Ça nedir, Ça ne demek

Yerel Türkçe'deki anlamı:

Lavabo, banyo.

Kağnının yan taraflarına, yükün düşmemesi için konulan ağaçlar.

Öküz, manda, keçi ve benzerleri hayvanları kovalama ve yürütme ünlemi.

İri taş parçası.

Uzakta olan bir yeri göstermek için “ta” anlamında kullanılır.

Eninde sonunda.

Çarşamba.

Bebek, çocuk.

Banyo (Kırşehir).

Çay.

Ev içinde taş banyo.

Yaş.

Vakit.

Teknik terim anlamı:

Şâbaş, âferin, yaşa.

Ça anlamı, tanımı

Eninde sonunda : Önünde sonunda

Hayvanlar : (Animalia), Canlı varlıklardan bitkiden farklı olarak yer değiştirebilen, uyartılara cevap veren, besinlerini vücudu içinde sindirebilenleri içine alan bir âlemdir. Birgozeliier (Protozoa) ve çokgözeliler (Metazoa) olmak üzere 2 altâlemi vardır.

Göstermek : Birini veya bir şeyi işaretle belirtmek. Bir şeyin etkisi altında tutulmak. Görünmek, benzemek. Belirtmek, anlatmak. Öğretmek, açıklamak. Görülmesini sağlamak, görmesine yol açmak. Kanıtla inandırmak. Güzelliğini ortaya çıkarmak, temsil etmek. Yapmasını söylemek, görevlendirmek. Etmek. Herhangi bir biçimde değerlendirmeye yol açmak. Sert bir biçimde karşılık vermek.

Gösterme : Göstermek işi. Teşhir, sergileme.

Kovalama : Kovalamak işi.

Çarşamba : Salı ile perşembe arasındaki gün. Samsun iline bağlı ilçelerden biri.

 

Kırşehir : Türkiye'nin İç Anadolu Bölgesi'nde yer alan illerinden biri.

Sonunda : En son zamanda, nihayetinde.

Yürütme : Yürütmek işi. Uygulama işi, icra. Merkezî yönetim ve yerinden yönetim kuruluşlarının hepsi.

Lavabo : Üzerinde su muslukları bulunan, porselen, emaye, sac vb.nden yapılmış, el, yüz, bulaşık yıkamaya yarar, çukur yer veya eşya. Lokanta, gar vb. yerlerde bu düzenin bulunduğu yer. Tuvalet.

Hayvan : Duygu ve hareket yeteneği olan, içgüdüleriyle hareket eden canlı yaratık. At, eşek, katır gibi türlü hizmetlerde kullanılan yaratık. Kızılan bir kimseye söylenen bir söz. Akılsız, duygusuz, kaba, hoyrat (kimse).

İçinde : Süresince, zarfında. ile dolu bir biçimde. Ortamında.

Ev içi : Mutfak.

Aferin : Övme, takdir, beğenme vb. duyguları belirtmek için söylenen söz, bravo. Öğrencilere verilen beğenme ve takdir kâğıdı.

Benzer : Nitelik, görünüş ve yapı bakımından bir başkasına benzeyen veya ona eş olan, benzeri, müşabih, mümasil. Benzeşim. Bazı önemsiz veya tehlikeli sahnelerde asıl oyuncunun yerine çıkan, yapı ve yüz bakımından bu oyuncuyu andıran kimse, dublör.

Göster : Gösteriş eyleminin yapılması için kılıçoyunu öğretmenince verilen komut.

Manda : Geviş getirenlerden, derisinin rengi siyaha yakın, uzun seyrek kıllı bir hayvan, su sığırı, camız, kömüş (Buffelus). Birinci Dünya Savaşı'ndan sonra bazı az gelişmiş ülkeleri, kendi kendilerini yönetecek düzeye eriştirip bağımsızlığa kavuşturuncaya kadar Birleşmiş Milletler Cemiyeti adına yönetmek için bazı büyük devletlere verilen vekillik.

Ünlem : Türlü duyguları anlatan veya bir doğa sesini yansıtan kelime, nida: Ah! oh! şak, çat vb. Ünlem işareti.

 

Şabaş : Düğünde, oyundan sonra davulcunun topladığı parsa. Düğünde çalgıcı ve oyuncular için toplanan para, sevinmelik. Bahşiş (Çayağzı).

Hayva : Ayva. Tenekeyi lehimlemek için kullanılan bakır ya da demir araç. [Bakınız: hayva demiri].

Diğer dillerde Czerny lembert dikişi anlamı nedir?

İngilizce'de Czerny lembert dikişi ne demek ? : czerny-lembert suture