Akantoliz nedir, Akantoliz ne demek

Teknik terim anlamı:

Epidermisteki keratinositler arasındaki hücreler arası bağlantının parçalanması ve genellikle veziküllerin oluşması, malpighi tabakası atrofisi.

Akantoliz anlamı, kısaca tanımı

Akan : [Bakınız: akar]. Ekin yığınlarını yağmurdan korumak için yığının üst tarafına yapılan hilâl şeklindeki cetvel. Bakayım, göreyim anlamında: Mehmet gel akan!. Irmak, dere, çay, küçük akarsu. Çeşme, pınar, kaynak, su oluğu. Bir yerden bir yere doğru akan, giden. Çeşme, pınar

Akant : Dikensi çıkıntı. Dürüst, güvenilir yemin.

Akanto : İğneli, dikensi.

Akantolizis : Derinin dikensi tabakasındaki kerationositlerin birbirinden ayrılması. Epidermisin içinde yarıklar ve içi sıvı dolu keseciklerin oluşmasına neden olur.

Malpighi tabakası atrofisi : Akantoliz.

Hücreler arası : Dokularda hücrelerin arasında yer alan, gözeler arası.

Keratinosit : Epidermiste bol bulunan ve keratin sentezleyen esas epitel hücreleri. Epidermisin keratin oluşturan hücreleri. Epidermiste bol bulunan ve keratin sentezleyen hücre.

Parçalanma : Parçalanmak işi.

Epidermis : [Bakınız: üst deri]. Üst deri. Derinin yüzeyinde ektoderm kökenli, içten dışa doğru; bazal katman, spinozum katmanı, granulozum katmanı, lusidum katmanı ve korneum katmanı olmak üzere beş katmandan oluşan çok katlı yassı katman. Keratinleşme gösteren bu katmanlarda derinin ince ve kalın oluşuna bağlı olarak stratum lusidum bulunmayabilir. [Bakınız: üst-deri].

 

Bağlantı : İki veya daha çok şeyin birbiriyle bağlı bulunması, ilişki, irtibat, bağlanak. İki şey arasında ilişki sağlayan bağ. Yapılacak işle ilgili sözlü veya yazılı anlaşma, angajman.

Vezikül : İçi su dolu kabarcık.

Keratin : Tırnak, boynuz, kıl gibi üst deri ürünü olan yapıları oluşturan proteinli madde.

Epiderm : Üst deri.

Parçal : Kesinti, ulak. Kalan, faiz: Niye paranın parçalını alıyı?.

Bağlan : “Sev, sevdiğine bağlı kal” anlamında kullanılan bir isim “. Diyarbakır şehri, Kayacık nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi. Iğdır şehri, Tuzluca ilçesi, merkez bucağına bağlı bir bölge.

Atrofi : Yapı ve görev bakımından zayıflama ya da küçülme. Normal gelişmiş organ ve dokuların; beslenme bozuklukları, iltihaplanma veya çalışamaması sonucu erimesi, küçülmesi durumu. Fizyolojik veya patolojik nedenlerle, gelişimini tamamlamış hücrelerin hacimce küçülmesi veya sayılarının azalması sonucu, organ ve dokuların boyutlarının küçülmesi veya dumura uğraması.

Tabaka : Katman. Baskı ve yazıda kullanılan, değişik boyutlarda kesilmiş kâğıt. Derece. Cepte taşınan tütün veya sigara kutusu.

Oluşma : Oluşmak işi, teşekkül.

Genel : Bir şeye veya bir kimseye özgü olmayıp onun bütün benzerlerini içine alan, umumi. Bir genelleme sonucunda elde edilen. Herkesin yararlanabileceği (yer, nesne). Yetkisi ve sorumluluğu çok olan. Ayrıntıları göz önüne alınmayarak bütünü bakımından ele alınan.

Kerat : Aşağılık, iğrenç kişi.

Diğer dillerde Akantoliz anlamı nedir?

İngilizce'de Akantoliz ne demek ? : acantholysis