araya gelmesiyle oluşan kalabalık, küme, kitle, kütle.

Durak : Tren, tramvay, otobüs, minibüs vb. genel taşıtların durmak zorunda olduğu veya durabileceği yer. Kısa bir süre konaklanacak, durulacak yer. Cümle sonundaki nokta. Çok sayıda taksinin bir arada çalıştığı ve bağlı olduğu işletme. Hece ölçüsüyle yazılmış şiirlerde ölçü kalıpları içindeki durma yerleri. Konuşmada, anlamın gerektirdiği biçimde kelimeler arasındaki ses kesintisi. Bir ölçü uzunluğunda susma.

 

Tarla : Tarıma elverişli olan, sınırlı ve belirli toprak parçası. Deniz hayvanlarının çok olduğu yer.

Küçük : Boyutları, benzerlerininkinden daha ufak olan, mikro, büyük karşıtı. Geri aşamada. Değersiz, önemsiz. Niceliği az olan. Makam, rütbe, derece bakımından daha aşağı olan kimse. Yaşı daha az olan. Niteliği aşağı olan, bayağı. Kısık, parlak olmayan (ses). Küçük abdest.

Yapı : Barınmak veya başka amaçlarla kullanılmak için yapılmış her türlü mimarlık eseri, bina. Yapma, oluşturma, ortaya konulma, meydana getirme. Bütünün bir araya getirilişinde uyulan dizge, strüktür. Ögeleriyle somut bağımlılığı olan bütün. Parçaları ve ögeleri arasında yasaya uygunluk, durağan bağlar ve karşılıklı ilişkiler bulunan dizge veya bütün, strüktür. Yapılmakta olan konut, yol, köprü vb. inşaat, konstrüksiyon. Canlı bir varlığın ruh veya beden özelliklerinin tümü, bünye, strüktür. Bir hücrede, bir dokuda, karmaşık oluşumlu bir organizmada elemanların düzeni.

Yeri : Yürü. Utanmaz: Yêriliğin cezasını çekti.

Yığı : Başağın taneli kısmı, taneleri. “Yığı etdik, yedik. İstenildiğinde kullanılmak üzere yığınlanmış bilgi.

Yanı : Yana, konusunda: Ahmet'ten yanı sana birşey demem. Yani. Yani, bk. yani. Yahni, et yemeği.

Göze : Hücre. Su kaynağı.

Dura : Çatının saçağı. Kapı üzerindeki örtme. Artık, geri kalan anlamında kullanılır. Sert. “Yaşasın, ölmesin” anlamında kullanılan bir isim”. Balıkesir kenti, Şevketiye nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri. Mardin şehri, Kızıltepe ilçesi, merkez bucağına bağlı bir bölge. Samsun şehrinde, Kavak belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi.

Küçü : Dokuma tezgâhlarında arış ipliklerini açıp kapayan tarak. Gücü (dokuma aygıtında). Dokumacılıkta arış ipliklerini aralayan iplik tarak.

Diğer dillerde Çömelme helataşı anlamı nedir?

İngilizce'de Çömelme helataşı ne demek ? : pan closet