Bilimsel özgürlük nedir, Bilimsel özgürlük ne demek

Bilimsel özgürlük; Sosyoloji alanında kullanılan bir kelimedir.

Sosyoloji'deki terim anlamı:

Bilim adamlarının herhangi bir karışma olmaksızın araştırma yapma, düşüncelerini üniversite içinde ve dışında yayma hakkı; böylece bilimin donmasının önlenmesi ve toplumun alışılmış, kalıplaşmış görüşler dışında yeni görüşleri ve olguları duyup öğrenme olanağı bulması.

Bilimsel özgürlük anlamı, kısaca tanımı

Bili : Bilgi

Bilim : Evrenin veya olayların bir bölümünü konu olarak seçen, deneye dayanan yöntemler ve gerçeklikten yararlanarak sonuç çıkarmaya çalışan düzenli bilgi, ilim. Genel geçerlik ve kesinlik nitelikleri gösteren yöntemli ve dizgesel bilgi. Belli bir konuyu bilme isteğinden yola çıkan, belli bir amaca yönelen bir bilgi edinme ve yöntemli araştırma süreci.

Bilimsel : Bilimle ilgili, bilime dayanan, ilmî.

Özgü : Birine, bir şeye ait olan, öze, has, mahsus. Belli bir kimsede, şeyde veya türde bulunan, öze, has, mahsus. Aynı cinsten başka hiçbir türde veya bireyde rastlanılmayan, öze, has, mahsus.

Özgür : Herhangi bir kısıtlamaya, zorlamaya, şarta bağlı olmayan, serbest, hür. Başkasının kölesi olmayan, hür. Tutuklu olmayan, hür. Siyasi bir güç tarafından denetlenmeyen, engellenmeyen. Yönetim bakımından yabancı bir gücün etkisi altında bulunmayan, başka bir yönetime bağlı olmayan, bağımsız, hür (ulus, ülke). Kendi kendine hareket etme, davranma, karar verme gücü olan, muhtar.

 

Özgürlük : Herhangi bir kısıtlamaya, zorlamaya bağlı olmaksızın düşünme veya davranma, herhangi bir şarta bağlı olmama durumu, serbestî. Her türlü dış etkiden bağımsız olarak insanın kendi iradesine, kendi düşüncesine dayanarak karar vermesi durumu, hürriyet.

Kalıplaşmış : Durumunu sürdüren, belli bir durumun dışına çıkmayan.

Üniversite : Bilimsel özerkliğe ve kamu tüzel kişiliğine sahip, yüksek düzeyde eğitim, öğretim, bilimsel araştırma ve yayın yapan fakülte, enstitü, yüksekokul vb. kuruluş ve birimlerden oluşan öğretim kurumu, darülfünun.

Alışılmış : Her zamanki, mutat.

Araştırma : Araştırmak işi, araştırı, istikşaf, taharri, tetkik. Bilim ve sanatla ilgili olarak yapılmış olan yöntemli çalışma, araştırı.

Bir karış : Çok kısa. Çok az. Olması gerekenden uzun.

Düşüncel : Gerçekte olmayıp yalnızca düşüncede, tasarım içinde var olan. Yalnız düşünce ile kavranabilen.

Önlenme : Önlenmek işi.

Düşünce : Uzay ve zamanın ötesinde, öznenin dışında, kendiliğinden var olan, duyularla değil, yalnızca ruhen algılanabilen asıl gerçeklik, mütalaa, fikir, ide, idea. İlke, yönetici sav. Tasa, kaygı, sıkıntı. Niyet, tasarı. Dış dünyanın insan zihnine yansıması.

Böylece : Tam böyle, bu biçimde. En sonunda, böylelikle.

Öğrenme : Öğrenmek işi.

Karışma : Karışmak işi. Düzeni bozulma. Engelleme, araya girme, müdahale.

İçinde : Süresince, zarfında. ile dolu bir biçimde. Ortamında.

Toplum : Aynı toprak parçası üzerinde bir arada yaşayan ve temel çıkarlarını sağlamak için iş birliği yapan insanların tümü, cemiyet. Topluluk.

Yayma : Yaymak işi. Yaymacının sattığı şeylerden oluşan sergi.

Diğer dillerde Bilimsel özgürlük anlamı nedir?

İngilizce'de Bilimsel özgürlük ne demek ? : academic freedom