Özürlü oranı nedir, Özürlü oranı ne demek

Özürlü oranı; İstatistik alanında kullanılan bir kelimedir.

İstatistiksel anlamı:

(Nitelik denetimi) Nitelik denetiminde özürlü birim sayısının toplam birim sayışma oranı.

Özürlü oranı anlamı, tanımı

Oran : Büyüklük, nicelik, derece bakımından iki şey arasında veya parça ile bütün arasında bulunan bağıntı, nispet, rasyo. İki şeyin birbirini tutması, karşılıklı uygunluk, tenasüp. İki büyüklük, iki nicelik arasındaki bağıntı. Akıl yoluyla gerçeğe yakın olduğuna inanılarak verilen yargı, tahmin

Özür : Bir kusurun hoş görülmesini gerektiren sebep, mazeret. Kusur, defo. Bir kusurun, bir suçun elde olmadan yapıldığını ileri sürme, mazeret. Sakatlık, bozukluk, eksiklik ya da elverişsizlik.

Özürlü : Özrü olan. Engelli. Kusuru olan, defolu.

Nitelik denetimi : (Nitelik denetimi) Çok sayıda üretilen ürünlerin niteliklerinin denetlenmesi. Amaç, ürünün niteliğinde düzenli aralıklarla ortaya çıkan değişimleri izlemek ve yok etmek ya da yok edilemeyen değişimi benimsenebilir bir düzeye indirgemektir.

Özürlü birim : (nitelik denetimi). Nitelik denetiminde önceden saptanmış ilkeye uymadığından geri çevrilen birim.

Sayışma : Sayışmak işi, takas. Çocuk oyunlarında sayı sayarak ebeyi belirleme.

 

Nitelik : Bir şeyin nasıl olduğunu belirten, onu başka şeylerden ayıran özellik, vasıf, keyfiyet. Bireyi, nesne veya yaşantının bir yönünü ötekilerden ayırt etmeye yarayan ve ölçülebilen özellik, keyfiyet. Bir şeyin iyi veya kötü olma özelliği, kalite.

Denetim : Denetleme.

Toplam : Toplama işleminin sonucu, mecmu, yekûn.

Sayış : Sayma işi.

Denet : Denetleme işi, teftiş. Laboratuvar işlemi tamamlanmış bir filmin herhangi bir eksiği olup olmadığını anlamak için dağıtımcıya verilmeden önce incelenmesi.

Nitel : Nitelik bakımından, nitelikle ilgili, kalitatif.

Topla : Üç parmaklı dirgen.

Birim : Bir kümenin her elemanı. Dilin, oluşturduğu yapı içinde, belli bir düzlemde yer alan öbür ögelerle kurduğu bağıntılarla tanımlanan ayrı nitelikli öge, ünite. Herhangi bir kuruluştaki alt bölümlerden her biri. Bir çokluğu oluşturan varlıkların her biri, ünite. Bir niceliği ölçmek için kendi cinsinden örnek seçilen değişmez parça, vahit.

Dene : Tane: Bahçeye beş dene kuzu girdi. Tahıl. Kabuğu dövülerek soyulmuş buğday, aşlık. Tane. Tane, adet. Buğday ve benzerleri mahsulün tanesi. Defa. Dokuma tezgâhında çalışan kadınlara armağan olarak gönderilen kuruyemiş ve şekerleme. (Yenikent Aksaray Niğde). Tane, habbe.

Nite : Nasıl, niçin.

Biri : Bir tanesi. Bilinmeyen bir kimse.

Diğer dillerde Özürlü oranı anlamı nedir?

İngilizce'de Özürlü oranı ne demek ? : fraction defective