Balistik nedir, Balistik ne demek

Balistik; bir askerlik terimidir. kökeni fransızca dilinden gelmektedir.

  • Ateşli silahlarda barut gazının basıncı ile fırlayıp hedefe varıncaya kadar merminin havadaki hareketini inceleyen bilim
  • Mermi çekirdeği üzerindeki fiziksel değişimleri inceleyerek merminin çıktığı silahın tanımlanmasını sağlayan işlem.

Balistik hakkında bilgiler

Balistik , mermi ve füzelerin hareketlerini inceleyen bir bilim dalıdır. Uygulamalı mekaniğin bir kolu olarak düşünülebilir. Balistik üç bölüme ayrılır.

Her bir kısım bir önceki bölümle sıkı irtibatlıdır.

Bu bölüm, kimyasal enerji kaynağını, gazın genişlemesini ve ortaya çıkan enerjinin kontrolünü ve yönlendirilmesini inceler. Askeri silahlar, askeri olmayanlara göre sıcaklık ve basınç bakımından daha çok zorlanmış durumlarda çalışırlar. Bir merminin silah içindeki hareketi, gazın mermiye etkisi ile ilgilidir. Mermi hareketi sırasında, içinde bulunduğu namluya basınç yaparken arada sürtünme kuvveti ortaya çıkar. Yüksek sıcaklıktaki gaz, namluyu o derece ısıtır ki, onunla kimyasal reaksiyona dahi girer.

Gerçekte modern bir silah bir ısı makinasından ibarettir. Çalışması otomobil motoruna benzer. Burada genişleyen gaz bir piston yerine merminin hareketine sebep olur. Ateşlemenin yapılması sonucu yüksek basınçla yayılan gazın basıncı artarken, mermi atalet ve sürtünme sebebiyle hareket etmez. Ancak, basıncın daha da artması, merminin hareketine sebep olur. Merminin hareketi sonucu hacim büyürken, basınç bir maksimuma erişinceye kadar hızla yükselir. Bundan sonra basınç düşer, mermi silahı terk ederken bu miktar maksimumun % 10-30'u arasında değişir. Silahın ağzındaki basınç, merminin burayı terk etmesinden sonra da belli bir mesafe için hızlanmasını sağlar. Değişik bir düzen şekli de, genişleyen gazların bir kısmının diğer yönde çıkması sağlanarak silahı etkileyen kuvvetler dengelenir.

 

Balistik anlamı, kısaca tanımı:

Silah : Savunmak veya saldırmak amacıyla kullanılan araç. Bir konuda etkili her şey. Savunmak veya saldırmak için kullanılan nesne, etken araç.

Basın : Bu tür iş yerlerinde görevli kimselerin tümü. Gazete, dergi gibi belirli zamanlarda çıkan yazılı yayınların bütünü, matbuat.

Mermi : Ateşli silahlarla atılan patlayıcı ve delici madde, kurşun.

Hareket : Davranış, tutum. Bir parçanın yavaşlık, çabukluk derecesi. Belirli bir amaca varmak için birbiri ardınca yapılmış olan ilerlemeler, akım. Deprem. Devinim. Bir cismin durumunun ve yerinin değişmesi, devinim, aksiyon. Vücudu oynatma, kıpırdatma veya kımıldanma. Yola çıkma. Demir yollarında katarların düzenlenmesi ve hangi saatlerde yola çıkıp hangi duraklarda karşılaşacaklarını düzenleme işleri. Kas ve eklemlerin, belli doğal şartlar içerisinde işlemeleri sonucu vücut bölümlerinde düzenli ve olumlu etkilerle oluşturdukları yer değişimi.

 

İnce : Kendi cinsinden olanlara göre dar ve kalınlığı az olan, kalın karşıtı. Zayıf. Tiz (ses), pes karşıtı. Akışkanlığı çok olan, yoğun ve koyu olmayan (sıvılar). İyiden iyiye, enikonu, ayrıntılı. Düşünce, duygu veya davranış bakımından insanın sevgi ve saygısını kazanan, zarif, kaba karşıtı. Ayrıntılı. Taneleri ufak, iri karşıtı. Aşırı özen gerektiren, kaba karşıtı. Hafif, gücü az.

Bilim : Genel geçerlik ve kesinlik nitelikleri gösteren yöntemli ve dizgesel bilgi. Evrenin veya olayların bir bölümünü konu olarak seçen, deneye dayanan yöntemler ve gerçeklikten yararlanarak sonuç çıkarmaya çalışan düzenli bilgi, ilim. Belli bir konuyu bilme isteğinden yola çıkan, belli bir amaca yönelen bir bilgi edinme ve yöntemli araştırma süreci.

Ateşli : Heyecanlı, coşkulu. Ateşi olan. Cinsel istekleri güçlü olan.

Barut : Ateşli silahla bir merminin atılmasına veya herhangi bir aracın fırlatılmasına yarayan, patlayıcı madde.

Hedef : Nişan alınacak yer, nişangâh. Varılacak yer, ulaşılacak son nokta. Yapılması tasarlanan iş, amaç.

Hava : Gökyüzü. Müzik parçalarında tür. Tarz, üslup. Canlılar üzerindeki etkisine göre hava yuvarının durumu. Çevreyi kuşatan boşluk. Çekicilik. Durum, ortam, çevre, muhit, atmosfer, ambiyans. Keyif, âlem. Esinti. Hava yuvarını oluşturan, bütün canlıların solunumuna yarayan, renksiz, kokusuz, akışkan gaz karışımı. Müzik aletlerinden çıkan ses perdesi. Görünüş, davranış, söz vb. için bir kimsenin durumunu belirten özellik. Meteoroloji ile ilgili olayların bütünü. Sonuçsuz, anlamsız, boş (durum, davranış, söz).

Fiziksel : Fizikle ilgili olan. Genel olarak doğaya, maddeye, nesnelere ilişkin olan, fiziki.

Değişim : Para aracılığı olmaksızın, bir nesnenin dolaysız olarak bir başka nesne ile değiştirilmesi, değiş, değişme, değiş tokuş, takas, mübadele, trampa, trok. Bir niceliğin birbirinden ayrı değerler alması veya böyle iki değer arasındaki ayrım. Bir zaman dilimi içindeki değişikliklerin bütünü, değişme. Rüzgârın yön değiştirmesi. Yeni döllerin atalarına tıpatıp benzememesini sağlayan özelliklerin tümü, varyasyon.

Tanım : Bir kavramın niteliklerini eksiksiz olarak belirtme veya açıklama, tarif.

Füze : Bir yanıcı ve bir yakıcı maddenin sürekli olarak yanmasından doğan itiş gücü ile hareket eden düzenek.

Diğer dillerde Balistik anlamı nedir?

İngilizce'de Balistik ne demek? : adj. ballistic, pertaining to the motion of projectiles

n. ballistics, study of the motion of projectiles (missiles, rockets, etc.)

Fransızca'da Balistik : balistique [la]

Almanca'da Balistik : n. Ballistik

adj. ballistisch

Rusça'da Balistik : n. баллистика (F)

adj. баллистический