Beyaz doruğu nedir, Beyaz doruğu ne demek
Beyaz doruğu; Televizyon alanında kullanılan bir kelimedir.
Sinema ve Televizyon dünyasındaki anlamı:
Bir resim iminde, resmin en parlak noktasına karşılık olan taşıyıcı dalganın en yüksek genlik noktası.
Beyaz doruğu tanımı, anlamı
Beyaz : Ak, kara, siyah karşıtı. Baskıda normal karalıkta görünen harf türü. Bu renkte olan. Beyaz ırktan olan kimse. Beyaz zehir.
Doru : Gövdesi kızıl, ayakları ve yelesi koyu renkli olan, yağız (at). Kızıl (at donu).
Taşıyıcı dalga : Telsiz vericisinin yayınladığı değişmez genliik ve sıklıkta akımmıknatıssal ışınımlar. Taşıyıcı dalganın, akıma dönüştürülmüş ses dalgaları ile kiplenimi, vericiden alıcıya bir imlem iletimi sağlar. Değişmez genlik ve yinelenimde, sürekli elektromıknatıs ışınım. (Taşıyıcı dalganın niteliklerinden biri, yani genliği, yinelenimi, bazen de evresi, televizyon iminin değerine uygun biçimde değiştirime uğratılarak yayılır, böylelikle televizyon iminin almaca ulaştırılması sağlanır).
Parlak nokta : Bir resimde çok çiğ ışıkla aydınlatılmış ya da aşırı ışıklanmış bölge.
Resim imi : Alıcı ışıtacında elektron demetinin ışıkeksiucundaki görüntüyü tarayarak buna uygun oluşturduğu ve resimle ilgili bilgileri taşıyan elektrik akımı. (Henüz işlenmemiş olan bu ime, daha sonra eşleme ve boşluk imleri de katılınca televizyon imi oluşur).
Taşıyıcı : Taşıma işini yapan kimse ya da şey. Kendisi hastalığa yakalanmaksızın o hastalığın sebebi olan mikrobu taşıyan kimse veya hayvan, portör. Ücretle yük taşıyarak geçinen kimse, yükçü, sırtçı, hamal. Aktarıcı.
Karşılık : Bir davranışın karşı tarafta uyandırdığı, gerektirdiği başka davranış, mukabele. Bir iş için ayrılmış para, ödenek, tahsisat. Bir şey alınırken karşı tarafa verilen başka şey, bedel. Cevap, yanıt. Bir dildeki bir sözü başka bir dilde aynı anlamda karşılayan söz.
Parlak : Parlayan, ışıldayan. Temiz ve ışıklı. Göze çarpacak kadar başarılı. Yüzü güzel (oğlan).
Genlik : Genişlik. Dalga genliği. Bolluk, refah.
Yüksek : Altı ile üstü arasındaki uzaklık çok olan, alçak karşıtı. Yukarıda, üst tarafta olan yer. Toplum içinde para, ün vb. bakımından üstünlüğü olan. Normal değerlerin üstünde olan. Belirli bir yere göre daha yukarıda bulunan. Güçlü, şiddetli. Derece ya da makamı bakımından üstün. Erdemli, faziletli. Etkili.
Resmi : Devletin olan, devlete ait, devletle ilgili, özel karşıtı. Devletin öngördüğü yöntemlere uygun olarak yapılan, formel. Samimi olmayan, teklifli, ciddi. görevsel (officiel, öffentlich). -sened : görevsel dayanç, görevsel belgit (öffentliche Beurkundung). -şekil: görevsel biçim. tasfiye: görevsel arıtım. Devletle ilgili olan. Törenle yapılan. Çok ciddi.
Parla : Işık saç, ışılda, ün kazan, tanın anlamlarında kullanılan bir isim.
Resim : Varlıkların, doğadaki görünüşlerinin kalem, fırça gibi araçlarla kâğıt, bez vb. üzerinde yapılmış olan biçimleri. Bazı eşyadan ve işlerden alınan vergi veya harç. Tören. Fotoğraf. Bunu yapmak için gerekli yöntemleri öğreten sanat. Açık gösterge, kesin sonuç.
Dalga : Deniz veya göl gibi geniş su yüzeylerinde genel olarak rüzgâr, deprem vb.nin etkisiyle oluşan kıvrımlı hareket. Bir yüzeydeki kıvrım. Geçici sevgili. Arka arkaya gelen kriz vb. olayların her biri. Sıcak, soğuk, moda için belli bir süre etkili olan dönem. Gizli iş, dalavere. Titreşimin bir ortam içinde yayılma hareketi. Geçici aşk ilişkisi. Saçların kıvrım genişliği. Dalgınlık. Esrar, eroin vb. uyuşturucu maddelerin verdiği keyif durumu.
Karşı : Bir şeyin, bir yerin, bir kimsenin, esas tutulan yüzünün ilerisi. İçin, hakkında. Bulunan yere göre önde, ileride olan. Karşılık olarak, mukabil. -e doğru. Karşıt, zıt, muhalif. Yol, deniz, ırmak vb.nin öbür kıyısı veya yanı. Ön, kat, huzur. Yüzünü bir şeye doğru çevirerek.
Nokta : Çok küçük boyutlarda işaret, benek. Orta nokta. Sınır, derece, radde. Konu, konu ile ilgili önemli bölüm. Bazı harflerin üzerine konulan ufak işaret. Cümlenin bittiğini anlatmak için sonuna konulan, küçük benek biçimindeki noktalama işareti (.). Yer. Nöbetçi, gözcü, bekçi. Hiçbir boyutu olmayan işaret. Nöbetçi bulunan yer.
İmin : Emin. İmino eterlerde olduğu gibi C=N- grubu içeren madde.
Olan : Oğlan. Oğlan, erkek çocuk. Vakia, olan. Oğul, evlat.
Bir : Sayıların ilki. Tek. Ortaklaşa olan, birleşik, müşterek. Eş, aynı, bir boyda. Bu sayıyı gösteren 1 ve I rakamlarının adı. Bir kez. Değer, önem bakımlarından birbirinden farksız, birbirine eşit, birbirine benzer. Herhangi bir varlığı belirsiz olarak gösteren (sayı). Beraber. Aynı, benzer. Bu sayı kadar olan. Ancak, yalnız. Sadece.
Diğer dillerde Beyaz doruğu anlamı nedir?
İngilizce'de Beyaz doruğu ne demek ? : peak white


Bu kısımda Beyaz doruğu nedir? Beyaz doruğu ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Beyaz doruğu tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Beyaz doruğu hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.