Binoküler nedir, Binoküler ne demek

Binoküler; Biyoloji, Kimya alanlarında kullanılan bir kelimedir.

Biyoloji'deki anlamı:

(Lât, bis: iki katlı; oculus: göz) İki gözle bakma.

Kimya'da terim anlamı:

Aynı anda iki gözle bakılabilen dürbün veya teleskop.

Teknik terim anlamı:

İki gözle bakma.

Binoküler kısaca anlamı, tanımı

Bino : 'O ne' anlamında, şaşma bildirir ünlem. Süs için giyilen fes

İki katlı : Üst üste iki katı olan, içinden veya dışından merdiveni olan, dubleks (ev).

Teleskop : Sonsuzdaki bir nesnenin gerçek görüntüsünü, içbükey bir aynadan yapılmış merceğinin odak düzleminde veren ve gök bilimiyle ilgili gözlemlerde kullanılan optik aygıt, gözlemci, ırakgörür.

Dürbün : Uzaktaki cisimlerin görüntülerini büyütmeye veya yaklaştırmaya yarayan, objektif ve oküler adlı iki mercekten oluşan optik alet, bakaç. Gözetleme deliği.

Teles : Yıpranmış, hırpalanmış bir biçimde telleri, lifleri meydana çıkmış.

Katlı : Katlanmış, bükülmüş. Katı veya katları olan.

Bakma : Bakmak işi.

Veya : Ayrı olmakla birlikte aynı değerde tutulan iki şeyi anlatan kelimelerden ikincisinin önüne getirilen söz, yahut. Olacağı sanılan, seçime bırakılan şeyler ikiden çok olduğunda kullanılan bir söz.

Anda : Kardeş. Fındık, bir fındık türü. Orada. Onda, o Hususta, o mevzuda. Oraya. O zaman.

 

Aynı : Benzer. Eski durumunda kalmış, değişmemiş. Aralarında ayrım olmayan. Başkası değil, yine o.

Tele : İnce ip, iplik. Hayvanlar için kurulan tuzak. Giysi yakalarının içine konulan kolalı bez, tela. Tuzak. Bir terzi malzemesi: tela. Televizyonun, konuşma dilinde kısaltılmışı. "Televizyon" sözcüğünden kısaltmayla elde edilen ön ek. (Yabancı dillerde téléciné, téléfilm, teleplayer, ve benzerleri bileşiklerde kullanılır). Yunanca "tele" (uzak, ırak) sözcüğünden alınarak yabancı dillerde bu anlamda ön ek olarak kullanılan ve çeşitli bileşikler (télécommunication, télégraphe, téléphone, télévision; telefilm, telephoto, teleplayer, telerecorder, television; Telefon, Telefoto, Telegrafie, Teleskop, vb.) türeten sözcük. Ceketlerin göğüs ve yaka kesimlerini sert tutmak amacıyla kullanılan kıl kumaş. ( Uşak.; Güdül Ankara).

Bakı : Özellikle dağlık yörelerde bir yamacın güneş ışınlarına, güneye veya kuzeye karşı konumunu belirleyen, bunun sonucu olarak da doğal şartlarını tespit eden durumu. Denetleme. Fal.

Bis : İkinci kez. Hayvanları durdurma ünlemi. Biz. Pislik, gaita. İki fosfat grubunun bir moleküle farklı pozisyonlarda bağlanması durumunu belirten ön ek. Früktoz 1,6-bifosfat yerine früktoz 1,6-difosfatın kullanılması gibi. İki kez.

İki : Birden sonra gelen sayının adı. Birden bir artık. Bu sayıyı gösteren 2 ve II rakamlarının adı.

Göz : Görme organı, basar. Bakış, görüş. Çekmece. Delik, boşluk. Suyun topraktan kaynadığı yer, kaynak. Bölüm, hane. Bazı deyimlerde, görme ve bakma. Oda. Sevgi, ilgi, gönül bağlantısı. Terazi kefesi. Ağacın tomurcuk veren yerlerinden her biri. Nazar. Bazı yaraların uç bölümü.

Diğer dillerde Binoküler anlamı nedir?

İngilizce'de Binoküler ne demek ? : binocular