Akantometra nedir, Akantometra ne demek
Akantometra; Biyoloji, Zooloji alanlarında kullanılan bir sözcüktür.
Biyoloji'deki anlamı:
Kök ayaklılar (Rhizopoda) sınıfının ışınlılar (Radiolaria) takımından, bazı türleri ışınsal uzanan eşit boyda iskelet iğnelerine sahip türleri olan bir cins.
Zooloji'deki anlamı:
(Acanthometra), Kök-ayaklılar (Rhizopoda) sınıfının ışınlılar (Radiolaria) takımından birgözeli cinsi. türü ışınsal uzanan eşit boyda iskelet iğnelerine sahiptir.
Teknik terim anlamı:
Kök ayaklılar (Rhizopoda) sınıfının ışınlılar (Radiolaria) takımından, bazı türleri ışınsal uzanan eşit boyda iskelet iğnelerine sahip türleri olan bir cins.
Akantometra tanımı, anlamı
Akan : [Bakınız: akar]. Ekin yığınlarını yağmurdan korumak için yığının üst tarafına yapılan hilâl şeklindeki cetvel. Bakayım, göreyim anlamında: Mehmet gel akan!. Irmak, dere, çay, küçük akarsu. Çeşme, pınar, kaynak, su oluğu. Bir yerden bir yere doğru akan, giden. Çeşme, pınar
Akant : Dikensi çıkıntı. Dürüst, güvenilir yemin.
Akanto : İğneli, dikensi.
Akantom : Yassı epitel hücrelerinden gelişen iyi huylu deri tümörü. Derinin keratinize epitel hücrelerinden oluşan iyicil tümör.
Kök ayaklılar : Bir hücreliler (Protozoa) alt âleminden, kök biçiminde yalancı ayak denen ve harekete yarayan protoplazma çıkıntılarıyla tanınan, tatlı su ve denizlerde yaşayan, bazısı asalak bir sınıf. Amipler (Amoebozoa), foraminiferler (Foraminifera), güneş hayvancıkları (Heliozoa) ve ışınlılar (Radiolaria) olmak üzere 4 takımı vardır. Bir hücreliler (Protozoa) şubesinden, kök biçiminde yalancı ayak denen ve harekete yarayan protoplazma çıkıntılarıyla tanınan, tatlı su ve denizlerde yaşayan, bazısı asalak olan bir sınıf. (Rhizopoda), güneş-hayvancıkları (Heliozoa) ve ışınlılar (Radiolaria) olmak üzere 4 takımı vardır.
Acanthometra : [Bakınız: akantometra]. Akantometra.
Kökayaklılar : [Bakınız: kökbacaklılar].
Radiolaria : [Bakınız: ışınlılar]. Işınlılar.
Işınlılar : Bir hücreli hayvanların, kök bacaklılar sınıfına giren, protoplazmalarından, hareket ve duyu organı olarak yalancı ayak salan takım.
Rhizopoda : [Bakınız: kök ayaklılar]. Kök ayaklılar. Sarcomastigophora şubesinde, Sarcodina alt şubesinde bulunan lopopodyum, filopodyum, rizopodyum, retikulopodyum ve aksopodyum gibi besin temini ve harekete olanak sağlayan organellere sahip veya bu işlemleri sitoplazmik akımla sağlayan, büyük bir çoğunluğu toprak ve suda serbest yaşayan, kimileri insanlar için patojen, Lobosea, Acarpomyxea, Acrasea, Eumycetozoea, Plasmodiophorea, Filosea, Granuloreticulosa ve Xenophyophorea sınıflarını içeren protozoonlar. [Bakınız: kök-ayaklılar].
İğneler : Düzce ilinde, Yığılca ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim yeri. Tekirdağ ili, Çorlu ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi.
İskelet : İnsan ve hayvan bedeninin kemik çatısı, teşrih. Kuru, çıplak. Bir şeyi oluşturan temel çatı. Yumuşak bölümleri dökülmüş, ölü bir vücudun kemiklerinin bütünü. Bir eserin genel planı. Çok zayıf.
Işınsal : Bir merkezden çevreye uzanan eksenlere göre simetri durumu. Radyal damar (böcek kanadında). Yarıçaplar doğrultusunca yönelmiş olan. Etrafı aydınlat, ışık saç anlamında kullanılan bir isim.
Işınlı : Işın veren, ışın saçan.
Ayaklı : Ayağı olan. Bir destekle yere dayanan. Ayakla işletilen.
İskele : Deniz taşıtlarının yanaştığı, çoğu tahta ve betondan yapılmış, denize doğru uzanan yer. Kıyıya yanaşan deniz aracına doğru uzatılan eğreti küçük köprü veya gemiye çıkmayı sağlayan merdiven. Vapur uğrağı olan şehir veya kasaba. İçerilerde bulunan bir yerin kendine en yakın olan deniz taşıtı uğrağı veya demir yolu durağı. Işıkların yerleştirilmesi, ışıkçıların dolaşabilmesi için stüdyolarda tavana yakın yerde duvarı çepeçevre saran çıkıntı. Geminin sol yanı. Yapıların dışında sıvama, boyama veya onarım için keresteden kat kat kurulan, çalışma sırasında üstüne çıkılan çatkı.
Cinsi : Cinsel.
İskel : Balta, çift demiri gibi şeyleri çelikleme işi.
Takım : Bir işte veya bir yerde kullanılan eşya ve aletlerin tamamı, ekipman. Bir filmin çevriminde görüntüleri alma, aydınlatma, ses alma gibi belli başlı çalışmaları yapmak için gerekli en küçük teknikçiler topluluğu. Meslek, davranış, durum vb. yönlerden birbirine uyan kimselerin oluşturduğu topluluk. Aşağılayıcı ve küçümseyici anlamda topluluk. Hayvanlarda yemek borusu, akciğer ve karaciğere genel olarak verilen ad. Birlikte oynayan, kazanmak için birlikte çalışan sporcu topluluğu. Görev bakımından birbirini tamamlayan kimselerin topluluğu, grup, ekip, trup. Bölüğü oluşturan birliklerden her biri. Takım elbise. Bir oyunda sahaya çıkan belli kuruluşlara bağlı oyuncular topluluğundan her biri. Birbirini tamamlayan şeylerin tümü. Sigara ağızlığı. Canlıların bölümlendirilmesinde familya ile sınıf arasında yer alan, yakın benzerlikler gösteren organizmaların oluşturduğu birlik.
Sahip : Herhangi bir şey üstünde mülkiyeti olan, onu yasaya uygun bir biçimde dilediği gibi kullanabilen kimse, iye, malik. Koruyan, arka çıkan, gözeten kimse. Herhangi bir niteliği olan kimse, ehil. Bir iş yapmış, üstlenmiş veya bir eser ortaya koymuş kimse.
Diğer dillerde Akantometra anlamı nedir?
Almanca'da Akantometra ne demek ? : pelucidum

Bu kısımda Akantometra nedir? Akantometra ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Akantometra tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Akantometra hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.