Çekim tahtası nedir, Çekim tahtası ne demek

Çekim tahtası; Sinema alanında kullanılan bir sözcüktür.

Sinema ve Televizyon dünyasındaki anlamı:

Bir çekimin başında, çekimlerin birbirinden kolaylıkla ayırt edilebilmesini sağlayan bilgiler bulunan ve çevirime başlanırken alıcının önünde tutularak görüntüsü film üzerine saptanan yüzey.

Çekim tahtası anlamı, kısaca tanımı

Çeki : Tartı. Odun, kireç vb. ağır ve kaba şeyleri tartmakta kullanılan, 225,978 kilogram olan ağırlık ölçü birimi. Kadınların başlarına bağladıkları örtü. Üzüntü, sıkıntı

Çekim : Çekme işi. Alıcının sürekli olarak çalıştırılmasıyla elde edilen film parçası, plan. Fiillerin çeşitli zaman, kişi ve kiplere, adların da ad durumlarına göre uğradığı biçimleri, tasrif. Herhangi bir cismin, başka bir cismi kendine doğru çekme gücü, cazibe, traksiyon.

Taht : Hükümdarların oturduğu büyük, süslü koltuk. Hükümdarlık makamı, hükümdarlık.

Tahta : Çeşitli işlerde kullanılmak üzere düz, enlice, uzun ve az kalın biçimde işlenmiş ağaç parçası. Bu ağaçtan yapılmış. Çimlenen tohumlar için bahçede hazırlanan uzun tarh. Bu malzemeden oluşmuş yüzey, döşeme, ağaç. Sebze bahçelerinde ayrılan küçük yer. Kara tahta.

Ayırt edilebilme : Ayırt edilebilmek işi.

 

Kolaylıkla : Sıkıntı çekmeden, güçlüklere uğramadan, kolayca.

Edilebilme : Edilebilmek işi.

Kolaylık : Kolay duruma getiren. Bir işi yapabilme durumu ya da imkânı. İşlerin kolayca yapılmasını sağlayan şey. Kolay olma durumu.

Sağlayan : Tekeffül eden, mütekeffil.

Kolaylı : Özensiz yapılmış, gelişigüzel (iş için).

Üzerine : Üstüne. -den daha üstün. -den dolayı. -den sonra. Hakkında.

Çevirim : Çevirme işi. Sinema filmi elde etmek üzere alıcının çalıştırılması, duyar katın üzerinde gizli görüntülerin belirmesi.

Birbiri : Karşılıklı olarak bir diğeri.

Görüntü : Gerçekte var olmadığı hâlde varmış gibi görünen şey, hayalet. Bir film üzerinde sıralanmış resimlerin gösterici yardımıyla ekrana art arda düşürülmesi sonunda hareketin yeniden kurulmasıyla ortaya çıkan görünüş, görüntülük üzerindeki hareketli resimler bütünü. Herhangi bir nesnenin mercek, ayna vb. araçlarla oluşturulan biçimi, hayal. Gölge oyununda Karagözcünün perdeye yansıttığı görsel malzeme. Manzara. Sayı doğrusu üzerinde bir sayıya karşı gelen nokta.

Önünde : Oyun alanının seyirciye en yakın düzeyi.

Çeviri : Bir dilden başka bir dile aktarma, çevirme, tercüme. Bir dilden başka bir dile çevrilmiş yazı veya kitap, tercüme.

Birbir : Yabancı olmayan, akraba, yakın. Akraba, yakın.

Yüzey : Bir cismi uzaydan ayıran dış ve yaygın bölüm, satıh, yüz (II).

Başın : Başta, önce, en başta3 ilkin.

Ayırt : Fark. Süzgeç, kevgir. Yol ya da su yollarının birleştiği yer, ayrım. [Bakınız: ayırdım]. Kıyı, çizgi, sınır: Yolun ayırdında beni bekle. Hastayı iyileştireceği ya da öldüreceği inancıyla yedirilen yiyecekler.

Diğer dillerde Çekim tahtası anlamı nedir?

İngilizce'de Çekim tahtası ne demek ? : slate, dapper, clapperboard, take board, number board