Atriyal titreme veya titreşimler nedir, Atriyal titreme veya titreşimler ne demek

Atriyal titreme veya titreşimler; Veteriner alanında kullanılan bir sözcüktür.

Veterinerlikte sözlük anlamı:

Kalpte kulakçıkların aşırı derecede çalışması. Her iki durum da aşırı kulakçık çalışmasıyla belirgin olup arasında yalnızca frekans ve seyir yönünden farklılık vardır, atriyal fibrilasyon.

Atriyal titreme veya titreşimler tanımı, anlamı

Titre : Titrasyon ile tayin edilen çözelti içinde çözünmüş maddelerin derişimi. Standart çözeltideki bileşik veya elementin g/mL cinsinden değeri. Hidrolizlenen yağ asitlerinin sabunlaşma noktası. Bir materyalde bulunan antikor veya toksin gibi bir maddenin hâlen belirlenebilen en üst seyreltinin tersi. Bir eriyikte veya belirli bir miktar örnekteki etkenin sayısı

Titr : San.

Titrem : Ton.

Titreme : Titremek işi.

Titreşim : Küçük ve hızlı salınım, ihtizaz, vibrasyon, rezonans. Bir noktanın gözün göremeyeceği kadar kısaca kımıldanışı, ihtizaz.

Veya : Ayrı olmakla birlikte aynı değerde tutulan iki şeyi anlatan kelimelerden ikincisinin önüne getirilen söz, yahut. Olacağı sanılan, seçime bırakılan şeyler ikiden çok olduğunda kullanılan bir söz.

Atriyal fibrilasyon : Atriyal titreme veya titreşimler.

Fibrilasyon : Kalpte kulakçık ve karıncık kaslarının düzensiz olarak çırpınma tarzında dakikada 300-600 arasında değişen titreşimlerinden ileri gelen bir ritim bozukluğu.

 

Farklılık : Farklı olma durumu, ayrımlılık, başkalık. Doğal, toplumsal ve bilince dayanan her olay ve olguyu bütün ötekilerden ayıran özellik.

Yönünden : Bakımından, cihetiyle, yoliyle.

Belirgin : Belirmiş durumda olan, göze çarpan, besbelli, açık, bariz, sarih. Açık bir biçimde.

Kulakçık : Kalbin üst bölümünde bulunan, sağdaki ana toplardamarlardan ve soldaki akciğer toplardamarlarından kanı alıp karıncıklara veren iki boşluğun adı.

Yalnızca : Yalnız olarak. (ya'lnızca) Belli durumun, şartın veya işin dışına çıkmaksızın, yalnız, ancak, tek, sırf, salt, sadece. Tek başına.

Kulakçı : Kulak, burun, boğaz hekimi.

Frekans : Sıklık.

Çalışma : Çalışmak işi, emek, say. Bilimsel ve sanatsal amaçlı ürün. Bünyesindeki suyun azalması veya çoğalması sonucu ağacın biçim ve boyutlarının değişmesi. Bir yapı elemanının yük altında biçim değiştirmesi, az veya çok zorlanması.

Yalnız : Yanında başkaları bulunmayan. (ya'lnız) Yalnızca. Ama. (ya'lnız) Yanında başkaları olmayarak. Toplumsal ilişkilerden yoksun veya yoksun bırakılan kişi.

Fibril : Tüy ve kıl benzeri yapı, lifçik, iplikçik.

Derece : Bir süreç içindeki durumlardan her biri, basamak, aşama, rütbe, mertebe. Bir çemberin üç yüz altmışta birine eşit olan açı birimi. Başarı gösterme. Bir çözeltinin yoğunluğunu ölçmede kullanılan birim. Ölçü aletlerinin ölçeğinde belirtilmiş bulunan başlıca bölümlerden her biri. Denli, kadar. Sıcaklıkölçer.

Farklı : Farkı olan, aralarında fark bulunan, değişik, ayrımlı.

Diğer dillerde Atriyal titreme veya titreşimler anlamı nedir?

İngilizce'de Atriyal titreme veya titreşimler ne demek ? : atrial flutter and fibrillation